Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5611 K.2024/3993

İlgili TBK madde: TBK Madde 612

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2665 E., 2023/2899 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/176 E., 2023/236 K.

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın mirasçı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı mirasçı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili …, eşi … ile birlikte çocukları …, …, …, …, … ve … ile 22.05.2010 tarihli miras taksimi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzaladıklarını, davalılardan …’ın miras taksimi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesinde satılmamak kaydı ile kendisine devredilen Samsun ili, … ilçesi, … Mahallesi, 327 ada 13 parsel sayılı taşınmazı 04.11.2014 tarihli satış işlemi ile diğer davalı … …’ya sattığını, davalı …’ın akdedilen miras taksimi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi hükümleri hilafına müvekkiline bakmadığını, davalı …’ın miras taksimi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve … Tapu Müdürlüğünde tasarruf işlemi yaparken müvekkili …’ın iradesini fesada uğrattığını ve üzerine aldığı bakım yükümlüğünü yerine getirmeyerek mağduriyetine neden olduğunu, davalı …’ın satmayacağı vaadiyle devir aldığı taşınmazı açılacak iptal davasını sonuçsuz bırakma amacı ile akrabalık bağı bulunan … … isimli şahsa devrettiğini, davalı … ile diğer davalı … … arasında aktedilen satış ve devir işleminin muvazalı olduğunu, beyan ederek taşınmazın müvekkili üzerine tapuya kayıt edilmesine karar verilmesini, tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmemesi durumunda bakıp gözetme şartını yerine getirmeyen davalı …’ın dava konusu taşınmazın değeri belirlenerek bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacı miras bırakan …’nin aile içerisinde yaşanan sıkıntılardan dolayı iş bu davayı açtığı, davalının dosya kapsamına ve tanık anlatımlarına göre davacının davalı ile birlikte yaşarken sözleşme amacına uygun olarak bakım aldığı, daha sonradan kendi isteğiyle davalının bulunduğu evi terk ederek kızının yanında yaşamaya gittiği, davacının davalının bakım borcunu yerine getirmediğini, bu durumun davalının kusurundan kaynaklandığı hususunu mevcut tanık beyanları ve başkaca somut bir delille kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın tümden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde mirasçı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Mirasçılardan … istinaf dilekçesi ile özetle; mahalli bilirkişilerin ve diğer tanıkların beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere, davanın açıldığı tarih ve öncesinde muris …’a diğer kızı …’in baktığının açıkça ifade edildiğini, yine muris …’a özellikle …’nın çocukları tarafından rahatsız edici davranışlar sergilendiği bu davranışların muris …’ın kendi evinde yaşamasını çekilmez hale getirdiği ve …’nın bu davranışlara karşı koymadığını, davalı …’nın taşınmazı devrettiği … isimli şahısla hısım olduğu ve yine …’un maddi durumunun dava konusu yeri satın almaya müsait olmadığı, aynı zamanda yapılan devirden sonra dahi dava konusu taşınmazda halen davalı …’nın oturmaya devam ettiği tespit edilmiş iken, yapılan bu işlemin de muvazaalı olduğunu gösterdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasçı …’un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde mirasçı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Mirasçı …, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak, davalı …’nın murise bakma yükümlülüğünü murisin vefatından iki üç yıl önce bıraktığını ve yerine getirmediğini, davalı … ve çocuklarının murise kötü davrandığını ve kötü sözler söylediğini, davalı …’nın murisin eve dönmesi için girişimde bulunmadığını, 22.05.2010 tarihli miras taksim ve ölünceye kadar bakma sözleşmesinde dava konusu taşınmazın davalı …’ya ölünceye kadar bakım ve satılmamak kaydıyla verildiğini, davalılar arasındaki satışın muvazaalı olduğunu, yeniden keşif yapılması gerektiğini ve yeni bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim, söz konusu sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 611 inci (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 511 inci) maddesinde; “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tarif edilmiştir.
2. 6098 sayılı Kanunun bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerinde belirtildiği gibi; ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile bakım alacaklısı, sözleşmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona ölünceye kadar özenle bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girer. Bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikâmetini temin etme yanında, besleme, giydirme, hastalığında hekime götürüp gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır. Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal konumuna ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır. Öte yandan, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları TBK’nın 617 nci (BK’nın 517 nci) maddesinde açıklanmış sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa, ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hâle gelmişse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözleşmeyi fesh etme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması hâlinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır. O halde, yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir.

3. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçersizdir. Başka bir ifade ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmi şekilde yapılmadıkça geçerli değildir (TBK m.612, TMK m.545).

3. Değerlendirme
Davacı ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyarınca kendisinin bakım alacaklısı, davalı tarafın ise bakım borçlusu olduğunu iddia etmiş, davalı bakım borçlusunun edimlerini yerine getirmediğinden bahisle tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere ölünceye kadar bakma sözleşmesi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçersizdir. Taraflar arasında yasa ile belirlenen şekle uygun bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi yoktur. Taraflar arasında belirtilen şekil usulüne uyularak yapılan bir sözleşme bulunmadığından, sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle talep edilen tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 08 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!