HMK Madde 113 Topluluk davası
HMK 113, dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde üyelerinin veya temsil ettikleri kesimin menfaatini korumak için kendi adlarına; hakların tespiti, hukuka aykırı durumun giderilmesi ya da gelecekteki ihlallerin önlenmesi amacıyla topluluk davası açabilir.
Resmi Metin
Topluluk davası
Madde 113- (1) Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, dernekler ve diğer tüzel kişilerin, statüleri çerçevesinde kendi adlarına dava açabilmesine imkân tanıyan topluluk davasını düzenler. Tek fıkradan oluşan hükümde, tüzel kişinin üyelerinin, mensuplarının yahut temsil ettiği kesimin menfaatlerini korumak amacıyla hareket etmesi öngörülür. Burada tüzel kişi, bireysel bir uyuşmazlığın tarafı sıfatıyla değil, temsil ettiği topluluğun ortak menfaatini gözeterek dava açmaktadır. Bu yönüyle düzenleme, kişisel hak ihlaline dayanan klasik dava modelinden ayrılarak kolektif bir menfaatin yargısal korunmasına dayanak oluşturur.
Hükme göre topluluk davası üç amaçla açılabilir: ilgililerin haklarının tespiti, hukuka aykırı durumun giderilmesi ya da ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi. Dava açma yetkisi tüzel kişinin statüsüyle sınırlı olduğundan, talebin tüzel kişinin faaliyet alanı ve temsil ettiği kesimle bağlantılı olması gerekir. Davanın kendi adına açılması, sonucun tüzel kişi üzerinde doğacağını gösterir; metin, korunan menfaatin tespiti, giderim ve önleyici nitelikteki bu üç boyutunu birlikte ele alarak topluluğa yönelik hak ihlallerine karşı toplu bir koruma yolu sağlar.
Gerekçe
Maddede yer alan düzenlemeyle, esas itibarıyla Anglo – Sakson menşeli bir kurum olan ve Kıta Avrupası hukuk düzenlerinde de kabul görmeye başlamış bulunan, topluluk davası (grup, sınıf davası) kurumunun, kavramsal çerçevede de mevzuatımıza girmesi sağlanmıştır. Bu çerçevede dernekler ile diğer tüzel kişilerin statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarını tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesini temin amacıyla açılacak olan davanın, topluluk davası olacağına açıkça işaret edilmiştir.
Topluluk davası yoluyla, toplumsal yararın korunması ile dar ve teknik anlamda hukuki yarar kavramında bir açılım yaratılması sağlanmaktadır. Mevzuatımız bağlamında, grup davasına örnek olarak, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemeyle, aynı Kanunun 24. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenleme gösterilebilir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe