Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2542 K.2026/1812

İlgili TBK madde: TBK Madde 471

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1973 E., 2025/842 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bahçe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

SAYISI : 2012/205 E., 2021/172 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 29.05.2001 tarihinde 78 adet işyeri üst yapı inşaat işi yapılması için sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından işyerlerinin tamamlandığını, yapılan işle ilgili olarak … no.lu hakedişlerin düzenlendiğini, sözleşme uyarınca bedelin %70’inin Bakanlık tarafından ödeneceğini, Bakanlığın bu bedeli ödediğini, ancak davalı kooperatifin ödemesi gereken %30 bedeli ödemediğini, müvekkilinin ayrıca dükkanların önüne 11 m² saha betonu döktüğünü, elektrik trafo binası yaptığını ve proje ile keşif bedellerini ödediğini, müvekkilinin ihtar keşide ederek sözleşmeyi feshettiği ve alacakların ödenmesini istediğini belirtmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, 29.04.2021 tarihinde alacağını 550,186,43 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından verilen süreye rağmen eksik ve ayıplı işleri tamamlamadığından sözleşmeyi feshettiklerini, davacının kooperatife borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile davalı tarafından davacı hakkında suç duyurusunda bulunulması, davacının edimini yerine getirmesine engel teşkil eden bir durum olmadığından davacının akdi feshetmekte haksız olduğu, bu durumda menfi zararını isteyemeyeceği, alacağını ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, davacının noter onaylı proje bedelini isteyebileceği ve 11.07.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2023 tarihli kararı ile … no.lu hakedişlerdeki toplam imalat bedelinin 197.997,30 TL olduğu, eksik ve kusurlu imalat bedeli düşüldükten ve yapılması gereken yasal kesintiler yapıldıktan sonra … no.lu hakedişler nedeniyle davacı alacağının (%30) KDV dahil 203.233,90 TL olduğu, … no.lu hakedişe konu imalat bedelinin 342.952,85 TL olduğu, Bakanlık tarafından bu hakediş nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ile Bakanlık arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı, sözleşme davacı ile davalı arasında imzalandığından davalının … no.lu hakediş bedellerinin %30’undan, 25 nolu hakediş bedelinin ise tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı gerekçesi değiştirilmesine rağmen esastan ret kararı verilmesinin doğru olmadığı kararın bu nedenle bozulması gerektiği, kabule göre de; hükme esas alındığı belirtilen 03.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda 25 nolu onaysız hakedişde yükleniciye ödenmesi gereken tutarın (-)342.952,85 TL olduğunun belirtilmesine ve buna göre hesaplama yapılmasına rağmen mahkemece bu tutarın (+)342.952,85 TL olarak alınıp, bilirkişi raporuna aykırı şekilde karar verilmesi gerekçesine de yer verilmediği, bu durumda mahkemece maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için önceki bilirkişilerden farklı yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak taraflar arasındaki tüm hakedişler ve onaysız olan … no.lu kesin hakediş tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.04.2025 tarihli bilirkişi kurul raporuna göre davacının 14 no.lu hakediş toplamı 948.470,15 TL, ayrıca 25 nolu hakediş bedeli 342.952,84 TL, noter onaylı proje bedeli 4.720,00 TL olmak üzere KDV dahil 1.296.142,99 TL tutarlı imalat gerçekleştirdiği, bu bedelden davacıya yapılan ödemeler toplamı olan 663.922,00 TL ile eksik ve ayıplı imalat toplamı olan 233.636,81 TL indirildiğinde 398.584,18 TL olduğu, vergi kesintilerinden sonra net alacak miktarının ise 380.006,11 TL olduğunun tespit edildiği, davacının talebinde proje bedeli 4.000,00 TL olduğundan 720,00 TL KDV indirildiğinde bedelin 379.256,11 TL olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 379.256,11 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Eksik imalat yapıldığına dayanak olan 2003 tarihli Bayındırlık İl Müdürlüğü tespit raporunun delil niteliği olmadığını ve buna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik iş olarak ifade edilen hususların büyük kısmının sıva işi ile ilgili olduğunu, uzun yıllar davalı tarafından kullanılmış olmasına rağmen keşif fotoğraflarında dahi sıvanın yapıldığının görüldüğünü, b. Diğer yandan müvekkilinin … no.lu hakedişlerdeki imalatı yapan yüklenici olmadığını, tesviye betonunun bu hakedişler kapsamında yapıldığını, c. İnşaat işi ile ilgili düzenlenen 11.07.2019 tarihli bilirkişi raporu hatalı olduğu için kesin hesap için esas alınan bu rapor nedeniyle verilen kararın hatalı olduğunu, d. Bakanlık tarafından ödendiği kabul edilen 663.922,00 TL’nin müvekkiline ödenen net rakam olmadığını, davalı tarafından çeşitli gerekçelerle kesintiler yapılarak müvekkiline ödeme yapıldığını, kesilen stopaj bedellerinin yine davalı tarafından kendi giderleri içinde gösterilerek kullanıldığını, e. Müvekkilinin bu nedenlerle gerçek alacağından çok daha düşük bedel hesaplandığını beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Raporda imalatının tamamlandığı beyan edilse de imalatın sözleşme ve projeye aykırı olduğundan, denetmen Bakanlıkça geçici ve kesin kabulünün uygun bulunmadığını, projeye aykırı ve ayıplı imal edilen tüm yapıların 06.02.2023 tarihli deprem sebebiyle ağır hasar görmek suretiyle yıkıldığını, müvekkilinin kusurlu ve sözleşmeye aykırı imal edilen hukuka aykırı yapılara tazminat ödemek zorunda bırakıldığını, b.Sözleşme gereği ne kısmi ne de parça halinde teslim bulunmadığını, usulüne uygun teslim olmadığından bedel borcunun muaccel olmadığını, c.Dosyada daha önce hazırlanan bilirkişi raporlarında ayıplı ve ayıpsız değer hesaplamaları bulunmakta olup, bunların dikkate alınmadığını, d. Bilirkişinin menfi zarar hesabı şeklinde tasfiye raporu hazırladığını, zarar miktarının tek taraflı ve delil durumu gözetilmeden genel esaslara göre hesaplandığını, tarafların kusur durumlarına ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmediğini, raporun hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli bulunmadığını, e. Ayıpların yapının tesliminden sonra meydana gelen deprem nedeniyle oluşan hasarların incelenmesi sonucu anlaşıldığını, dava konusu inşaatın deprem öncesi zaten projeye aykırı olduğunun tespit edildiğini, ayıplı ve kaçak olan bu yapıların bedeninin istemeyeceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak, fazla imalat ve proje bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

