MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1630 E., 2024/1786 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/80 E., 2023/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; kardeşi olan davalının müvekkilinden inşaat yapımında kullanmak üzere borç istediğini, belirli aralıklarla davalıya toplam 22.300 Euro nakit para, 3 00… ayar bilezik verdiğini, müvekkilinin 12.07.2019 tarihinde davalıya mesaj atarak borcunu ödemesini istediğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan görüşmede münakaşa çıktığı için tarafların karşılıklı birbirlerinden şikayetçi olduklarını ve ardından Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/576 E. sayılı dosyası ile açılan davanın sonuçlandığını ancak kesinleşmediğini, karakolda verilen ifadelerdeki miktarları kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalının müvekkilinden inşaatın yapımında kullanmak üzere ödünç para aldığını kabul ettiğini, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının bu konuda kendisine gönderilen Ankara 63. Noterliğinin 06.10.2020 tarihli ve … yevmiye numaralı ihtarnameye “borcum yoktur” diyerek cevap verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 22.300 Euro alacağın şimdilik 100 Euro’sunun ihtarname tarihi olan 25.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Euro cinsinden bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte, 3 00… ayar bilezik alacağı için şimdilik 1 gr 22 ayar bilezik alacağının aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde karar tarihindeki belirlenecek değerin şimdilik 405,00 TL’sinin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.01.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle; taleplerini 22.300,00 Euro ve 3 00… ayar bilezik alacağı şeklinde artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; savcılık ve ceza dosyasında davalının vermiş olduğu ifadesinde, oturmuş olduğu binayı yaptırırken kardeşi davacı …’den binaya ortak olması için 10.000 Euro para aldığını, davacının bu parayı gönderdikten sonra binaya ortak olmaktan vazgeçtiğini, davacının parayı geri istediğini ve para inşaatta kullanıldığı için parayı geri gönderemediğini beyan ettiği, dosya kapsamındaki alacak miktarı dikkate alındığında HMK’nın 200. maddesi kapsamında senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu, ancak tarafların öz kardeş oldukları dikkate alındığında HMK’nın 203. maddesinde düzenlenen senetle ispat zorunluluğunun istisnası kapsamında tanık dinlenebileceği, taraflarca bildirilen ve dinlenen tanıkların beyanlarının bizzat görgüye dayalı değil aksine duyuma dayalı olduğundan itibar edilemeyeceği, dosya kapsamına alınan savcılık dosyasında davalının davacı kardeşinden bizzat 10.000 Euro para aldığını ikrar ettiği, davalı tarafça da alınan bu bedelin davacıya ödendiği yönünde bir savunma olmadığı gibi ödendiğine dair dosya kapsamında bir delilin bulunmadığı, bu nedenle belirtilen bu miktardan davalının sorumlu olduğu, davacı tarafın diğer talepleri yönünden ise dosya kapsamında yazılı bir delilin bulunmadığı, bu hususlar yönünden ispat yükü üzerinde bulunan davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 EURO alacağın karşılığı 85.200,00 TL alacağın 25.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde; 22.300 Euro alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen, Mahkemece TBK’nın 99/3. maddesi hükmüne aykırı olarak Euro cinsinden alacağın TL cinsinden tahsiline karar verilmesinin isabetli olmadığı, Dairece yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki Tarifeye göre vekalet ücretinin hesaplandığı, davacı tarafça davalıya .. 63. Noterliğinin 06.10.2020 tarihli ve … yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ edildiği, TBK’nın 392. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 6 hafta sonrasında borç muaccel olacağından muacceliyet tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresinde açıldığı, taraflar kardeş olup HMK’nın 203/1-a maddesi uyarınca tanık dinlenebileceğinden Mahkemece taraf tanıklarının dinlenmesinin usulüne uygun olduğu, dava konusu olaya ilişkin ceza soruşturması aşamasında dinlenen tanıklardan tarafların annesi olan ..’in 12.07.2019 tarihinde .. Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu ifadesi ile yine aynı tarihte dinlenen diğer tanık ..’in beyanı ile eldeki dosyada duruşmada dinlenen tanıklar … ile …’in bizzat davalı …’tan aktarmış oldukları beyanlar ve davalının ceza soruşturması aşamasındaki ikrar niteliğindeki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının kardeşi olan davalıya 22.300 Euro nakit para ile 3 00… ayar bilezik verdiği hususunun ispatlanmış olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafça borcun ödendiği yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilerek, davanın kısmen kabulüne, 22.300 Euro alacağın 25.11.2020 tarihinden 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı hesaplanmak suretiyle fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ile 300 gram altının dava tarihindeki değeri olan 304.146,00 TL alacağın karar tarihi olan 27.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; taleple bağlılık ilkesi gözetilerek, altınların aynen iadesi bunun mümkün olmaması halinde karar tarihindeki değerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, yabancı para alacaklarının dava ve ıslah tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı TL değeri ile altın alacaklarının karar tarihindeki Türk lirası değeri toplanarak karar tarihindeki tarifeye göre nispi avukatlık ücretinin hesaplanması gerekirken bu şekilde hareket edilmeyerek, müvekkili lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın tam kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; davacının davasını ispat edemediğini, davacı tanıklarının görgüye dayalı beyanda bulunmadıklarını, ..’dan gelen müzekkere cevaplarının da davacının iddia ettiği dekontları doğrulamadığını, süresi içinde ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunduklarını, alacağın zamanaşımına uğradığını, ıslaha ilişkin zamanaşımı def’i ile ilgili bir değerlendirme yapılarak bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın sunduğu iddiaların hiçbirini kabul etmemekle birlikte, bahsi geçen ödemelerin açık tarihleriyle birlikte 20 06… yıllarında gerçekleştiğini beyan ettiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, 05.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, bilirkişinin 22.300 Euro ile 300 gram altının dava tarihi itibari ile değerleri toplamının 304.146,00 TL edeceğini bildirdiğini, Bölge Adliye Mahkemesince sadece 300 gram altın yönünden 304.146,00 TL’nin ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklı verilen paranın ve altınların aynen iadesi, bu mümkün değilse altın bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davanın zamanaşımı süresinde açılmasına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 99. maddesi uyarınca, borcun aslı yabancı para alacağı (döviz) ise alacaklının, borcun fiili ödeme günündeki TL karşılığı döviz veya doğrudan TL olarak talepte bulunma konusunda seçimlik hakkının bulunmasına, taraflar kardeş olup HMK’nın 203/1-a maddesi uyarınca tanık dinlenebileceğinden Mahkemece taraf tanıklarının dinlenmesinin usulüne uygun olmasına, tanık .. ve duruşmada dinlenen tanıkların beyanları ve davalının ceza soruşturması aşamasındaki ikrar niteliğindeki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının kardeşi olan davalıya 22.300 Euro nakit para ile 3 00… ayar bilezik verdiği hususunun ispatlanmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Somut olayda davacı; 3 00… ayar bileziğin aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde karar tarihindeki rayiç değer üzerinden tahsilini ve 22.300 Euro’nun fiili ödeme günündeki TL karşılığının döviz olarak tahsilini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının talep ettiği bilezikler yanında, yabancı para alacağı hakkında hesaplama yapılarak 22.300 Euro ve 3 00… ayar bileziğin dava tarihindeki değerleri toplamının 304.146,00 TL olduğu belirtilmiştir.
HMK’nın 26. maddesinde; “Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece, talep aşılarak 300 gram bilezik yönünden; bileziklerin ve 22.300 Euro’nun dava tarihindeki rayiç değeri olarak hesaplanan 304.146,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.6098 sayılı TBK’nın 77. maddesi gereğince, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen kimse, bu zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı TBK’nın 79… . maddesinde “aynen geri verme ilkesi”ne göre düzenlenmiştir. Ancak kural, aynen geri verme olsa da, aynen geri vermenin mümkün olmadığı hallerde, zenginleşme değer üzerinden, başka bir deyişle para olarak geri verilmesi gerekir.
İİK’nun 24/4.maddesi gereğince; taşınır tesliminde, borçlunun yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır hükmü bulunsa da, aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir. Ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilirken, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır.
O halde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece; öncelikle ayarları belirtilen bileziklerin aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde değerine hükmedilmesi gerekirken, altınların aynen iadesine ilişkin hüküm kurulmadan ve ayrıca bileziklerin değeri yönünden talebi aşar şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4.Bozma nedenine göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe