Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ancak HMK m.46/1'de sınırlı biçimde sayılan sorumluluk sebeplerinden birinin varlığı hâlinde dinlenebilir; yargılama işlemlerinin yasal ve meşru bir dayanağa oturduğu, dolayısıyla bu sebeplerden hiçbirinin gerçekleşmediği belirlenen davada tazminat istemi reddedilir (HMK m.46).
Detaylı özeti gör
Somut olayda davacı, hakkında vesayet (kısıtlama) gerektiren bir durum bulunmadığı halde, Manisa Cumhuriyet savcısı E.. K..'ın davaname düzenleyerek kısıtlanması talebiyle başvurmasını ve davaname ekine 156 adet kişisel verisini "delil" olarak koymasını; vesayet davasını yürüten Sulh Hukuk Hakimi Z.. G..'ün ise davayı re'sen yürütüp, rızası dışında kolluk eliyle zorla hastaneye sevk ettirerek özgürlüğünü kısıtlamasını açıkça hukuka aykırı işlemler sayarak, kişilik haklarının zedelendiğinden bahisle Devlet aleyhine 15.000 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, savcının vesayet makamına bildiriminin (TMK m.405/2) dava niteliğinde olmadığını, vesayet davalarının re'sen yürütüldüğünü ve sağlık kurulu raporu alınmasının yasal zorunluluk olduğunu (TMK m.409) gözeterek, işlemlerin yasal ve meşru dayanağa oturduğunu, HMK m.46'daki sorumluluk hallerinden hiçbirinin gerçekleşmediğini belirleyip davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu da bu gerekçeyle davacının temyiz itirazlarını reddederek kararın onanmasına karar vermiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe