Halefiyetin gerçekleştiğini bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen (subjektif iyiniyetli) tazminat borçlusu, halefiyetten habersiz olarak eski alacaklıya (sigortalıya) sorumluluk tazminatını ödemekle borçtan kurtulur.
Detaylı özeti gör
Asıl uyuşmazlık, kasko sigortacısının sigortalısına hasar bedelini ödedikten sonra, hasara neden olan araç malikine (davalıya) karşı TTK m.1301 halefiyetine dayalı rücu hakkının devam edip etmediğidir; zira müteselsil borçlu olan araç sürücüsü, sigortalıya sonradan bir protokolle ayrıca ödeme yapmıştır. HGK, müteselsil borçlulardan birinin (sürücü) ödemesiyle diğer borçlunun (davalı malik) de borçtan kurtulduğunu kabul ederek direnme kararını oyçokluğuyla onamış ve sigortacıyı sebepsiz zenginleşme yoluna yöneltmiştir. TMK m.3, bu çözümün merkezinde olan halefiyet/müteselsil borç ekseninin değil; halefiyetten habersiz iyiniyetli borçlunun eski alacaklıya ödeme ile kurtulmasını açıklarken BK m.165 yanında parantez içi atıfla anılan destekleyici subjektif iyiniyet ilkesidir. "Sigortacının ödemesinden haberdar olduğu ispat edilmeyen iyiniyetli hasar sorumlusu" ifadesi karara taşındığı için ilke işlevseldir, ancak m.3 kararın bağımsız taşıyıcı dayanağı değildir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe