HMK Madde 110 Davaların yığılması
HMK 110, davacı aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini tek dilekçede ileri sürebilir; bunun için taleplerin aynı yargı çeşidine girmesi ve hepsi için ortak yetkili bir mahkemenin bulunması gerekir.
Resmi Metin
Davaların yığılması
Madde 110- (1) Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, davaların yığılması adı verilen durumu düzenler; yani davacının aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini tek bir dava dilekçesinde bir arada ileri sürebilmesini öngörür. Hüküm tek fıkradan oluşur ve bu imkânı iki şarta bağlar: birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması. Talepler birbirinden bağımsız olduğundan, biri diğerinin ön şartı veya kademeli alternatifi değildir; her biri kendi başına karara bağlanabilecek niteliktedir.
Usul mekaniği yönünden bu, davacının birden fazla talebini ayrı ayrı dava açmak yerine tek dilekçede toplamasına olanak tanır. Ancak maddedeki iki şart birlikte gerçekleşmelidir: taleplerden biri farklı bir yargı çeşidine giriyorsa ya da tümü bakımından ortak yetkili bir mahkeme yoksa, talepler aynı dilekçede yığılamaz. Madde, yalnızca aynı davalıya yöneltilen talepleri kapsadığından, farklı davalılara karşı ileri sürülen talepler bu hükmün kapsamı dışında kalır.
Gerekçe
Bu maddede, Türk hukuk uygulamasında son derece önemli bir yeri bulunan kümülatif dava yığılması Tasarıda benimsenen adıyla “davaların yığılması” kurumu düzenlenmiştir.
Davacının, aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik – ferilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesine davaların yığılması denir. Bu dava çeşidinde taleplerin tümü birbirinden bağımsız, eşdeğer ve aynı derecede öneme sahiptir. Her bir talep farklı edimlerin gerçekleştirilmesine yönelmiştir. Görünüşte tek dava, gerçekte ise talep sayısınca dava mevcuttur. Yine, görünüşte tek hüküm, gerçekte ise talep sayısınca hüküm mevcuttur. Mahkeme, taleplerin tümü hakkında ayrı ayrı karar vermek ve bunları hüküm fıkrasında göstermek zorundadır. Mahkemenin, taleplerin tümü hakkında tek ve aynı şekilde karar verme zorunluluğu yoktur. Dava şartları, her bir talep bakımından ayrı ayrı belirlenir. Ayrıca, birlikte ileri sürülen talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağın bulunması da şart değildir. Davaların yığılmasının varlığı halinde, tek müşterek olan husus, delillerin ikamesi ile tahkikat aşamasıdır. Sözü edilen kurum, son işaret edilen nokta sebebiyle usul ekonomisi ilkesinin gerçekleştirilmesine büyük ölçüde katkıda bulunur.
Maddede ayrıca, davaların yığılmasının yani kümülatif dava yığılmasının koşullarının neler olduğu da gösterilmiştir. Buna göre, davaların yığılmasının yani kümülatif dava yığılmasının ortaya çıkabilmesi için varlığı gereken koşullar şunlardır:
a) Davacının aynı davalıya karşı ileri sürebileceği birden fazla talep olacak,
b) Birlikte ileri sürülen taleplerin tümü aynı yargı çeşidi içinde yer alacak,
c) Talepler arasında bir aslilik – ferilik ilişkisi kurulmamış olacak,
ç) Taleplerin tümü bakımından geçerlilik taşıyan bir ortak yetkili mahkeme bulunacak.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe