TBK Madde 618 Ölünceye kadar bakma sözleşmesi: Bakım borçlusunun ölümü

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 618, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısına sözleşmenin feshini isteme hakkı tanır: bakım alacaklısı bir yıl içinde fesih talebinde bulunabilir ve bu hâlde, bakım borçlusunun iflası varsayımında iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir.

Resmi Metin

Bakım borçlusunun ölümü

Madde 618- Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Bu durumda bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası hâlinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini, bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım edimi kişiye bağlıdır; borçlunun sağladığı kişisel gözetim ve güven ilişkisi mirasçılar eliyle aynen sürdürülemeyeceği için, bakım borçlusu ölürse alacaklıya seçimlik bir fesih hakkı tanınır. Alacaklı, borçlunun ölümünden itibaren bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir; bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında dava hakkı yitirilir, dolayısıyla ölüm tarihinin ve sürenin dikkatle takibi kritik önem taşır. Fesih halinde alacaklı, borçlunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini mirasçılardan talep eder; buradaki hesaplama TBK m.619‘daki iflas ölçütünün mirasçılara yansıtılmasıyla belirlenir. Sık yapılan bir hata, bu kurumu belirli dönemsel edime (gelire) dayanan ömür boyu (kaydıhayatla) gelir sözleşmesiyle karıştırmaktır; oysa burada edim maddi para değil, kişisel bakımdır. Feshi seçmeyen alacaklının, koşulları varsa TBK m.617 uyarınca haklı sebeple sona erdirme yolunu da değerlendirmesi yerinde olur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 618. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 518 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 618 inci maddesinde, bakım alacaklısının, bakım borçlusunun ölümü nedeniyle sözleşmeyi feshetmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 518 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Borçlunun vefatı halinde fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Bakım borçlusunun ölümü” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.618 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/1118 K. 2025/4559 Onama

Bakım alacaklısının ölümü sözleşmeyi sona erdirirken bakım borçlusunun ölümü sözleşmeyi sona erdirmez; bakım borcu mirasçılara geçer. Bakım alacaklısı ölüm tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyi feshedebilir; ancak devrettiği malı mirasçılardan aynen geri isteyemez, yalnızca borçlunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 07.07.1999 tarihinde davalıların murisi ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmış, taşınmazını bakım karşılığında ona bırakmıştı; 2003 yılında bakım borçlusuyla evlendiğini, borçlunun ağır astım hastası olduğunu ve uzun yıllar kendisinin ona baktığını ileri sürdü. Bakım borçlusunun 11.04.2020 tarihinde ölmesinden sonra mirasçılarının bakım borcunu yerine getirmediğini belirterek sözleşmenin feshini, tapu iptali ve tescili, aksi halde iflas masasından istenebilecek miktarda paranın tahsilini istedi. Davalılar sözleşmenin ahlaka aykırı olduğunu ve fesih bildirimi yapılmadığını savundu. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna göre ölüm tarihi itibarıyla 520.823,28 TL bakım ücreti borcu bulunduğunu, davacının aynı zamanda 1/4 oranında mirasçı olması nedeniyle 390.617,46 TL isteyebileceğini kabul ederek tapu talebini reddedip terditli talebi kısmen kabul etti; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetti, Daire kararı onadı.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1360 K. 2021/755 Bozma

