TBK Madde 9 İlan yoluyla ödül sözü verme

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 9, bir sonucun gerçekleşmesi karşılığında ilan yoluyla ödül sözü veren kişiyi sözünü yerine getirmekle yükümlü kılar; ödül sözü veren, sonuç gerçekleşmeden önce sözünden cayar ya da sonucun gerçekleşmesini engellerse, dürüstlük kurallarına uygun yapılan giderleri (ödülün değerini aşmamak üzere) ödemek zorundadır, ancak giderini isteyenlerin beklenen sonucu gerçekleştiremeyeceğini ispat ederse bu yükümlülükten kurtulur.

Resmi Metin

İlan yoluyla ödül sözü verme

Madde 9- (1) Bir sonucun gerçekleşmesi karşılığında ödül vereceğini ilan yoluyla duyuran kimse, sözünü yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ödül sözü veren, sonucun gerçekleşmesinden önce sözünden cayarsa veya sonucun gerçekleşmesini engellerse, dürüstlük kurallarına uygun olarak yapılan giderleri ödemekle yükümlüdür. Ancak, bir ya da birden çok kişiye ödenecek giderlerin toplamı, ödülün değerini aşamaz.

(3) Ödül sözü veren, giderlerinin ödenmesini isteyenlerin beklenen sonucu gerçekleştiremeyeceklerini ispat ederse, giderleri ödeme yükümlülüğünden kurtulur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

İlan yoluyla ödül sözü verme, bir öneri (icap) değildir. Bir sonucun gerçekleşmesi karşılığında ödül vereceğini kamuya ilan eden kişi, karşı tarafın “kabulü” olmadan tek taraflı olarak bağlanır. Sonucu gerçekleştiren, ödülü doğrudan hak eder; sözü veren artık cayamaz.

Kayıp eşya veya aranan kişi için ödül, yarışma ve promosyon ilanları bu kapsamdadır. Bunu pazarlık usulü bir teklifle karıştırmayın; burada borç ilanla doğar.

Kritik nokta caymadır. Ödül sözü veren, sonuç gerçekleşmeden önce sözünden caysa ya da sonucun gerçekleşmesini engellese, dürüstlük kurallarına uygun yapılan giderleri ödemek zorundadır. Ancak bu giderlerin toplamı ödülün değerini aşamaz. Sözü veren, gideri isteyenin beklenen sonucu zaten gerçekleştiremeyeceğini ispatlarsa, ödeme yükümlülüğünden kurtulur. Bu nedenle gider talep eden taraf, çalışmasını ve makul masrafını belgelemelidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 9. maddesinin gerekçesi ise şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 8. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 9. maddesinde, ilan yoluyla ödül sözü verenin yükümlülüğü ve tazminat sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 8. maddesinin kenar başlığında kullanılan “5. İlan suretiyle vuku bulan vaatler” şeklindeki ibare, Tasarıda “5. İlan yoluyla ödül sözü verme”; metninde kullanılan “bedel” sözcüğü ise, “ödül” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 8. maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde, ödül sözü verenin, sadece sonucun gerçekleşmesinden önceki cayması göz önünde tutulduğu halde, Tasarının 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde, ödül sözü verenin, cayması yanında, sonucun gerçekleşmesini engellemesi durumunda da, bundan doğan zararları dürüstlük kuralları çerçevesinde kalınarak yapılan giderlerle sınırlı olmak üzere karşılamakla yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca, Tasarının 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, ödül sözüne güvendiği için bazı giderler yapması sebebiyle zarar gören bir ya da birden çok kişinin isteyebileceği toplam tazminatın, söz verilen ödülün değerini aşamayacağı belirtilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde kullanılan “Fakat umulan muvaffakiyetin elde edilemeyeceğini vaadi yapan kimse ispat ettiği surette, bu mecburiyete mahal kalmaz.” şeklindeki hüküm, Tasarının 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, şöylece ifade edilmiştir: “Ödül sözü veren, giderlerinin ödenmesini isteyenlerin beklenen sonucu gerçekleştiremeyeceklerini ispat ederse, giderleri ödeme yükümlülüğünden kurtulur.” Bu hükümle, ödül sözüne güvenerek bazı giderler yaptıklarını ileri sürenlerin, ödül sözü veren tarafından, beklenen sonucu gerçekleştiremeyeceklerinin ispat edilmesi durumunda, Tasarının 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasından yararlanmaları önlenmek istenmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.9 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/5892 K. 2026/2936 Bozma

İlan yoluyla ödül sözü verme tek taraflı bir hukuksal işlemdir; ödül sözü veren, karşı tarafın kabul beyanına ve bir sözleşme kurulmasına gerek olmaksızın borç altına girer ve ilanda öngörülen sonucu gerçekleştiren kişiye ödülü vermekle yükümlü olur. İlan özel bir şekle bağlı olmayıp, ödül sözünün herhangi bir duyuru aracıyla alenileşmiş olması yeterlidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, kayıp kızını bulana 100.000,00 TL ödül vereceğini gazete röportajıyla duyuran davalıdan bu ödülü istemiş; çocuğun kaldığı oteli 21.04.2017 günü saat 00.36'da ilçe emniyet müdürlüğünü arayarak bildirdiğini, başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep etmiştir. Davalı, ilanın bir basın mensubunun yönlendirmesiyle verildiğini, çocuğun emniyet istihbarat birimlerince bulunduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi 21.04.2017 tarihli olay tutanağı, telefon görüşme kayıtları, tanık beyanı ve gazete haberine dayanarak davayı kısmen kabul etmiş; takibin 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve 20.000,00 TL icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının adının soruşturma evrakında geçmediği gerekçesiyle istinafı kabul edip davayı reddetmiş; Daire ise ihbarın davacı tarafından yapıldığının sabit olduğunu belirterek kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1184 K. 2023/1093 Onama

İlan yoluyla ödül sözü verme, toplumun tümüne yöneltilebileceği gibi belirli bir topluluğa da yöneltilebilir; duyuruda aranan koşulu veya sonucu gerçekleştiren kişiye belirli bir ödeme yapılacağının bildirilmesi hâlinde duyuruyu yapan, ayrıca yazılı bir sözleşme kurulmasına gerek olmaksızın tek taraflı hukuksal işlemle borç altına girer ve duyurulan bedeli ödemekle yükümlü olur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirketin İliç ilçesinde yürüttüğü altın madenciliği kapsamında Sabırlı Köyünde kuracağı tesis nedeniyle 10.09.2016 tarihli yazıyla köyde ikamet eden her haneye toplam 130.000 TL destek vereceğini duyurduğunu, 1 Eylül 2016 itibarıyla köyde oturduğunu ileri sürerek bu bedelin faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı şirket, metnin bağlayıcı olmayan bir duyuru olduğunu, ödemelerin ayrıca imzalanan yazılı sözleşmelere dayandığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi uyuşmazlığı koşullu bağışlama vaadi sayıp 05.11.2016 tarihli protokolün yalnız davacı tarafından imzalandığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi duyuruyu TBK'nın 9 uncu maddesi kapsamında ilan yoluyla ödül sözü verme olarak nitelendirerek istinaf başvurusunun kabulü ile 130.000 TL'yi dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle hüküm altına almıştır. Daire, bu nitelendirmeyi olaya uygun bularak kararı onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!