Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1118 K.2025/4559

İlgili TBK madde: TBK Madde 618

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3138 E., 2024/3229 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/55 E., 2024/26 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar vekillerinin duruşma taleplerinin miktar yönünden reddi ile temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 07.07.1999 tarihinde davalıların murisi dava dışı .. ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre 1 21… parsel sayılı taşınmazı ölünceye kadar kendisine bakması karşılığında davalıların murisine bıraktığını, daha sonra 2003 yılında eşinden boşanarak davalıların murisi olan bakım borçlusu … ile kendisine bakacağı düşüncesiyle evlendiğini, evlendikten sonra davalıların muirisi olan bakım borçlusu eşi …’nin ağır derecede astım hastası olduğunu, müvekkilinin kendisine bakacağını zannettiği kişinin bakıma muhtaç olduğunu öğrendiğini, uzun yıllar davalıların murisi olan bakım borçlusuna bakmak zorunda kaldığını, yine davalıların murisi olan bakım borçlusu …’nin ayağında aşton kopması meydana geldiğini, yürümesinin mümkün olmadığını, çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü, müvekkili tarafından kendisine bakıldığını, davalıların murisi bakım borçlusu …’nin 11.04.2020 tarihinde vefat ettiğini, davalıların murisinin bakım borcunu yerine getirmediğini, bakım borçlusunun ölümü durumunda sözleşmenin sona ermeyeceğini, bakım borçlusunun mirasçılarının bakım borçlusunun haklarına ve borçlarına halef olacağını, bakım borcunu yerine getirmeleri gerektiğini, ancak bu borcu yerine getirmediklerini, müvekkilinin bakımını sağlayabilmek için tekrar evlendiğini belirterek, öncelikle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshini, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini, aksi takdirde bilirkişi marifeti ile tespit edilecek borçlunun iflası halinde iflas masasından istenebilecek miktarda paranın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından müvekkillere fesih bildirimi yapılmadığını, bu hususun dava şartı olduğunu, davaya konu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ahlaka aykırı amaçla düzenlendiğini, davacının önceki evliliği devam ederken müvekkillerinin murisi … ile evlilik dışı ilişki yaşadığını, bu süreçte müvekkillerinin murisi …’yi bu birlikteliğe ikna edebilmek için ahlaka ve adaba aykırı amaçla ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalayarak taşınmazını devrettiğini, daha sonrasında davacının eşinden boşanarak müvekkillerinin murisi ile evlendiğini, akdedilen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin müvekkillerinin murisi ve müvekkilleri tarafından ifa edildiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, müvekkillerinin murisinin iddia edildiği gibi yaşamını sürdürmeyi engelleyecek ve kendisini sürekli bakıma muhtaç hale getirecek bir rahatsızlığı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda bakım borçlusunun ölüm tarihi itibariyle 520,823.28 TL bakım ücreti borcu olduğu, davacının aynı zamanda murisin 1/4 oranında mirasçısı olduğundan talep edebileceği alacağın 390,617.46 TL olacağı gerekçesiyle, davacının asıl talebinin reddine, terditli talebinin kısmen kabulüne; 20.000,00 TL’nin dava tarihinden, 370.617,46 TL’nin ıslah tarihi olan 06.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; Mahkemece tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hesap hatası olduğunu, karar tarihindeki en yakın asgari ücret ve bakım ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamada karar yılı olan 2024 yılının esas alınması gerekirken 2023 yılının esas alınmasının hatalı olduğunu, güncel asgari ücret ve bakım ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili; davaya konu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ahlaka aykırı olarak düzenlendiğini, davacı tarafça bakım borçlusunun ölümüne kadar bakım borcunu yerine getirmediği iddia edilmişse de bakım borçlusu olan müvekkillerinin murisine herhangi bir fesih bildiriminde bulunmadığını, hak düşürücü süre içerisinde müvekkillerine de dönme bildiriminde bulunmadığını, bilirkişi raporunda bakım borçlusunun 21 yıllık ifası değerlendirilmeden hesaplama yapıldığını, bakım alacağının taşınmazın değerinden yüksek hesaplandığını, reddedilen tapu iptal tescil talebi yönünden müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK madde 614)

2. Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmelerinde bakım alacaklısının ölümü sözleşmenin sona ermesini gerektirdiği halde bakım borçlusunun ölümü ile sözleşme son bulmaz, bakma ve görüp gözetme borcu bakım borçlusunun mirasçılarına intikal eder. Ancak yasa koyucu bakım alacaklısına, isteği dışında, bakım borçlusunun mirasçıları ile birlikte yaşamaya zorlamamak için ölüm tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyi bozma (fesh etme) hakkı tanımıştır 6098 sayılı TBK’nun 618. maddesi). Ne var ki bakım alacaklısının ölüm nedeniyle sözleşmeyi bozması (fesh etmesi) halinde bakım borçlusuna verdiği malı aynen mirasçılarından geri istemesine yasal olanak yoktur. Bu durumda Türk Borçlar Kanunu’nun 618. maddesinde açıkça belirtildiği üzere sadece borçlunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir. Nitekim bu ilke 05.06.1957 tarihli ve 25/22 sayılı İçtihadları Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır.
3.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle, davacı ile davalıların murisi arasında 07.07.1999 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin akdedildiği, davalıların murisinin 11.04.2020 tarihinde vefat ettiği, alınan bilirkişi raporlarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilmesine göre belirlenerek, bakım borçlusunun ölüm tarihi itibariyle 520,823.28 TL bakım ücreti borcundan, davacının aynı zamanda murisin 1/4 oranında mirasçısı olduğundan talep edebileceği alacağın 390,617.46 TL olacağının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 08 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!