Bakım borçlusunun ölümüne dayanan davada bakım alacaklısı tapu iptali ve tescil istemiş olsa da çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince istem bedele de yönelmiş sayılır; mahkeme, iflas masasından istenebilecek miktara eşit bedeli tespit edip hükmetmeli, talep tapuya yöneliktir diyerek davayı reddetmemelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, maliki olduğu üç parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakılıp gözetilmesi kaydıyla, davalıların mirasbırakanı olan oğluna devretmişti. Bakım borçlusunun bakıp gözetme edimini hiç yerine getirmediğini, kanser tedavisi masraflarını bile kendisinin karşıladığını, davalıların da kendisiyle ilgilenmediklerini ileri sürerek sözleşmeyi 12.11.2010 tarihli noter ihtarnamesiyle feshettiğini bildirdi ve tapu iptali ile tescil istedi. Davalılar, taşınmazların murisin emeğiyle alındığını ve davacının ciddi bir bakıma ihtiyacı bulunmadığını savunarak davanın reddini istediler. Kabul kararı Dairece, Türk Borçlar Kanunu'nun 618 inci maddesi gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozuldu; bozmaya uyan mahkeme bu kez davacının anılan maddeye dayalı talebi bulunmadığını belirterek davayı reddetti. Daire, uyma ile usuli kazanılmış hak doğduğunu ve davacıya ödenmesi gereken miktar tespit edilerek bu bedele hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı yeniden bozdu.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2017/4785 K. 2020/5631 Bozma

Bakım borçlusunun ölümü hâlinde devredilen malın aynen iadesi mümkün olmadığından mirasçılardan tapu iptali ve tescil istenemez; bakım alacaklısı yalnızca borçlunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit parayı mirasçılardan isteyebilir ve bu bedel, gerektiğinde bilirkişiye hesaplatılarak hüküm altına alınır.

Detaylı özeti gör

Davacı, mesken vasıflı bağımsız bölümünü 19.04.2000 tarihinde ölünceye kadar bakma şartıyla ikinci eşine tapuda devrettiğini, eşinin bu şartı sonuna kadar gerçekleştiremeden 2011 yılında öldüğünü, geriye mirasçı olarak kendisi ile eşin önceki eşinden olan davalı oğlunun kaldığını, davalı mirasçının bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, hak düşürücü süre ile zamanaşımının geçtiğini savunmuştur. Yerel mahkeme davayı önce hak düşürücü süreden reddetmiş, karar bozulup bozmaya uyulması üzerine davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Daire, davalının sözleşmenin tarafı olmadığını, TBK'nın 618 inci maddesi gereğince bakım borçlusunun ölümü hâlinde taşınmazın aynen iadesinin mirasçıdan istenemeyeceğini, bakım borçlusunun ölümünden bakım alacaklısının ölümüne kadarki süre için gereken miktarın bilirkişiye hesaplatılması gerektiğini belirterek kararı oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2015/13408 K. 2018/11595 Bozma

Bakım alacaklısı bir yıllık süre içinde fesih hakkını kullanmışsa sözleşmenin feshine karar verilmeli, malın aynen iadesi yerine tazminata hükmedilmelidir; tazminat borçlunun iflası hâlinde iflas masasından istenebilecek miktar kadar olduğundan, bakım borçlusunun davalı dışında kalan mirasçılarının da davaya katılımı sağlanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, maliki olduğu taşınmazı 15.10.1979 tarihinde ölünceye kadar bakım akdiyle eşine temlik ettiğini, eşinin bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, üstelik taşınmazın çıplak mülkiyetini 23.05.1997 tarihinde mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla kardeşi olan davalıya sattığını ileri sürerek bakım akdinin feshini, tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde tenkis istemiştir. Bakım borçlusu 22.01.2013 tarihinde ölmüş, dava 25.12.2013 tarihinde açılmıştır. Yerel mahkeme fesih koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bu istemi reddetmiş, muris muvazaası iddiasını ispatlanmış sayarak tapu iptali ve tescile hükmetmiştir. Daire, davacının 6098 sayılı Kanun'un 618. maddesi gereğince fesih hakkını kullandığını, verilen malın aynen geri istenemeyeceğini, bakım borçlusunun davalı dışındaki mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2017/3138 K. 2017/4440 Bozma

Bakım borçlusunun ölümü üzerine tanınan bir yıllık fesih hakkı kullanılmazsa sözleşme mirasçılarla sürdürülmüş sayılır; bu süre yalnız ölüm sebebiyle fesih hakkına ilişkin olduğundan, mirasçıların edimi sonradan imkânsız kılmasına dayanan sözleşmeye aykırılık davasına uygulanmaz. Kullanılan fesih ise sözleşmeyi ancak ileriye etkili olarak sona erdirir.

