TBK m.12/2 uyarınca kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; bu nedenle kefalet sözleşmesinde öngörülen şekil şartına uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar ve kefil sorumlu tutulamaz.
Detaylı özeti gör
Davacı, 15.02.2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesini yalnızca kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalete ilişkin ibarenin kanuni şekil şartlarını taşımadığını ileri sürerek, davalının başlattığı kira alacağı takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve takibin kendisi yönünden iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, kefilin sorumlu olacağı süre ve azami miktar gösterilmemiş olsa da kefilin sözleşme süresi boyunca (takibe konu 2021 Mayıs-Haziran kiralarından) sorumlu olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, kefalet sözleşmesinde azami miktar ile kefalet tarihinin kefilin el yazısıyla belirtilmemesi nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunu, alacakların sözleşme süresi içinde bulunmasının sonuca etkili olmadığını, bu nedenle davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi kabul edilerek karar, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe