MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/60 E., 2024/273 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/78 E., 2022/629 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı … ile davalı yüklenici arasında 23.11.2016 tarihinde Konya ili, … ilçesi, … Mahallesinde yapılacak olan 50.000 ton kapasiteli çelik silo tesisine bağlı bulunan tesisteki elektrik, tesisat, elektronik, otomasyon işlerin takibi, montajının anahtar teslimi olarak yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı yüklenicinin üstlendiği işleri sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu, sözleşmede markaları ve nitelikleri belirlenmiş olan malzemeler yerine daha düşük kaliteli ürünleri kullandığını, Cihanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/2 D. İş sayılı dosyası ile davalı yüklenici tarafından yapılmayan, eksik ve ayıplı olarak yapılan işlerin tespitinin yaptırıldığını belirterek davalının eksik ve ayıplı ifa ettiği işler nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili 12.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu alacak talebini 428.809,31 TL’ye yükselterek ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini, ıslah dilekçesi ile temerrüt tarihi olan 16.06.2017’den ıslah tarihine kadar geçen süre için 7.853,69 TL faiz alacağının tahsili ile ayrıca Cihanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/2 D. İş sayılı dosyasına ait yargılama giderlerini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, davacıya işin teslim edildiğini, iş bedeline ilişkin 19.07.2017 tarihli fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının faturaya itiraz etmediğini, teslim sonrası işletmenin işe başladığını, taraflar arasında 17.01.2018 tarihinde hesap mutabakatı yapıldığını, mutabakat imzalanırken ayıplarla ilgili bir iddianın ileri sürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar arasında devir sözleşmesi ile devredene ait tüm hak ve yükümlülüklerin davacı … Lisanslı Depoculuk A.Ş.’ye geçtiği, ilgili sözleşme devrinden dolayı davacı … Lisanslı Depoculuk A.Ş.’nin taraf sıfatı kazandığı, davacının yapmış olduğu ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, ıslaha karşı zamanaşımı itirazlarına TBK 478. maddesi uyarınca itibar edilmediği, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının dava tarihi itibarı ile talep edebileceği bedel üzerinden davanın kabulüne ıslah dilekçesi ile talep edilen 10.000,00 TL ıslah tarihine kadarki avans faizi yönünden talebin reddine, davacılar arasında geçerli devir sözleşmesi uyarınca davacı … Ltd. Şti. adına açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; dava konusu işin taşınmaza ilişkin olmayıp mevcut bir taşınmazdaki elektrik ve elektronik otomasyon işlerine ilişkin olduğundan zamanaşımı süresinin teslim tarihinden itibaren 2 yıl olduğu, işin teslimine ilişkin bir tutanak bulunmamakta ise de dava konusu işin tamamlanması nedeniyle davalı yüklenici tarafından düzenlenen 19.07.2017 tarihli fatura tarihi itibariyle işin teslim edildiğinin kabulü ile ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım açısından eserin tesliminden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, yüklenicinin ağır kusurlu olduğu ve zamanaşımını kesen ya da durduran sebeplerin davacı tarafça ispatlanamadığından ıslah edilen 418.809,31 TL yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 10.000,00 TL tutarındaki alacak talebi yönünden dava konusu işin en geç iş bedeline ilişkin fatura tarihi olan 19.07.2017 tarihinde teslim edildiği, işteki ayıpların sözleşmede markaları ve nitelikleri belirlenmiş olan malzemeler yerine daha düşük kaliteli ürünleri kullanmak suretiyle gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların davacı tarafça yaptırılan 02.04.2018 tarihli delil tespiti ile belirlendiği, davacı iş sahibi, davalı yükleniciye delil tespitinden sonra gecikmeksizin durumu bildirdiğini ispat edememiş olup dava dilekçesinin tebliği ayıp ihbarı olarak değerlendirildiği takdirde makul ihbar süresinin aşıldığı kabulü ile dava konusu 10.000,00 TL yönünden süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle yeniden karar verilmek suretiyle davacı … yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, davacı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alacakların zamanaşımına uğramadığını, müvekkilinin delil tespiti ile ayıp ihbarı yönünden yükümlülüğünü yerine getirdiğini, eksik işlere ilişkin sorumluluğun devam ettiğini, mahkemece eksik işlerin değerlendirilmediğini, taraflar arasındaki tarihsiz protokol ile yüklenicinin tesisi 15.06.2017 tarihine kadar teslime hazır hale getireceği kararlaştırılmasına rağmen tesis süresinde teslim edilmediğinden davalı yüklenici için temerrüt oluştuğunu, dava konusu alacağın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iş olup eksik işler bedeli ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK 147/6) talep edilebilir. Bu haliyle somut olayda işin teslimine ilişkin bir tutanak bulunmamakta ise de dava konusu işin tamamlanması nedeniyle davalı yüklenici tarafından ve özellikle düzenlenen 19.07.2017 tarihli fatura tarihi itibariyle işin teslim edildiğinin kabulü ile ıslah tarihi olan 12.09.2022 tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmasına göre kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 477/3. maddesi, “Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır” hükmünü içermektedir.
Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK’nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK’nın 477.maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK’nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK’nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E., 1979/80 K. sayılı ve Dairemizin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)
Öte yandan, YHGK’nın 13.05.2009 tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Söz konusu açıklamalar somut uyuşmazlık bakımından değerlendirildiğinde dava dilekçesinde eksik ve kusurlu işler bedeli talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yargılama aşamasında bilirkişi raporları alındığı, alınan bilirkişi raporlarında belirtilen işlerin hangisinin ayıplı iş, hangisinin eksik iş, ayıplı iş ise hangisinin açık hangisinin gizli ayıplı iş olduğu konusunda değerlendirme yapılmadığı gibi, ayıplı işin süresinde ihbar edilip edilmediği konusunda da mahkemece bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş öncelikle dava konusu talepler yönünden ayıplı imalâtlarla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırarak hangi işlerin ayıplı iş olduğunun tespiti ile ayıplı işlerle ilgili hangisinin açık hangisinin gizli ayıplı iş olduğunun belirlenmesi, gizli ayıp halinde 02.04.2018 tarihli delil tespitine göre davanın makul sürede açıldığının kabulü ile gizli ayıp yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı taraf aralarındaki sözleme gereğince üstlenilen işin eksik ve ayıplı yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin istemleri saklı olmak üzere 10.000 TL’nin tahsilini istemiş, daha sonra 12.09.2022 Tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ıslahla artırılan kısım yönünden de açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 109. Maddesi gereğince, talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürülmesi mümkündür. Kısmi dava açılması durumunda her ne kadar alacağın bir kısmı talep edilse de kalan kısmından vazgeçilmemekte ve yargılama alacağın tümü üzerinden yapılmaktadır. Karar verilince de alacağın tümü dikkate alınarak kanun yolu değerlendirmesi yapılmaktadır. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.05.2019 tarih ve 2017/8 Esas, 2019/3 Karar sayılı ilamında da faiz istemi yönünden bu yaklaşım dikkate alınmıştır.
Diğer yönden TBK’nın 154. maddesinde zamanaşımının kesilmesi sebepleri yer almaktadır. Buna göre dava yoluyla mahkemeye başvurulması halinde zamanaşımı kesilmektedir. Kısmi davada alacağın tümü dikkate alınarak yargılama yapıldığından o alacağa ilişkin dava açılması ile tümü açısından zamanaşımı kesilmiş olacaktır.
Davaya konu olayda da ilk davanın açılması ile zamanaşımı kesildiğinden ve yeni işlemeye başlayan zamanaşımı süresi dolmadığından ıslahla artırılan kısım yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, çoğunluk görüşünde belirtilen bozma nedenlerine ek olarak bu yönden de kararın bozulması gerektiği düşüncemizle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayız.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe