İçeriğe geç

İİK Madde 164 Adi iflas takibi: İstinaf ve temyiz

Özet 4 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.164, ticaret mahkemesince verilen nihaî kararların re'sen taraflara tebliğ olunacağını ve bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğini düzenler. Kanun yoluna başvurulması iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani değildir; ikinci alacaklılar toplantısı iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 5311 s.K. m.12
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 164 - Adi iflas takibi: İstinaf ve temyiz

Resmi Metin

Kanun yollarına başvurma

Madde 164- (1) Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re’sen taraflara tebliğ olunur.

(2) Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

(3) İflâs kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline mâni değildir. Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflâs kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.

(4) Bölge adliye mahkemesince iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 5311 s.K. m.12

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bölge adliye mahkemesinin iflas kararını kaldırması, borçlunun malları üzerindeki tedbirleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz; kanun bu tedbirlerin devam edeceğini açıkça söyler. Tedbirleri değiştirme veya kaldırma yetkisi de davanın seyrine göre ticaret mahkemesindedir. Lehine kaldırma kararı çıkan borçlu, mallarının serbest kaldığını varsayarak beklemek yerine ticaret mahkemesinden ayrıca karar almak durumundadır; alacaklı açısından da kaldırma kararı, mevcut tedbirlerin anında yitirilmesi anlamına gelmez.