Detaylı özeti gör

Davacı, çekişmeli taşınmazlardaki 1/3 payını 11.08.2000 tarihli ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesiyle oğluna devrettiğini, bakım borçlusu oğlunun 25.04.2007 tarihinde öldürüldüğünü ve sözleşmenin devamının imkansız hale geldiğini ileri sürerek bakım borçlusunun mirasçılarına karşı tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Yerel mahkeme, ölüm tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, davacının bir yıl içinde fesih hakkını kullanmayarak sözleşmeyi mirasçılarla sürdürme iradesini gösterdiğini, ancak edimin mirasçılarca yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesi durumunda sözleşmeye aykırılığa dayalı dava hakkının süreye bağlı olmadığını, davanın da bu hükme dayandırıldığını belirtmiş; olayda uygulama yeri bulunmayan hükümden hareketle davanın reddedilmesini doğru görmeyerek işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2014/20341 K. 2017/1403 Bozma

Bakım borçlusunun ölümü sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez; bakım alacaklısına tanınan bir yıllık süre içinde fesih hakkı kullanılmamışsa sözleşme bakım borçlusunun mirasçılarıyla devam eder ve bakım borcu mirasçılara geçer, uyuşmazlık da sözleşmenin devam ettiği kabul edilerek çözülür.

Detaylı özeti gör

Davacı, 1398 ve 1484 parsel sayılı taşınmazlarını 17.01.2008 tarihli resmî senetle ölünceye kadar bakıp gözetme koşuluyla oğluna devrettiğini, bakım borçlusunun öldüğünü, onun eşi ve çocuklarının kendisiyle hiç ilgilenmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalılar, bakım borçlusunun 26.11.2010 tarihli ölümünden itibaren bir yıl içinde fesih hakkının kullanılmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme tapu iptali ve tescil istemini reddetmiş, aile topluluğu içinde yaşamaya son vererek davacı yararına aylık 5000 TL irat bağlamıştır. Daire, fesih hakkı süresinde kullanılmadığından sözleşmenin bakım borçlusunun mirasçılarıyla devam ettiğini, 1925 doğumlu davacının bir arada yaşama imkânının kalmaması nedeniyle tapu iptali isteminin reddinin isabetli olduğunu, ancak davacının sosyal ve ekonomik durumu ile taşınmazların değerine göre fahiş olmayan bir irada hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2014/19042 K. 2017/822 Bozma

Bakım borçlusunun ölümü üzerine süresinde açılan fesih davasında tapu iptali ve tescile hükmedilemez; mahallinde uzman bilirkişilerle keşif yapılıp denetime elverişli rapor alınarak bakım alacaklısının, borçlunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktar belirlenmeli ve bu bedelin mirasçılardan tahsiline karar verilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 12.10.2012 tarihinde maliki olduğu 227 ada 13 parsel sayılı taşınmazdaki zemin kattaki 2 numaralı bağımsız bölümü ölünceye kadar bakma akdi ile davalıların mirasbırakanına temlik etmiş; bakım borçlusunun 29.05.2013 tarihinde bakım alacaklısından önce ölmesi üzerine akdin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek 06.09.2013 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Davalılar, bir yıllık sürede sözleşmenin feshedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Yerel mahkeme, bakım alacaklısının ancak borçlunun iflası halinde iflas masasından isteyebileceği tutarı isteyebileceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Daire, fesih iradesinin bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıklandığını, ancak verilen malın aynen geri istenemeyeceğini belirtmiş; mahallinde uzman bilirkişilerle keşif yapılıp denetime elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle eksik inceleme nedeniyle hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!