1. Taraflar arasında eser sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Eser sözleşmesini düzenleyen TBK’nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Yüklenici, TBK’nın 471/1. maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi özenle yerine getirmek zorundadır.

Yüklenicinin bedele hak kazanabilmesi için meydana getirilecek eserin; sözleşme ve eklerine, fen ve tekniğine, sahibinin ondan beklediği amaca ve uyulması zorunlu imar mevzuatı ve bu doğrultuda çıkartılan deprem yönetmeliğine uygun olması gerekir. Aksi halde yüklenici, eseri, sözleşmeye uygun olarak meydana getirmemiş olur ve sözleşmedeki bedele hak kazanamaz.

Bu ilkelere göre somut uyuşmazlıkta, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin davada verilen karar Dairemizce bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında alınan 17.04.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporuna karşı davalı işsahibi tarafından, projeye aykırı ve ayıplı imal edilen tüm yapıların deprem sebebiyle ağır hasar görmek suretiyle yıkıldığı itirazı ileri sürülmüştür. Mahkemece, dava konusu yapıların deprem nedeniyle yıkılıp yıkılmadığı araştırılmadan karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece öncelikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya İl Müdürlüğü’nden hasar tespitine ilişkin tespit dosyası olup olmadığı, dava konusu yapıların deprem sonucu ağır hasar görüp görmediği, ağır hasar sonucu yıkılıp yıkılmadığı sorularak tespit edilmesi gerekir. Dava konusu yapıların ağır hasar kaydı konularak yıkıldığının anlaşılması halinde; yıkıma ilişkin belgeler getirtilerek alanında uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi ve 23. Hukuk Dairesi) yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre deprem sonucu yıkılan veya ağır hasar gören binalarda binanın yapıldığı yılda yürürlükte olan deprem yönetmeliğine ve yapıldığı yılda geçerli imar mevzuatına, inşaatının projesine, tadilat projesi yapılmış ise tadilat projesi ile bilim ve tekniğine uygun yapılıp yapılmadığı yapılan bina ile ilgili iskân ruhsatının alınıp alınmadığı, iskân ruhsatı alınmış olmasına rağmen binada eksiklik veya ayıp bulunup bulunmadığının herhangi bir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde daha önceki alınan raporlar ve ilgili idareden getirtilecek kayıt ve belgelerle tespit edilmesi gerekmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında yapılacak inceleme sonucunda yapının ilgili yönetmelik mevzuat ve projesine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıldığı, yüklenicinin tüm yükümlülüklerinin yerine getirildiği tespit edilmesine rağmen binanın depremin şiddeti nedeniyle ağır hasar gördüğü sonucuna varılması halinde, bedel yönünden bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi, buna karşılık binanın yukarıdaki açıklamalar kapsamında yapılacak incelemeye göre yapıldığı yılda geçerli olan deprem yönetmeliği ve mevzuata uygun yapılmadığı ve gizli ayıp nedeniyle ağır hasar aldığı için yıkıldığının tespiti halinde ise, yüklenicinin sözleşme nedeniyle bedel talep edemeyeceği de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VII. KARAR
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harçların istek hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 08 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!