Vesayet erginlik veya ölümle kendiliğinden sona erse de, görevi biten vasinin sorumluluğu sulh mahkemesinin görevin sona erdiğine karar vermesine kadar sürer; vasi son rapor ve kesin hesabı mahkemeye vermekle yükümlüdür.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, küçük davacılara vasi olarak atanan davalının vesayet görevini kötüye kullandığı (defter tutmama, kesin hesap vermeme, Er Muhasebe Şirketini kendi adına tescil ettirme) iddiasıyla açılan tazminat ve sicil kaydının davacılar adına düzeltilmesi davasının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacıların ergin olmalarından itibaren 10 yıllık genel zamanaşımının dolduğu ve davalının süresinde def'ide bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK m.470 uyarınca vesayet erginlikle kendiliğinden sona erse de vasinin sorumluluğunun vesayet makamınca görevin sona erdiğine karar verilinceye kadar süreceğini, TMK m.489 ve devamı uyarınca görevi sona eren vasinin son rapor ve kesin hesabı sulh mahkemesine vermek ve malvarlığını teslime hazır bulundurmakla yükümlü olduğunu, zamanaşımının (m.492 bir yıl, m.493/son fıkra her hâlde on yıl) kesin hesabın tebliğinden başlayacağını, somut olayda bu yasal gereklerin yerine getirilmediğini ve dolayısıyla zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek hükmü bozmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.08.2017 tarihli kararıyla kesin hesap ve raporun onaylanmadığını saptayarak davalının zamanaşımı iddiasını yerinde görmemiş; kararın metne yansıyan kısmı zamanaşımı engelinin aşıldığını ve yargılamanın iddia ve savunmanın genişletilemeyeceği yönündeki usul tartışmasıyla sürdüğünü göstermektedir.
Kararı incele →
Görevi sona eren vasinin son raporu, kesin hesabı ve teslime hazır malvarlığı dahil vesayetin sona ermesinin sonuçlarını incelemekle görevli merci, sulh hukuk mahkemesi değil vesayet makamıdır (TMK m.489).
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, ölümle sona eren vesayette (TMK m.479) görevi biten vasinin son raporu, kesin hesabı ve teslime hazır bulundurması gereken malvarlığına ilişkin istemin hangi merci tarafından inceleneceği noktasında toplanmaktadır. Sulh hukuk mahkemesi bu istek hakkında ret hükmü kurmuş; ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı vesayete ilişkin bölüm yönünden BOZMUŞ, terekenin korunmasına yönelik diğer hususları ise ONAMIŞTIR. Daire, TMK m.489 ve devamı maddeleri uyarınca vasinin son rapor, kesin hesap ve malvarlığının tesliminin denetimine yönelik inceleme görevinin vesayet makamına ait olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle mahkemenin işin esasına girip ret kararı vermesi değil, görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli vesayet makamına göndermesi gerektiği, aksi yöndeki ret hükmünün hatalı olduğu vurgulanmıştır. Böylece m.489, vesayetin sona ermesinin sonuçlarının (kesin hesap ve malvarlığının teslimi) incelenmesinde görevli merciin vesayet makamı olduğunu belirleyen hüküm olarak esas alınmıştır.
Kararı incele →
Kısıtlının ölümüyle vesayet kendiliğinden sona erer; TMK m.489 uyarınca görevi biten vasi son rapor ve kesin hesabı vesayet makamına verir, malvarlığını da mirasçılara teslim için hazır bulundurur.
Detaylı özeti gör
Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen ve temyiz edilen karara ilişkin uyuşmazlıkta, kısıtlı (mahcur) Saadet İnceoğlu temyiz aşamasında 25.11.2007 tarihinde vefat etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahcurun ölümü nedeniyle TMK m.489 uyarınca gerekli işlemlerin yapılması yönünden kararın bozulmasına oybirliğiyle karar vermiştir (20.02.2008). Zira kısıtlının ölümüyle vesayet kendiliğinden sona ermekte; TMK m.489, görevi biten vasinin yönetime ilişkin son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermesini, malvarlığını da mirasçılara teslim edilmek üzere hazır bulundurmasını öngörmektedir. Bu işlemler gözetilmeksizin kurulan hüküm bu sebeple bozulmuştur.
Kararı incele →
Kısıtlının ölümüyle vesayet sona erse de vasinin görevi anında bitmez; vasi, son rapor ile kesin hesabı vesayet makamına verip malvarlığını mirasçılara devredene kadar görevi sürer (TMK m.489).
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kısıtlının 18.12.2007 tarihinde ölmesinin ardından vasinin görevden alınması talebine ilişkin sulh hukuk (vesayet) makamı kararının temyizine ve bu istemi inceleyecek görevli makamın belirlenmesine dairdir. Yargıtay, kısıtlının ölmesine rağmen vasinin görevinin TMK m.489 ve devamı maddeleri gereğince devam ettiğini; TMK m.483 uyarınca vasinin görevden alınmasına yönelik dilekçe ile m.488 uyarınca vesayet makamı kararlarına itirazın, TMK m.397/2 (5133 S.K. m.2-3) gereği denetim makamı sıfatıyla asliye hukuk mahkemesince incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle, dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip görevden almaya itiraz nedenleri yerinde görülmezse görev yönünden reddi ve dosyanın denetim makamınca incelenip kesin karar verilmek üzere mahkemesine geri çevrilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak dilekçe görev yönünden reddedilmiş ve dosya mahkemesine geri çevrilmiştir.
Kararı incele →
Vesayet sona erince görevi biten vasi, işlemlerinden ötürü öncelikle vesayet makamına son rapor ve kesin hesap vermekle yükümlü olduğundan vasiye karşı açılan dava vesayet makamında incelenir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, vesayet altındaki babanın (M.A.D.) 4.5.2003 tarihinde ölümüyle vesayetin sona ermesinden sonra, vasinin (davalı) işlemlerinden kaynaklanan davanın görevli mahkemede görülüp görülmediğine ilişkindir. Mahalli mahkeme (Pendik 2. Asliye Hukuk) davaya devam ederek esastan hüküm kurmuş, ancak 2. Hukuk Dairesi bu hükmü görev yönünden bozmuştur. Daireye göre, vesayetin sona ermesiyle görevi biten vasi öncelikle vesayet makamına hesap vermekle yükümlü olduğundan, vasinin işlemlerinin TMK m.489-494 çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş; bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı incele →
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.