TBK Madde 23 Genel işlem koşulları: Yorumlanması

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 23, genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, o hüküm düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.

Resmi Metin

Yorumlanması

Madde 23- Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Banka, sigorta ya da abonelik sözleşmelerindeki matbu maddeleri kimse tek tek pazarlık etmez; bu hükümler önceden hazırlanıp dayatılır. TBK m.23 bu genel işlem koşulları için bir yorum kuralı koyar: bir hüküm açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.

Buradaki ölçüt, tarafın zayıf olması değil, metni tek yanlı düzenleyen olup olmamasıdır. Hükmü hazırlayıp dayatan kim ise belirsizliğin riskini de o taşır; cümleyi muğlak bırakan banka ya da şirket, bu muğlaklığın bedelini öder.

Kural tüketici-tacir ayrımı yapmaz: karşı taraf çoğu kez tüketici veya müşteri olsa da, iki tacir arasındaki bir sözleşmede yer alan genel işlem koşulu için de aynı şekilde işler. Pratikte, çift anlama gelen bir ücret, faiz ya da fesih şartında düzenleyenin aleyhine olan yorumu savunabilirsiniz. Bu kural, genel işlem koşulları denetiminin yorum ayağıdır; hüküm önce anlaşılırlık testinden geçer, anlaşılmıyorsa karşı tarafın lehine yorumlanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 23. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. Yorumlanması” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 23. maddesinde, genel işlem koşullarının yorumlanması düzenlenmektedir.

Maddeye göre, açık ve anlaşılır olmayan veya birden çok anlama gelen genel işlem koşulları, düzenleyenin aleyhine ve diğer tarafın lehine yorumlanır. Bu esaslar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarının, genel işlem koşullarının yorumlanması bakımından özel bir uygulama alanı oluşturur. Gerçekten, düzenleyenden, sözleşme koşullarını dürüstlük kurallarının gerektirdiği önemi vererek hazırlaması beklenir. Sözleşmede açık olmayan veya duraksamaya sebep olan noktalar, düzenleyen aleyhine yorumlanacaktır. Sözleşme hükümlerinin düzenleyen aleyhine yorumlanması için, düzenleyenin o sözleşme bakımından uzman olması da gerekmez. Aksine bir çözüm tarzı, bir genel hukuk ilkesi olan, “çelişkili davranma yasağı”na (nemo audiatur propriam turpitudinem allegans) aykırı düşer. Sonuç olarak, bu tür genel işlem koşulları daima diğer taraf lehine yorumlanır.

Nitekim, Roma hukukundan gelen “in dubio contra stipulatorem” (Sözleşme, şüphe halinde düzenleyen aleyhine yorumlanır) genel ilkesinden de aynı sonuç çıkmaktadır. Bu genel ilke ve buna uygun olan madde, sözleşmeyi veya sözleşmedeki bir hükmü ya da bir sözcüğü kaleme alanın, onu istediği gibi ifade etme olanağına sahip bulunması sebebiyle, kaleme aldığı metnin kendi aleyhine yorumlanmasına katlanması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Aynı şekilde, bir hükmü düşündüğü gibi yazmamış olan kişinin, “bu hüküm şöyle anlaşılmalıdır.” şeklinde, sonradan yapacağı yorum haklı sayılamaz. Alman Medeni Kanunun (BGB) 305c maddesinin ikinci fıkrasında benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!