Hukukun uygulanması ve kaynakları, hiyerarşik bir sistem içinde belirlenir; hâkim önce yazılı hukuku, ardından örf-âdet hukukunu, son olarak kendi yaratacağı hukuku uygular. Üç kademeli bir yapı öngörülmüştür: birinci sırada yazılı hukuk kuralları, ikinci sırada örf ve âdet hukuku, üçüncü sırada ise hâkimin kanun koyucu gibi kural koyma yetkisi yer almaktadır. Bu yapı, hukuk düzeninde boşluk bırakılmamasını ve her uyuşmazlığa bir çözüm üretilebilmesini amaçlamaktadır. Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanacağından hâkim öncelikle yazılı norma başvurmakla yükümlüdür.
4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde belirtildiği üzere madde, yalnızca medeni hukuku değil özel hukukun tüm dallarını kapsayan genel bir kaynak normudur. Kenar başlığının eski “Kanunu Medeninin Tatbiki” ifadesinden “Hukukun uygulanması ve kaynakları” olarak değiştirilmesi bu kapsamı yansıtmaktadır. Üçüncü fıkrada hâkimin bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanma yetkisi yardımcı kaynak olarak ayrıca düzenlenmiş olup kanun koyucu, hâkime geniş bir takdir alanı tanımakla birlikte bu yetkiyi kaynak hiyerarşisine bağlı tutarak sınırlandırmıştır.