TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/340 K. 2025/450

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/2022

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134
[ÖZET] Dosyada mevcut duruşma tutanaklarından da tanık beyanlarından, tanıkların şikâyetli avukatın ofisine gittikleri, söz konusu beyanların şikâyetlinin ofisinde yazıldığı hususu açıkça anlaşılmaktadır.
(Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4,24)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Davalı vekili olarak görev aldığı …5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/94 esas sayılı mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasında, usulde yeri olmadığı halde bildirmiş olduğu tanıkların kendi ofisinde yazılı beyanlarını aldığı ve daha sonra bu imzalı beyanlarını dilekçe ile mahkemeye sunarak yargı görevini yapan tanıkları etkilemeye teşebbüs ettiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, tanıkların mahkeme huzurunda usulüne uygun şekilde dinlenip ifadelerinin alındığını, yazılı beyanları tanıkların kendi istekleri doğrultusunda sunduklarını, tanıkların yazılı beyan sunamayacaklarına dair yasal bir düzenleme olmadığını, şikâyetçinin iddialarının algı oluşturmaya yönelik olduğunu, şikâyetçinin yüksek meblağlı davayı kaybetmiş olmayı içine sindiremediği için böyle bir şikâyette bulunduğunu, şikâyetçinin savcılık şikâyetinin de sonuçsuz kaldığını belirterek, suçlamaları kabul etmemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 22.03.2022 günlü toplantısında, şikâyetli avukatın eyleminin hem Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırılık teşkil eden hem de TCK 277.maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir eylem olduğu kanaati ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 02.03.2023 günlü “Olur”u ile şikâyetli avukat hakkında soruşturma izni verilmediği, bu işleme karşı açılan iptal davasında, … İdare Mahkemesi’nin 14.09.2023 tarih 2023/733 esas ve 2023/1194 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi üzerine 05.06.2024 günü kesinleştiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “… Barosu Yönetim Kurulu’nun 22.03.2023 tarih 2023/42-5 sayılı kararı ile başlayan disiplin kovuşturması, sonucunda; şikâyet, şikâyete konu maddi delil ve vakıalar  değerlendirildiğinde Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel  Müdürlüğü’nün 02.03.2023 tarihli soruşturma izni verilmesine  yer olmadığına ilişkin kararının da değerlendirilmesinde şikâyetlinin bu eyleminin sübuta ermediğinin kabulü ile, bu  şikâyetle ilgili olarak Avukat A… Y… hakkında Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına karar vermek  gerekmiştir.” gerekçesi ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın sicil özetinde disiplin cezasının bulunmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 14.03.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Baro Disiplin Kurulu’nun maddi olayları incelemeden karar verdiğini, şikâyetlinin bildirdiği tanıkların üçünün de duruşma öncesinde şikâyetlinin ofisine giderek, yazılı beyan vermek istemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şikâyetlinin vekil olduğu kişinin annesi A… K…’in TCK madde 277 kapsamında yargılandığını ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, bu maddi olayın Baro Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilmeksizin karar verildiğini,  şikâyetin reddi gerekçesinin kararda belirtilmediğini belirterek, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ve şikâyetli hakkında ceza verilmesine karar verilmesini talep ettiği,
Şikâyetli avukatın 07.04.2025 tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, savcılık, idare mahkemesi ve Baro nezdinde verilen kararlarla hakkında yapılan şikâyete konu iddiaların gerçeği yansıtmadığının sabit olduğunu, şikâyetçinin hak arama özgürlüğünü kötüye kullandığını, bu sebeple şikâyetçi aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının da lehine sonuçlandığını belirtilerek itirazın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dosya incelendi;
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 24.maddesi “Avukat, ilerde tanık olarak dinlenecek kimselerden, istisnai olarak bazı hususları öğrenmek mecburiyetinde kalmış olursa, onları etkilemiş olma şüphesi altına düşmekten kaçınmalıdır. Avukat, tanıklara tavsiyelerde bulunamaz, ne şekilde tanıklık edecekleri veya hâkim önünde nasıl hareket edecekleri hakkında talimat veremez.” hükmünü amirdir.
Somut olayda, şikâyetli avukatın davalı vekili olarak görev yaptığı …5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/94 esas sayılı mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasında, tanık listesi sunarak dinlenmesini talep ettiği tanıkların kendi ofisinde yazılan imzalı tanık beyanlarını kendi imzaladığı dilekçe ekinde mahkemeye sunması tanıkları etki altına aldığı, tanıklara mahkemede söylemeleri gereken hususlar hakkında yönlendirme yaptığı şüphesini doğurmaktadır. Dosyada mevcut duruşma tutanaklarından da tanık beyanlarından, tanıkların şikâyetli avukatın ofisine gittikleri, söz konusu beyanların şikâyetlinin ofisinde yazıldığı hususu açıkça anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu 34.maddesi “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmünü, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4.maddesinin 1.cümlesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır” hükmünü amirdir.
Avukatlık mesleği kolektif bir itibar mesleğidir. Her avukatın mesleğini icra ederken bu itibarın korunmasına ve zedelenmemesine azami özen ve dikkat göstermesi beklenir. Somut olayda ise şikâyetli avukatın şikâyete konu eylemi ile yukarıda belirtilen hükümleri ihlal ettiği, kendisini tanıkları etkileme şüphesi altında bırakacak şekilde özensiz davrandığı sabittir.
Açıklanan nedenlerle şikâyetçi vekilinin itirazının kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasına, şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu 135/1 maddesi gereğince uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi vekilinin itirazının kabulü ile …Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 06.12.2024 gün ve 2023/11 Esas, 2024/27 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Şikâyetli avukatın UYARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Temmuz 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!