Üst hakkının ipoteğe konu olabilmesi için bağımsız ve sürekli niteliklerinin bir arada bulunması ve hakkın tapuya taşınmaz olarak kaydedilmiş olması gerekir; bu ipoteğin paraya çevrilmesinde satılacak değer, hakkın kurulduğu arazi değil bizzat üst hakkının kendisidir.
Detaylı özeti gör
Mülkiyeti Hazineye ait taşınmaz üzerinde borçlu şirket lehine 49 yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli üst hakkı tescil edilmiş, bu hak üzerinde alacaklı banka lehine birinci dereceden ipotek kurulmuş ve alacaklı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatmıştır. Şikayetçi, bedelsiz kurulan ve devri idarenin uygun görüşüne bağlı olan üst hakkının tek başına ekonomik değer taşımadığını, cebri icraya konu edilemeyeceğini ileri sürmüş; İlk Derece Mahkemesi şikayeti kısmen kabul ederek üst hakkına ilişkin kararları iptal edip hacizleri kaldırmış, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. 12. Hukuk Dairesi, TMK m.826 çerçevesinde üst hakkının niteliğini ve ipoteğe konu olma koşullarını açıklamış, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte haciz safhası bulunmadığından haczedilmezlik şikayetinde bulunulamayacağını belirterek, tapuya işlenenin haciz değil İİK m.150/c uyarınca satışa arz şerhi olduğunu saptamıştır. Bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe