TBK Madde 22 Genel işlem koşulları: Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 22, sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur; düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacağını ileri süremez.

Resmi Metin

Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi

Madde 22- Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Genel işlem koşulu olarak konulan bir hüküm denetimi geçemeyip yazılmamış sayıldığında, sözleşmenin geri kalanı yıkılmaz. Sadece o sakat koşul devre dışı kalır; diğer hükümler geçerliliğini korur ve sözleşme ayakta tutulur.

Asıl kritik nokta şudur: Genel işlem koşullarını düzenleyen taraf, “o koşullar olmasaydı ben bu sözleşmeyi hiç yapmazdım” diyerek tüm sözleşmenin düşmesini ileri süremez. Yani karşı tarafı korumak için konulan denetimi, düzenleyen kendi lehine sözleşmeyi tümden iptal aracına çeviremez.

Bunu TBK m.27’deki kısmi hükümsüzlükle karıştırmayın. Orada tarafların farazi iradesine bakılır ve koşullar varsa tamamı geçersiz olabilir; burada ise düzenleyen aleyhine asimetrik bir koruma vardır ve “tümü düşsün” savunması baştan kapatılmıştır. Pratikte düzenleyenin elinde sözleşmeyi bütünüyle çökertme kozu kalmaz.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 22. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 22. maddesinde, yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi düzenlenmektedir.

Maddeye göre, yazılmamış sayılan genel işlem koşullarını içeren bir sözleşmenin, bu genel işlem koşulları dışındaki diğer hükümleri geçerli olmaya devam edecektir. Nitekim, aynı konuyu düzenleyen Alman Medeni Kanununun (BGB) 306. maddesinde yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi ile ilgili olarak geçerlilik ilkesi benimsenmiş ve oluşabilecek sözleşme boşluklarının kanun hükümleriyle doldurulacağı ifade edilmiştir. Bu sonuç, Hukukumuza yabancı değildir. Mesela, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1266. maddesinin son fıkrasında, sigorta poliçelerinde okunamayan genel işlem koşulları yerine kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmekle, sözleşmelerin geçerli kalacağı esası benimsenmiş bulunmaktadır. Tasarının 22. maddesinin ikinci cümlesinde ise, düzenleyen tarafından, yazılmamış sayılan genel işlem koşulları olmasaydı asıl sözleşmenin yapılmayacağı ve bu sözleşmeyle bağlı olunmayacağının ileri sürülemeyeceği öngörülmüştür. Bu düzenlemeyle, Alman Medeni Kanununun (BGB) 306. maddesinin üçüncü fıkrasından ayrılınmıştır. Böylece sözleşmeyi düzenleyenin Tasarının 27. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmünden kıyas yoluyla yararlanması önlenmiş bulunmaktadır. Sözleşmenin diğer tarafının ise, söz konusu hükümden yararlanabileceğinde duraksama yoktur. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1466. maddesinde de özdeş bir düzenlemeye yer verilmiştir. Gerçekten bu düzenlemede, kanun ya da yetkili makamlarca belirlenen en yüksek bedeli aşan sözleşmelerin bu bedel üzerinden yapılmış sayılacağı ve bu bedelden fazla olarak yerine getirilmiş edimlerin iadesinin gerekeceği, bu durumlarda 818 sayılı Borçlar Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.

TBK Madde 22 - Genel işlem koşulları:…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!