MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/808 E., 2025/2276 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/72 E., 2024/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; dava konusu 7 78… parsel sayılı taşınmazdaki payını okul yeri olarak kullanılması şartıyla davalı … Valiliğine bağış suretiyle devrettiğini, ancak bağışın üzerinden 20 yılı aşkın zaman geçtiği halde bağış şartının yerine getirilmediğini, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davacı vekili 25.04.2022 tarihli dilekçesiyle; dava konusu taşınmazın Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edildiğini öğrendiklerini, HMK’nın 124. maddesi gereğince Milli Eğitim Bakanlığının davalı olarak davaya dahil edilmesini istemiş, Mahkemece HMK’nın 124. maddesi gereğince bu durum kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilerek … davaya dahil edilmiştir.
Davalı … … vekili; dava konusu taşınmazın davacı tarafından … İl Özel İdaresine bağış yoluyla devredildiğini, il özel idarelerinin kapatılması üzerine taşınmazın Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmek üzere Hazineye devredildiğini, taşınmazın … … adına tescilli olmadığını, davada husumetlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; dava konusu taşınmazın davacı tarafından İl Özel İdaresine bağış suretiyle devredilip daha sonra Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın … adına kayıtlı olmadığından davada husumetlerinin bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bağıştan rücu koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bağışa konu resmi senetten davacının dava konusu taşınmazdaki payını okul yeri olarak kullanılmak şartıyla 2002 yılında bağışladığının anlaşıldığı, ancak şartın yerine getirilmesi için aradan geçen uzun süreye rağmen taşınmazda herhangi bir okul binasına rastlanılmadığı, bağış koşulunun yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı … vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; resmi senetten davacı tarafın dava konusu taşınmazdaki payını okul yeri için kullanılmak üzere bağışladığının anlaşıldığı, aradan geçen uzun süreye rağmen davacının okul yapılması şartı ile hibe ettiği taşınmazda herhangi bir yapılaşmaya gidilmediği ve davacının davalının bağış amacına uygun olarak kullanılmayacağını daha öncesinden öğrendiğine ilişkin davalı tarafça bir delil de sunulmadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına yönelik savunmanın ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü yönünde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 23.10.2002 tarihli akitle davacının dava konusu 7 78… parseldeki 2710/35426 payını “okul yeri için kullanılmak üzere” davalı … … Tüzel Kişiliğine (İl Özel İdaresi) bağış suretiyle devrettiği, taşınmazın 1355/… payı … İl Özel İdaresi adına kayıtlı iken İl Özel İdarelerinin tüzel kişiliğinin kaldırılması üzerine taşınmazın 23.10.2014 tarihinde tashihen devir suretiyle Hazine adına tescil edildiği, … … … Dairesi Başkanlığının 09.03.2015 tarihli tahsis kararı ile taşınmazın okul yeri (meslek lisesi alanı) olarak Milli Eğitim Bakanlığına süresiz olarak tahsis edildiği, taşınmazdaki çekişmeli payın halihazırda Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu), bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK’nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir.
Hemen belirtmek gerekir ki, bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin, kapsamının ve yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır. Bu itibarla salt kullanılan sözlerin değil, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerekir. TBK’nın 297. maddesine göre bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir.
Somut olaya gelince; davacı tarafından dava konusu taşınmazdaki payın okul yeri olarak kullanılması şartıyla … İl Özel İdaresine bağışlandığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın imar planında “lise alanı” olarak planlı olduğu, diğer yandan İl Özel İdarelerinin kapatılması üzerine taşınmazın Hazineye devrinden sonra Hazinenin 09.03.2015 tarihli tahsis kararı ile taşınmazın okul yeri (meslek lisesi alanı) olarak kullanılması amacıyla süresiz olarak davalı … Bakanlığına tahsis edildiği, yapılan keşif sonucunda dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı bulunmadığı belirlenmiş ise de okulların …’nın plan ve programları doğrultusunda ihtiyaca göre yapılacağı, taşınmazın imar planında lise alanı olduğu ve planda herhangi bir değişiklik bulunmadığı ve kayıt maliki Hazine tarafından taşınmazın Milli Eğitim Bakanlığına okul yeri olarak süresiz tahsis edildiği hususları gözetildiğinde bağış amacına aykırı herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, anılan yasal düzenlemeler uyarınca bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu söyleyebilme olanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, dava konusu taşınmaz dava dışı Hazine adına kayıtlı olduğu halde davada yer almayan taşınmaz maliki hakkında tapu iptali-tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Davalı … vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece … 12. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe