TBK Madde 12 Sözleşmelerin şekli: Genel kural

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 12, sözleşmelerde şekil serbestisini kural olarak benimser: bir sözleşme, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı olmaksızın geçerlidir. Kanunun bir sözleşme için öngördüğü şekil ise kural olarak geçerlilik şeklidir ve bu şekle uyulmaksızın kurulan sözleşme hüküm doğurmaz.

Resmi Metin

Genel kural

Madde 12- (1) Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.

(2) Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde borçlar hukukunun temel ilkesini koyar: şekil serbestisi. Kanun aksini öngörmedikçe sözleşme hiçbir şekle bağlı değildir; sözlü anlaşma da, hatta zımni iradeyle kurulan sözleşme de geçerlidir. Uygulamada en kritik nokta şudur: kanunun bir sözleşme için aradığı şekil, kural olarak geçerlilik şartıdır, ispat şartı değil. Bu ikisini karıştırmak en sık görülen hatadır. Şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz; yani sırf yazılı delil sıkıntısı değil, sözleşmenin kendisi kesin hükümsüzdür ve hakim bunu re’sen gözetir, taraf ileri sürmese bile.

Avukat olarak dava stratejinizi buna göre kurun: karşı tarafın dayandığı sözleşme kanuni şekle (örneğin resmi şekle) aykırıysa, savunmanızda geçersizlik itirazını öne çıkarın; bu, ispat itirazından çok daha güçlüdür. Müvekkil lehine sözleşme hazırlarken ise, kanunun o tip için şekil arayıp aramadığını mutlaka kontrol edin; aksi halde elinizdeki belge baştan hükümsüz olabilir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 12. maddesinin gerekçesi ise şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 11. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 12. maddesinde, sözleşmelerin şekle bağlı olmaması ilkesi ile kural olarak geçerlilik şekli niteliğinde olmak üzere Kanunda öngörülen şekle uyulmaksızın yapılan sözleşmelerin geçersizliği düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 11. maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Akitlerin Şekli” ibaresi yerine, Tasarıda “B. Sözleşmelerin şekli” ibaresi kullanılmıştır. Yine aynı kenar başlıkta kullanılan “I. Umumi kaide ve emrolunan şekillerin şümulü” ibaresi, Tasarıda “I. Genel kural” şeklinde kısaltılmış; madde metni de arılaştırılmıştır.

Tasarının 12 nci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen ilk cümle hükmüyle, Kanunda sözleşmeler için öngörülen şeklin, kural olarak geçerlilik şekli olduğu belirtilerek, bu konudaki duraksamalar ortadan kaldırılmak istenmiştir. Aynı fıkranın son cümlesinde de, öngörülen şekle uyulmadan kurulan sözleşmelerin kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlı olduğu açıklanmıştır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU: Tasarının 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 üncü maddeleri aynen kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.12 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/3440 K. 2025/4430 Bozma

TBK m.12/2 uyarınca kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; bu nedenle kefalet sözleşmesinde öngörülen şekil şartına uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar ve kefil sorumlu tutulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, 15.02.2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesini yalnızca kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalete ilişkin ibarenin kanuni şekil şartlarını taşımadığını ileri sürerek, davalının başlattığı kira alacağı takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve takibin kendisi yönünden iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, kefilin sorumlu olacağı süre ve azami miktar gösterilmemiş olsa da kefilin sözleşme süresi boyunca (takibe konu 2021 Mayıs-Haziran kiralarından) sorumlu olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, kefalet sözleşmesinde azami miktar ile kefalet tarihinin kefilin el yazısıyla belirtilmemesi nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunu, alacakların sözleşme süresi içinde bulunmasının sonuca etkili olmadığını, bu nedenle davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi kabul edilerek karar, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/784 K. 2022/399

Sözleşmelerin geçerliliği kural olarak hiçbir şekle bağlı değildir; kanunda aksine açıklık bulunmadıkça sözleşmeler herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Ancak kanun koyucu bazı sözleşmelerin geçerliliğini belirli bir şekil koşuluna bağlayabilir.

Detaylı özeti gör

Antalya Kepez'de gecekondusu bulunan davacı, belediyenin kamulaştırma sonrası hak sahiplerine 400 m2 arsa tahsis edeceği ilanına güvenerek belirlenen arsa bedelini belediyenin hesabına yatırmıştır. Ancak parselin mülkiyeti Vakıflar idaresi lehine sonuçlanıp vakıf adına tescil edilmiş, arsa tahsisi yapılmamıştır. Davacı, ihtara rağmen arsa verilmediğini ya da rayiç bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tazminat istemiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş; Özel Daire bedelin gerçek zarara göre belirlenmesi gerektiğini belirterek bozmuş, mahkeme ise bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre belirlenmesinde direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu direnmeyi yerinde bulmuş; davalının temyiz itirazlarını reddetmiş, davacının esasa ilişkin diğer itirazlarının incelenmesi için dosyayı Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göndermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/2015 K. 2016/937 Bozma

Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir; bu nedenle şekle bağlı olmayan eser sözleşmesi de sözlü, yazılı veya resmî şekilde kurulabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı oto tamir servisi, davalıya ait aracı onarmasına rağmen tamir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. Davalı ise aracını dava dışı bir oto kiralama şirketine kiraladığını, kazadan sonra aracı tamir için davacıya kendisinin götürmediğini ve davacı ile arasında araç tamirine dair bir sözleşme bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul ederek 16.500 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar vermiştir. Yargıtay ise eser sözleşmesinde sözleşme ilişkisinin varlığını ispat yükünün yükleniciye (davacıya) ait olduğunu, davacının davalı ile araç tamirine ilişkin sözleşme kurulduğunu HMK m.200 vd. uyarınca ispatlayamadığını belirtmiş; ispat edilemeyen davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesini isabetsiz bularak hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 12 - Sözleşmelerin şekli:…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!