TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/140 K. 2025/145

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/2005

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 157
[ÖZET] Dosya içerisinde şikâyetli avukat aleyhine itiraz olmadığından, aleyhe bir karar tesis edilemeyeceği, öte yandan; Her ne kadar Bakanlık, “eylemin niteliği ve ağırlığı, Mahkemece verilen ceza miktarı ile Avukatlık Kanunu’nun 158/1. maddesinde öngörülen ilkeler nazara alındığında…cezasının süre yönünden hafif kaldığı, eylem ile ceza arasında adaletli bir dengenin kurulmadığı” gerekçesiyle Kurulumuz kararını geri göndermişse, şikâyetli avukatın yargılandığı ceza mahkemesince, şikâyetli hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Bakanlığın geri gönderme gerekçesinde işaret ettiği, mahkemece verilen ceza miktarı olan 10 ay hapis cezasının dikkate alınması durumunda, AYM kararı ile sabit olan masumiyet karinesinin ihlal edilmiş sayılacağı, bu nedenle HAGB kararından bağımsız olarak yapılan incelemede Kurulumuzca takdir edilen cezanın alt sınırdan süreli işten çıkarma cezası olduğu görülmekle, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde bulunmayarak önceki kararımızda ısrar edilmesine karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134, 157/7 TBB Mes. Kur. m. 3,4,41,43 )

[KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24.01.2025 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 18.10.2024 gün ve 2024/783 Esas, 2024/810 Karar sayılı kararı,

Bu itibarla, eylemin niteliği ve ağırlığı, Mahkemece verilen ceza miktarı ile Avukatlık Kanunu’nun 158/1. maddesinde öngörülen ilkeler nazara alındığında Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, adı geçen Avukatın itirazının reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmek suretiyle tayin edilen üç ay süre ile işten çıkarma cezasının süre yönünden hafif kaldığı, eylem ile ceza arasında adaletli bir dengenin kurulmadığı, hak ve nesafet kurallarına uygun bulunmadığı anlaşılmıştır.
” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.02.2018 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, … 20. İcra Müdürlüğünün 2015/22749 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında, 30.10.2015 tarihinde tahsil ettiği 16.000 Türk Lirasını (22.843,48 Türk lirasının sonradan fazla tahsilat nedeniyle 6.842,61 Türk lirası iade edildikten sonra bakiye miktar) müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, akçeli konularda mahkeme aşaması tamamen kesinleşmeden müvekkiline ödeme yapmayı sakıncalı bulduğunu, müvekkil adına tarafınca yapılan masraflar ile karşı tarafa ödenecek vekalet ücretinin de tahsil ettiği tutardan karşılanacağını, bu hususta şikâyet edene bilgi verdiği ve 11.456,85- TL’yi UYAP üzerinde tanımlı olan hesapta şikâyet edenin bilgisi dahilinde beklettiğini, buradan herhangi bir kazanç elde etmediği gibi şikâyet edenin zararına da sebep olmadığını, sonradan şikâyet edenin başka avukatlarla görüşmek suretiyle tarafından tüm tahsilatı talep etmesi üzerine önce 20.07.2017 tarihinde PTT aracılığıyla 11.456,85-TL havale ettiğini, iade edilen bu tutarı daha sonra … İcra Müdürlüğünün 2017/26737 sayılı dosyası üzerinden tarafı aleyhine başlatılan icra takibine gerekli itirazı ve izahatı da sunarak anılan dosyaya yatırdığını, şikâyet edene hiçbir borcu veya ona ait uhdesinde tuttuğu para bulunmadığı gibi kendisinden vekalet ücreti ve masraf alacağı bulunduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 27.03.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukat Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 41 ve 43. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/145 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 08.06.2021 gün ve 2021/206 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verildiği,
Kararın istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/1978 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 155/2, 62/1 ve 52/2.maddesi gereğince neticeten 10 Ay Hapis 2.000 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi üzerine 22.11.2023 günü kesinleştiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Kurulumuz tarafından, tüm bu hususlar çerçevesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan suçlar kapsamında yargılanan ve hakkında mahkumiyet karan verilen şikâyet edilen avukat hakkında, 5/a kapsamında suç işlediği ve meslekten ihracı gerekecekken; CMK 231/5 kapsamında almış olduğu ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’ kararı gereği bir alt cezaya hükmedilmesine; Avukatlık Kanununun, Baro Disiplin Kurullarına süreli işten çıkarma cezası yönünden ‘3 aydan 3 yıla kadar’ şeklinde tanıdığı takdir yetkisinin, şikâyet edilen avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle yargılandığı, maddi gerçeği araştırmakla görevli ceza mahkemesi tarafından tespit edilen maddi vakıalar ve yukarıda izah edilen değerlendirmeler doğrultusunda, kurulumuzda alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yönünde bir kanaat oluşmadığından 3 ay süre ile işten çıkarma cezası verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 13.09.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetçinin, tahsilattan kendisine ödenecek miktarı az bularak beğenmediğini, büroya çağırmasına rağmen gelip parasını almadığını, bunun üzerine aynı gün PTT’den ihbarlı olarak adresine gönderdiği parayı da kabul etmeyerek geri çevirdiğini, 3 ay sonra kötü niyet ve haksızca kendisini, bir başka vekili aracılığıyla icra takibine koyarak kendi düşündüğü alacağı talep ettiğini, icra dosyasına, PTT’den iade aldığı parayı aynen icra dosyasına yatırdığını ve bu meblağın üstünde talep edilen kısma itiraz ettiğini, itiraz üzerine bu defa … 27.Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davasını açıldığını, değişik bilirkişi incelemelerinden geçen dava, “zaten davalıdan takip dosyasında itiraz edilmeyen kısım yönünden tahsil ettiği böylece davalıdan takibe konu bir alacağın kalmadığı anlaşılmakla” denilerek kesin olarak reddedildiğini, ceza mahkemesince öncelikle hukuka uygun gerekçelerle hakkında beraat kararı verildiğini, fakat ne yazık ki istinaf mahkemesince hakkında HAGB karar verildiğini, hakkındaki HAGB kararı dikkate alınarak, hükmolunan ceza davasının hükmünün henüz açıklanmamış olması sebebiyle suç işlenmesinden önceki hale geri dönerek açıklanması geri bırakılan hükmün tüm sonuçlarıyla hukuk aleminden kaldırıldığını belirterek mezkur karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Dosya incelendi;
Dosya içerisinde şikâyetli avukat aleyhine itiraz olmadığından, aleyhe bir karar tesis edilemeyeceği, öte yandan;
Her ne kadar Bakanlık, “eylemin niteliği ve ağırlığı, Mahkemece verilen ceza miktarı ile Avukatlık Kanunu’nun 158/1. maddesinde öngörülen ilkeler nazara alındığında…cezasının süre yönünden hafif kaldığı, eylem ile ceza arasında adaletli bir dengenin kurulmadığı” gerekçesiyle Kurulumuz kararını geri göndermişse, şikâyetli avukatın yargılandığı ceza mahkemesince, şikâyetli hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Bakanlığın geri gönderme gerekçesinde işaret ettiği, mahkemece verilen ceza miktarı olan 10 ay hapis cezasının dikkate alınması durumunda, AYM kararı ile sabit olan masumiyet karinesinin ihlal edilmiş sayılacağı, bu nedenle HAGB kararından bağımsız olarak yapılan incelemede Kurulumuzca takdir edilen cezanın alt sınırdan süreli işten çıkarma cezası olduğu görülmekle, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde bulunmayarak önceki kararımızda ısrar edilmesine karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden; Şikâyetlinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 08.03.2024 gün ve 2019/174 Esas, 2024/35 Karar sayılı kararının ONANMASINA ilişkin Kurulumuzun 18.10.2024 gün ve 2024/783 Esas, 2024/810 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Mart 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!