MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/190 E., 2023/857 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00’te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 27.03.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalının 15.03.2010-14.04.2020 dönemi kira bedelini ödememesi nedeniyle kira alacağının tahsili için hakkında takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kiralananın alt kiracılara kiraladığını, salgın hastalık nedeniyle davalının kiraları toplayamadığını, aynı döneme ilişkin menfi tespit davası açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli kararıyla; takip dosyasında alacaklının … Alışveriş Merkezi Adi Ortaklığı olduğu, davacının da yine adi ortaklık olduğu, adi ortaklıkta davanın ve icra takibinin tüm ortaklar tarafından açılması gerektiği, icra takibindeki taraf teşkili eksikliğinin itirazı iptali aşamasında tamamlanmasının mümkün olmadığı, usulüne uygun yapılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 01.11.2022 tarihli ilamla; İlk Derece Mahkemesince, davanın öncelikle aynı mahkemede görülmekte olan 2020/355 E. sayılı dava ile birleştirildiği, daha sonra söz konusu davada işbu davanın tefrikine karar verildiği, akabinde Mahkemece dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın usulden reddine karar verildiği, taraflara tefrik kararı, tefrik tensip tutanağı ile birlikte duruşma gün ve saatinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek savunma imkanı tanınıp, taraf iddia ve savunmaları ile delilleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; tarafların hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın … Alışveriş Merkezi Adi Ortaklığının tüm ortakları tarafından açılmadığı, dava açmayan ortakların davaya dahilinin sağlanması gerektiği düşünülebilir ise de itirazın iptali davasının icra takibi ile organik bağı bulunduğu, icra takibindeki eksikliğin itirazın iptali davasında tamamlanmasının mümkün olmadığı, takip dosyasında alacaklının … Alışveriş Merkezi Adi Ortaklığı olduğu, icra takibinin tüm ortaklar tarafından açılması gerektiği, usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkil … Alışveriş Merkezi Adi Ortaklığı ortaklarının kendi içinden bazı ortaklara yönetim görevini vermesinin, söz konusu ortakların temsil yetkisinin varlığına karine oluşturduğunu, temsil yetkilerinin mevcut olduğunu, davaya dayanak icra takibinin usulüne uygun yapılmış bir icra takibi olduğu gibi takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının da usulüne uygun olarak açıldığını, aksi halde dahi … Alışveriş Merkezi Adi Ortaklığı adına açılan davaya ortaklar tarafından devam edilebilmesi hukuken mümkün olduğu gibi davaya konu icra takibi açısından da adi ortakların muvafakatlerinin alınması yoluyla taraf teşkilinin sağlanmasının hukuken mümkün olduğunu, takibin dayanağı faturanın … Alışveriş Merkezi Adi Ortaklığı tarafından düzenlendiğini, bu faturaya dayalı olarak adi ortaklık tarafından icra takibi başlatılamayacağını öne sürmenin hiçbir maddi ve hukuki dayanağı olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kiraya veren tarafından kira sözleşmesine göre kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine kiracının vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Adi ortaklık sözleşmesi, TBK nun 620. maddesine göre, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından adli işlemlerde (dava açma, icra takibi gibi) aktif ve pasif taraf olma yeteneği, ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklıkta ortaklık malları ile haklarına ilişkin taleplerin tüm ortaklarca birlikte ileri sürülmesi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel kurulu 24.06.2020 T. 2017/3-457 E., 2020/469K.). Aynı Kanunun 624. maddesine göre, Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Bu nedenle haklar ve borçlar ortaklara ait olur. Yine TBK ‘nun 638. maddesine göre, Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Elbirliği mülkiyetini düzenleyen TMK nun 701. maddesine göre, Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Aynı Kanunun 702/2. Maddesine göre, Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Bu durumun doğal sonucu olarak elbirliği mülkiyetinin bulunduğu hallerde mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Adi ortaklıkta ortaklardan birine yönetim yetkisi verilebilir. Kural olarak ortaklara verilen yönetim yetkisi sadece günlük, olağan işleri kapsar TBK m.625/3 uyarınca olağan dışı işlerde ise tüm ortakların oy birliği gerekir. Ortaklıkta günlük işler olağan, bunun dışındaki kalan işler ise olağan dışı iş kabul edilir. TBK m.630/1 uyarınca yönetici ile ortaklar arasındaki ilişki vekalet hükümlerine tabi olduğundan TBK m. 504/3 uyarınca özel yetki gerektiren işler olağan dışı sayılır. Bu itibarla dava açma işlemi de bu düzenleme uyarınca özel olarak yetkili kılınmayı gerektiren işlerden olup yöneticinin diğer ortaklardan bu davaya ilişkin özel yetki alması gerekir. Bu yetki adi ortaklığı oluşturan her bir ortak tarafından ortaklık sözleşmesiyle veya sonradan yazılı bir vekaletle açık, belirgin ve özel olarak verilebilir.
Adi ortaklıkta aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar. Bu duruma göre adi ortaklıkta haklar ve mal varlığı üzerinde üyelerin elbirliği mülkiyeti bulunduğundan ortaklık adına açılacak davalar ile icra takiplerinin ortakların tümü tarafından birlikte açılması gerekir.
Mecburi dava arkadaşlığını düzenleyen HMK 59. maddesine göre, Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır. HMK ‘nun 60. maddesine göre, Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte icra takibi ve dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder. Adi ortaklıkta davaların tüm ortaklar tarafından açılması gereklidir. Birlikte dava açılmadığı takdirde dava açan dışında kalan diğer ortaktan açılan davaya muvafakat alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılması suretiyle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir. Aksi takdirde davada davacının aktif taraf ehliyeti sağlanmayacağından bu davanın dinlenme imkânı yoktur. Adi ortaklığın alacaklarının tahsili için yapacağı icra takiplerinde de mecburi takip arkadaşlığına göre tüm ortakların birlikte hareket etmesi gerekir. Dava açılması sırasında davacı tarafta adi ortaklığı oluşturan tüm ortaklar yer almadığında bu noksanlık açılan davaya muvafakat verme veya davaya taraf kılma yolu ile giderilebilirse de itirazın iptali davasının temelini oluşturan icra takibinde alacaklı veya borçlu tarafta yer alan adi ortaklıkta tüm ortakların yer almaması halinde bu noksanlığın giderilmesi mümkün değildir.
Somut olayda … Alışveriş Merkezi Adi Ortaklığı yönetimine bu davanın konusunu oluşturan icra takiplerinin yapılması ile yapılan takiplere itiraz halinde itirazın iptali davası açması konusunda yönetime özel bir yetkinin verilmediği, bu davanın tüm ortaklar tarafında açılmadığı, bu noksanlığın yargılama sırasında dava açmayan ortakların davaya dahilinin sağlanması gerektiği düşünülebilir ise de itirazın iptali davasının icra takibi ile organik bağı bulunduğundan, icra takibindeki taraf eksikliğinin itirazın iptali davasında tamamlanması mümkün değildir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, adi ortaklıkta davanın tüm ortaklar tarafından açılması ve yine davaya dayanak icra takibinin tüm ortaklar tarafından yapılması gerektiği, icra takibindeki eksikliğin itirazın iptali davasında giderilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe