Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/6431 K.2024/6286

İlgili TBK madde: TBK Madde 279

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/284 Esas, 2021/790 Karar

KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesi bulunmayan … plakalı aracın 10.05.2006 tarihinde karıştığı kazada ölen kişinin hak sahiplerine davalı … tarafından ödeme yapıldığını ve ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla araç maliki olduğu iddiası ile davacı aleyhine icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, kazaya karışan araçla davacının bir ilgisi bulunmadığını, davacının araç maliki olmadığını ve davalının davacıya rücu hakkı olmadığını açıklayıp 23.509,11 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş; 29.01.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle, icra baskısı altında 29.200,00 TL’nin ödendiği belirterek davaya istirdat davası olarak devam edilmesini ve 29.200,00 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının araç maliki ve işleteni olduğunu, kazaya karışan aracı ihale yoluyla kaza tarihinde önce aldığını, davacının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece; bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 29.200,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, … Yönetmeliği gereği davalının dava dışı 3. kişiye ödediği bedelin, araç maliki olduğu iddia edilen davacıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine konu bedel yönünden, davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf davasını menfi tespit istemiyle açmış; yargılama sırasında icra dosyasına ödeme yaptığı için de davasına istirdat davası olarak devam etmiştir.

Davacının işleteni olduğu iddia edilen aracın, dava dışı 3. kişi adına kayıtlı ve yine dava dışı Generali Sigorta AŞ tarafından kasko poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde çalındığı; bulunduktan sonra kasko sigortacısı Generali Sigorta AŞ’ye teslim edildiği; kasko şirketi tarafından açılan ihalede 8.000,00 TL sovtaj bedeli ile davacı şirkete ihale edildiği dosyadaki mahsup işlemi ve “Çalıntı araç teklif değerlendirme” formu ile anlaşılmaktadır.

Generali Sigorta AŞ hasar departmanı tarafından yapılan ihalede davacı … Otomotiv şirketi tarafından 8.000 TL bedelli teklif verilmiştir. Yapılan ihale sonucunda hasar departmanı tarafından bir numaralı teklif veren davacı … Otomotiv şirketinin teklifinin 30.03.2006 tarihinde uygun bulunduğu, hasar departmanı bölüm yöneticisi tarafından 21.04.2006 tarihinde de bir numaralı teklifin (davacı teklifinin) uygun bulunduğu yazılıdır.

Dosya kapsamındaki davacı ile Generali Sigorta AŞ arasında düzenlenen “Mahsup işlemi” başlıklı belgede 8.000 TL sovtaj bedeli yazmaktadır.

Davalı, … Yönetmeliği gereğince araç malikinden rücu hakkını kullanmaktadır.

Davacı taraf, aracın maliki olmadığını, araç ile ilgisinin olmadığını savunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 279 uncu maddesinde (818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 231 inci ihtiyari) artırmada taşınır malı alan kimsenin onun mülkiyetini ihale anında kazanacağı düzenlenmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında davacının ihale yoluyla aracın maliki olduğu, kaza tarihi itibariyle araç maliki olduğu anlaşılmaktadır. Aracın maliki olmadığını ispat yükü davacıya ait olup davacı taraf ihalenin feshini talep ettiğini, aracın ihale sonrasında uhdesine geçmediğini ispatlayamamıştır. Buna göre davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 08 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!