Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/2034
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi avukat ile karşılıklı taraf vekili oldukları … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/437 esas sayılı dosyasının 26.09.2023 günlü duruşmasından sonra aralarında geçen tartışma esnasında şikâyetçinin bileğinden tutarak ittiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şikâyetçinin iddia ettiği şekilde bileğini sıkma ve itme davranışı olmadığını, şikâyetçinin duygusal tavırlı ve hiddetli sorular soracak şekilde duruşma sonrası yanına gelerek konuşmaya başladığını, başka bir yere gitmek istemesi adına bırak gitmem gerekli anlamını taşıyacak nitelikte elini aralarına engel olarak koyduğunu, tanık olarak dinlenen kişilerin şikâyetçinin arkadaşı olmaları ve büroya şikâyet etmek için şikâyet edeni yönlendiren kişiler olması nedeniyle tanık değil taraf olduklarını, kendisinin de tanığı olduğunu dinletmek istediğini, hiçbir eyleminin meslek kurallarına aykırı olmadığını belirtmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 26.08.2024 günlü toplantısında, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4, 5 ve 27. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemeye konu eyleme ilişkin görüntülerin CD formatında dosya içinde olduğu,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, şikâyetçinin, önceki iddialarını tekrarla, şikâyetlinin cezalandırılmasını talep ettiği, tanık beyanlarının alındığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya kapsamında baro yönetim kurulu tarafından temin edilip dosya arasına alman olay gününe dair adliye koridoru görüntüleri izlendiğinde; şikâyet edilen avukatın, şikâyetçinin kol bilek kısmını tutma şeklinde fiziki teması olduğu, aynı şekilde dosya kapsamında dinlenen tanıkların bu doğrultuda beyanı olması hasebiyle ilgili bu davranışın kabul edilemez nitelikte olması, mesleki dayanışma, karşılıklı saygı sevgi kuralları ile bağdaşmayan ve saiki ne olursa olsun avukat meslektaşına karşı sorumlu ve saygılı davranış olmadığı açıktır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 22.04.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, duruşma aşamasındaki beyanlarında belirttiği üzere şikâyetçi avukat ile duruşma esnasında aralarında bir tanık dinlenmesinden dolayı tartışma çıktığını, duruşma bittikten sonra şikâyetçi avukatın yanına giderek konuşmak istediğini, karşı tarafın avukatı ile görüşmek zorunda olmadığını, aynı zamanda … ilçesinde duruşması olması nedeniyle tartışmaya dahil olmamak için koluna dokunmadan eliyle gitmesini işaret ettiğini, kesinlikle şikâyetçinin kolunu tutmadığını, Disiplin kurulunun kararına dayanak olarak gösterilen CD kayıtlarında şikâyetçi avukatın kolunu tutmak şeklinde bir fiziki temasının olduğunun net olarak görünmediğini, en basit tabir ile insan yoluna gitmek üzere elini öne doğru itmesinin kolun tutulması olarak değerlendirilmesinin olası olmadığını, ceza hukukunun en temel ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır ilkesinin disiplin soruşturmasında ihlal edildiğini belirterek mezkur karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
İtiraz dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde;
Somut olay, taraf vekilleri olarak yer aldıkları … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/437 esas sayılı dosyasında 26.09.2023 tarihli duruşma bitiminde adliye koridorunda yaşanan tartışma sırasında şikâyetli avukatın, şikâyetçi meslektaşının bilek kısmından tutup itme yönündeki fiziki temasına ilişkindir. Disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülmüş ve yaptırım uygulanmıştır.
Şikâyetli avukat savunmalarında, şikâyetçiyi itme veya bileğini tutma yönünde bir davranışının bulunmadığını; yalnızca karşısındaki yoğun duygusal tonlu konuşmayı sonlandırmak ve ayrılmak istediğini belirtmek üzere elini araya koyduğunu, tanıkların şikâyetçiyle yakınlıkları nedeniyle tarafsız sayılamayacağını, kendi tanığının da dinlenmesini istediğini dile getirmiştir. İtirazında ise görüntü kayıtlarında “bileği tutma”nın net biçimde görünmediğini, kişinin yoluna gitmek üzere elini öne uzatmasının “kol tutma” olarak yorumlanamayacağını, bu nedenle de ceza yargılamasındaki “şüpheden yararlanma” ilkesinin gözetilmediğini ileri sürmüştür.
Dosyada, Baro Yönetim Kurulu’nun disiplin kovuşturması açılmasına karar verdiği; incelemeye konu eyleme ilişkin adliye koridoru kamera kayıtlarının CD ortamında dosyada bulunduğu; yargılama usulünün duruşmalı yürütüldüğü, şikâyetçinin beyanlarını yinelediği ve tanık anlatımlarının alındığı anlaşılmaktadır.
Baro Disiplin Kurulu, olay günü koridor görüntülerini izlediğinde şikâyetli avukatın şikâyetçinin kol bilek kısmını tutma şeklinde fiziki teması bulunduğunu; dosya kapsamındaki tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğunu; söz konusu davranışın meslektaşlar arası saygı ve mesleki dayanışma ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek yaptırım tesis etmiştir. Bu tespit, objektif nitelikteki görüntü kaydıyla tanık anlatımlarının birbiriyle örtüşmesi nedeniyle dosya delillerinin yeknesaklığına dayanmaktadır.
Somut olayda görüntü kaydının varlığı, tanık anlatımlarıyla birlikte, şikâyetlinin “yalnızca mesafeyi korumak üzere elini uzattığı” savunmasını aşan bir fiziki temasın bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu temasın “yolu açma” veya “jest” sınırlarını aşarak meslektaşın bedenine yöneldiği; özellikle bilek bölgesine yönelik kavrama niteliğiyle kabul edilemez bir müdahale oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Şikâyetlinin tanıkların tarafsız olmadığı yönündeki iddiası da delil değerlendirmesini zayıflatacak ağırlıkta değildir; zira tanık beyanları tek başına belirleyici kılınmamış, aksine objektif kamera görüntüsü ile desteklenmiştir. Bu nedenle, itiraz dilekçesinde ileri sürülen “görüntüde netlik bulunmadığı” ve “şüpheden yararlanma” ilkesi vurgusuna dayalı argümanların, dosya bütünü içinde inandırıcı bir kuşku doğurmadığı kabul edilmelidir.
Sonuç olarak, kamera görüntüsü ile tanık beyanlarının oluşturduğu delil bütünlüğü karşısında, şikâyetlinin meslektaşına yönelik fiziki temasının sabit olduğu; bu davranışın mesleki saygı, nezaket ve meslek onuruna uygun tutum yükümlülüğüyle bağdaşmadığı; Baro Disiplin Kurulu kararının hem maddi vakıaya ilişkin tespitlerinde hem de ölçülülük yönünden ceza tercihinde isabet bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 21.02.2025 gün ve 2024/12 Esas, 2025/5 Karar sayılı kararının ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe