HMK Madde 115 Dava şartlarının incelenmesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 115, mahkeme dava şartlarının bulunup bulunmadığını her aşamada kendiliğinden araştırır; eksiklik giderilebilir ise kesin süre verir, giderilmezse davayı usulden reddeder, ancak hüküm anında tamamlanmış eksiklikten ötürü dava reddedilemez.

Resmi Metin

Dava şartlarının incelenmesi

Madde 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, dava şartlarının mahkemece ne zaman ve nasıl inceleneceğini düzenler. Birinci fıkraya göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir. İkinci fıkra, noksanlık tespit edildiğinde davanın usulden reddine karar verileceğini, ancak noksanlığın giderilmesi mümkünse tamamlanması için kesin süre verileceğini, bu süre içinde noksanlık giderilmezse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceğini öngörür. Üçüncü fıkra ise, esasa girilmeden önce fark edilmemiş ve taraflarca ileri sürülmemiş bir noksanlığın hüküm anında giderilmiş olması hâlini düzenler.

Düzenleme, dava şartlarının kamu düzenine ilişkin niteliğini yansıtacak biçimde mahkemeye re’sen araştırma görevi yükler ve bu denetimi belirli bir aşamayla sınırlamaz. Giderilebilir noksanlıklarda doğrudan ret yerine kesin süre verilmesi öngörülerek tarafa tamamlama imkânı tanınır; kesin sürenin sonuçsuz kalması ise usulden reddi gerektirir. Üçüncü fıkra uyarınca, başlangıçtaki noksanlık hüküm anında tamamlanmışsa, bu eksiklik artık tek başına usulden ret sebebi oluşturmaz. Böylece madde, başlangıçtaki bir şart noksanlığının her hâlde davayı sona erdirmesini engelleyerek noksanlığın giderilebildiği hâllerde yargılamanın esastan sürdürülmesine olanak tanır.

Gerekçe

Maddenin birinci fıkrasında, dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilebileceği; taraflarca da bu bağlamdaki eksikliğin her zaman ileri sürülebileceği açıkça vurgulanmıştır. Genel dava şartlarının inceleme sırasının ne olacağı hususu ise pozitif bir düzenlemeye elverişli bir nitelik taşımaması sebebiyle, tümüyle doktrin ve yargı uygulamasına bırakılmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespiti halinde, vereceği kararın usule ilişkin bir nihai karar olan davanın usulden reddi kararı olacağı hususu vurgulanmış; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanabilmesi için, hakimin usulden ret kararı vermeden önce, eksikliğin tamamlanması yönünde ilgilisine kesin süre vermesi esası benimsenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise davanın esasına girilmesinden önce, dava şartı noksanlığının fark edilmemiş; taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmiş ise usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlanması açısından, artık başlangıçtaki dava şartı noksanlığından dolayı davanın usulden reddedilmemesi gerektiği hususu açıkça hüküm altına alınmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.115 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2020/540 K. 2021/1223 Onama

Dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise tamamlanması için kesin süre verilmesini öngören düzenleme her dava şartı bakımından geçerli olmayıp, bir kısım dava şartlarının eksikliği yargılamanın seyri içinde tamamlanabilirken, bir kısım dava şartları ancak dava açıldığı anda mevcut olmalı ve sonradan tamamlanamaz nitelikte olduğundan, bu tür bir dava şartının yokluğunda mahkeme işin esasına giremez ve davayı usulden reddeder (HMK m.115).

Detaylı özeti gör

Karar, dava şartlarının mahkemenin işin esasına girebilmesi için aranan, kamu düzenine ilişkin zorunlu koşullar olduğunu; mahkemenin hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında bu şartların varlığını kendiliğinden araştıracağını vurgular. HMK m.115/2 uyarınca, dava şartı noksanlığı tespit edilirse kural olarak davanın usulden reddi gerekir; ancak noksanlığın giderilmesi mümkünse hâkim tamamlanması için kesin süre verir ve bu süre içinde eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir. Kararda, Kanun'un hangi dava şartlarının sonradan tamamlanabileceğini belirtmediği; bir kısım dava şartının yargılama sırasında giderilebilirken, bir kısmının ancak dava açıldığı anda mevcut olması gerektiği ve sonradan tamamlanamaz nitelikte olduğu saptanmıştır. Bu nedenle tamamlanamaz nitelikteki bir dava şartının yokluğunda kesin süre verilmesi yoluna gidilemez ve işin esasına girilmeyerek davanın usulden reddi yerinde görülmüştür.

Yargıtay 2.HD E. 2015/18387 K. 2016/3381 Onama

Dava şartı olan hukuki yarar bulunmadığında, mahkemece davanın esastan değil, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir (HMK m.115). Esastan ret kararının sonucu doğru olsa dahi, ret gerekçesinin bu yönde değiştirilip düzeltilerek onanması gerekir (HMK m.115).

Detaylı özeti gör

Karar, dava şartı olan hukuki yararın bulunmaması halinde mahkemenin esastan değil, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı vermesi gerektiği usul noktasını HMK m.115 çerçevesinde somutlaştırmaktadır. Somut olayda davacı veli, 2003 doğumlu oğlu M. adına 2010 yılında özürlü vergi indirimiyle alınan 09 FC 991 plakalı aracı satıp yeni bir motorlu taşıt alabilmek için mahkemeden izin talebinde bulunmuş; 2. Aile Mahkemesi, aracın çocuğun ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığına ilişkin bir iddia ve aracı satmayı gerektiren önemli bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davayı esastan reddetmiştir. 2. Hukuk Dairesi ise, velayet hakkına sahip ebeveynin çocuk malları üzerinde kural olarak hakimden izin almaksızın tasarrufta bulunabileceğini (TMK m.342/3), dolayısıyla araç alımı için izin talebinde bulunmakta hukuki yarar ve kanuni gereklilik olmadığını (HMK m.114-(1)-h) belirlemiştir. Bu durumda davanın esastan değil, dava şartı yokluğundan usulden reddine (HMK m.115-(2)) karar verilmesi gerekirken, esastan ret hükmü sonucu itibarıyla doğru olmakla, ret gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilip düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!