TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/238 K. 2025/271

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/2000

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134
[ÖZET] Dosya kapsamı ve ceza yargılaması sonucunda elde edilen kesinleşmiş mahkeme kararına göre; şikâyetli avukatın görevli kamu personeline yönelik olarak “serserilik yapma, alacaksın bu postayı sana diyorum, duyuyor musun” şeklindeki ifadeleri kullandığı sabit olup, bu ifadelerin kamu görevlisini küçük düşürücü ve toplum nezdinde onur kırıcı nitelikte olduğu Ceza Mahkemesi kararı ile belirlenmiş ve söz konusu karar 10.08.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134  TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Kamu Görevlisine Alenen Hakaret” suçu bakımından hakkında kamu davası açıldığı hususunun bildirilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle; iddialarını kabul etmediğini, şikâyetçiye hakaret etmediğini, yapması gerektiğini hatırlatmasını hakaret gibi algılayan PTT memurunun kendisine karşı “hürriyeti tahdit” suçu işlediğini ve de PTT memurunun mesai arkadaşı olan polis memurunun ifadeleriyle bahse konu suçlamanın sanığı ama gerçekte mağduru olduğunu, 04.08.2020 tarihinde mesai saatleri içerisinde … Adliyesi PTT Şubesi’ne mesleki amaçla tebligat göndermek için gittiğinde görevli PTT memuruna avukat olduğunu belirtmesine ve işlem aciliyetini anlatmasına rağmen ve ayrıca mesai saatleri içinde olduğu halde nezaketsiz bir tutum sergileyerek önce görevini yapmaktan imtina ettiğini sonra da kendisini PTT şubesine ikisi yalnız iken kapıyı tutmak suretiyle kilitleyerek hürriyeti tahdit suçu işlediğini, bu hususlardaki tüm iddiaların … Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/107 ve 2021/1164 sayılı soruşturma dosyaları içerisinde bulunan kamera görüntüleri ve de kamera görüntülerinin incelenmesine dair 06.05.2021 tarihli Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen tutanak ile sabit olduğunu, görüntülerde saat 17:00’dan önce PTT şubesine girip gönderim zarfını alıp doldurmaya başlamış olmasına rağmen, S.G.’nin zarfı almadığının yani görevini yapmaktan kasten kaçındığının sabit olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 28.08.2024 günlü kararı ile itiraz dilekçesinin şikâyetli avukata tebliğ edilmediği görüldüğünden dosyanın iadesine karar verildiği, Baro Disiplin Kurulunca eksikliğin ikmal edildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 28.04.2022 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hakaret” suçundan cezalandırılması istemiyle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/113 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 21.06.2022 gün ve 2022/462 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 125/1 ve 62. maddesi gereğince neticeten 7.000 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi üzerine 10.08.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “…Somut olayda sanığın katılana yönelik ‘serserilik yapma, alacaksın bu postayı sana diyorum duyuyor musun’ şeklinde söylemde bulunduğunun sabit olduğu, söz konusu ‘serseri’ ifadesinin katılan üzerinde onur kırıcı ve küçük düşürücü mahiyette, toplum içerisindeki itibarını ve diğer fertler nezdindeki saygınlığına saldırı niteliğinde olduğunun kabulü ile sanığın Kamu Görevlisine Hakaret suçundan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince takdiren ve tercihen adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, verilen cezada alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren neden görülmemiştir. Sanığın eylemini orada bulunması halinde herkesin duyabileceği bir ortamda alenen gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK’nın 125/4 maddesi gereğince arttırım yapılmıştır. Olayda katılanın sanığa yönelik herhangi bir haksız fiilinin bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosya kapsamı ve deliller değerlendirildiğinde şikâyetli avukat ile şikâyetçi PTT memurun şikâyete konu olay sırasında adliye postanesinde yalnız  oldukları ve adliyede görevli olan polis tek tanık olarak dinlenildiği dikkate alındığında; şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı davrandığı yönünde her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı nitelikte somut delil bulunmadığından, şikâyetli Avukat hakkında DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA”  gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.07.2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, ilgili avukatın disiplin cezasına konu olan eylemi hakkında mahkemece suç sabit görülerek ceza tayin edildiğini bu suretle de avukatın şikâyet konusu kamu görevlisine hakaret eylemini işlediği anlaşıldığından buna uygun olarak hakkında disiplin cezası verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde disiplin cezası verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı görülmekle kararın bir kere de Kurulumuzca incelenerek, itirazen kaldırılmasına karar verilmesinin kamu adına talep olunduğu,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamı ve ceza yargılaması sonucunda elde edilen kesinleşmiş mahkeme kararına göre; şikâyetli avukatın görevli kamu personeline yönelik olarak “serserilik yapma, alacaksın bu postayı sana diyorum, duyuyor musun” şeklindeki ifadeleri kullandığı sabit olup, bu ifadelerin kamu görevlisini küçük düşürücü ve toplum nezdinde onur kırıcı nitelikte olduğu Ceza Mahkemesi kararı ile belirlenmiş ve söz konusu karar 10.08.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Avukatlık mesleği, kamu hizmeti ve serbest meslek niteliğini birlikte taşıyan, taşıdığı ayrıcalık ve güvencelere karşılık olarak, yüksek düzeyde bir meslek etiği ve sorumluluğu gerektiren bir faaliyettir. Avukatın mesleki unvanı ve sıfatı ile kamusal alanda gerçekleştirdiği davranışlarının, sadece mesleki değil aynı zamanda toplumsal sorumluluğu da bulunmaktadır.
Bu bağlamda, şikâyetli avukatın kamu görevlisine yönelik sarf ettiği ifadelerin, Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesinde öngörülen “meslek onuruna, düzenine ve avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranma” yükümlülüğüyle bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Şikâyetli avukatın eylemi, mesleki itibar ve güveni zedeleyici nitelikte olup, kamu görevlileriyle ilişkilerde sergilenmesi beklenen ölçülü, saygılı ve meslek etiğine uygun davranış ilkesini ihlal etmektedir. Bu kapsamda, şikâyetli avukatın sözlü beyanları disiplin yaptırımını gerektirecek mahiyettedir.
Şikâyetli avukatın disiplin sicilinde herhangi bir sabıkasının bulunmaması lehine değerlendirilmiş, ancak yukarıda izah edilen şekilde mesleki etik ilkelere aykırı davranışta bulunduğu sabit görüldüğünden, Avukatlık Kanunu’nun 135. ve devamı maddeleri gereğince, itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak şikâyetlinin uyarma cezası ile cezalandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Gereği düşünüldü:
1- … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 20.05.2024 gün ve 2022/D.500 Esas, 2024/198 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli avukatın
UYARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 03 Mayıs 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!