HMK Madde 112 Seçimlik dava
HMK 112, seçimlik borçta seçim hakkı sahibi borçlu veya üçüncü kişi bu hakkı kullanmaktan kaçınırsa alacaklı seçimlik dava açabilir; mahkeme seçimlik mahkumiyet hükmü verir, ancak borçlunun diğer edimi ifa ederek borçtan kurtulma hakkı saklı kalır.
Resmi Metin
Seçimlik dava
Madde 112- (1) Seçimlik borçlarda, seçim hakkı kendisine ait olan borçlu veya üçüncü kişinin bu hakkı kullanmaktan kaçınması hâlinde, alacaklı seçimlik dava açabilir.
(2) Seçimlik davada mahkeme, talebin hukuka uygun olduğu sonucuna varırsa, seçimlik mahkûmiyet hükmü verir.
(3) Seçimlik mahkûmiyet hükmünü cebrî icraya koyan alacaklı, takibinin konusunu, mahkûmiyet hükmünde yer alan edimlerden birine hasretmek zorundadır. Ancak, bu durum, borçlunun, diğer edimi ifa etmek suretiyle borcundan kurtulma hakkını ortadan kaldırmaz.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, seçimlik borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların dava yoluyla nasıl çözüleceğini düzenler ve üç fıkradan oluşur. İlk fıkra, seçim hakkı borçluya veya üçüncü kişiye ait olduğu hâlde bu hak kullanılmaktan kaçınıldığında alacaklının seçimlik dava açabileceğini öngörür. İkinci fıkra, mahkemenin talebi hukuka uygun bulması durumunda vereceği kararın türünü, yani seçimlik mahkûmiyet hükmünü belirler. Üçüncü fıkra ise bu hükmün cebrî icraya konulması aşamasına ilişkindir.
Usul bakımından madde, alacaklının seçim hakkı kullanılmadığında pasif kalmak zorunda olmadığını, doğrudan dava açabileceğini gösterir. Mahkeme talebi yerinde görürse, edimlerden birine değil, seçimlik nitelikte bir mahkûmiyet hükmü kurar. Bu hükmü icraya koyan alacaklı, takibinin konusunu hükümde yer alan edimlerden birine hasretmek zorundadır. Bununla birlikte madde, borçlunun diğer edimi ifa ederek borcundan kurtulma hakkının korunduğunu açıkça belirtir; başka bir deyişle alacaklının takipte yaptığı seçim, borçlunun ifa seçeneğini ortadan kaldırmaz.
Gerekçe
Maddenin birinci fıkrasında, seçimlik dava kurumunun yasal çerçevede genel bir tanımı yapılmış ve hangi hallerde seçimlik davanın açılabileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Seçimlik borç kavramı ile seçimlik dava kavramını birbiriyle karıştırmamak gerekir. Yani her seçimlik borç bir seçimlik dava açılmasına vücut vermez. Seçimlik borçlarda, seçme hakkı borçluya yahut üçüncü bir kişiye bırakılmış ve borçlu yahut üçüncü kişi bu hakkını kullanmaktan kaçınıyorsa ancak bu durumda seçimlik dava açılması söz konusu olacaktır. Seçme hakkı alacaklıya aitse, alacaklının bu durumda seçimlik dava açma imkanı yoktur. Alacaklı, sözü edilen halde, hukuki niteliği itibarıyla inşai bir hak olan seçme hakkını kullanmak suretiyle öncelikle borç konusunu belirli hale getirecek, borçlu, belirlenen bu edimi yerine getirmeye yanaşmıyorsa, ona karşı seçimlik dava değil; bir eda davası açacaktır. Seçimlik davada esasında gerçek anlamda bir dava yığılması mevcut değildir. Borcun konusu yani edim ve dolayısıyla talep tektir. Edimin konusunu birbirinin alternatifi olacak şekilde birden fazla şeyin oluşturması edimin de birden fazla olması anlamına asla gelmez.
Maddenin ikinci fıkrasında, seçimlik dava sonucunda mahkemece nasıl bir hüküm verilmesi gerektiği hususuna açıklık getirilmiştir. Seçimlik davada, davacı dava dilekçesinde seçimlik olarak talepte bulunduğu için, mahkemece talebin hukuka uygun bulunduğu sonucuna varılması halinde de, verilecek mahkumiyet kararı seçimlik bir mahkumiyet kararı olacaktır.
Maddenin üçüncü fıkrasında ise seçimlik mahkumiyet hükümlerinin cebri icra yoluyla yerine getirilmesinin nasıl sağlanacağı hususuna açıklık getirilmiştir. Bu çerçevede, seçimlik mahkumiyet hükmünü cebri icraya koyan alacaklı, takip hukukunun temel kuralı olan takibin konusunun belirli olması kuralı uyarınca, takibinin konusunu seçimlik mahkumiyet hükmünde yer alan edim konusu şeylerden birisine hasretmek zorundadır. İcra müdürü de, bu belirleme çerçevesinde, borçluya, hasredilen edimin yerine getirilmesini konu alan bir icra emri çıkartacaktır. Ancak, borçlu, hasredilen ve icra emrinin konusunu oluşturan edimin yerine diğer edimi yerine getirmek suretiyle de takibin son bulmasını sağlayabilecektir. Bu düzenleme sayesinde, sözü edilen halde seçme hakkının yine borçluda kalması sağlanacak; alacaklıya geçmesinin de engellenmesi gerçekleştirilmiş olacaktır. Böylelikle, esas itibarıyla bir borçlar hukuku kurumu olan seçimlik borç kurumuyla ilgili yasal düzenlemeyle de paralellik gerçekleştirilmiş olacaktır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe