Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1999
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 144 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “1-Davacı müşteki vekili sıfatıyla, … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2019/745 esasına kayden takip ettiği ‘Tazminat’ davasında cevaba cevap dilekçesi ibraz etmeyip, delil listesi sunmadığı gibi davanın safahatı hakkında da şikâyetçiyi bilgilendirmediği,
2-Davacı şikâyetçi vekili sıfatıyla, … 1. İdare Mahkemesinin 2018/1007 esasına kayden takip ettiği ‘İptal’ davasıyla gereği gibi ilgilenmeyip, yargılama neticesinde 10.04.2019 tarih ve 2019/350 sayı ile davanın reddine dair aleyhe kararın verilmesine neden olduğu,
3-Müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği bir kısım davada, şikâyetçi ile aralarındaki vekil-müvekkil ilişkisi kapsamında edindiği ve mesleki sır niteliğindeki bazı bilgileri, müvekkili müştekinin aleyhine olacak şekilde davaların karşı tarafları ile paylaşarak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 36. Maddesinde düzenlenen sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı,
4-Davacı müşteki vekili sıfatıyla, … 2. İdare Mahkemesinin 2019/252, 2019/1025, 201974.026 ve 2019/1027 esaslarına kayden takip ettiği ‘İptal’ davalarının yargılamaları sonunda, bahse konu davaların kabulüne dair verilen lehe kararlara yönelik, davalı taraflarca yapılan istinaf Başvurularına ait dilekçeleri büro personeli vasıtasıyla tebellüğ ettiği hâlde, söz konusu istinaf başvurularına karşı herhangi bir cevap dilekçesi ibraz etmediği,
5-Davacı şikâyetçi vekili sıfatıyla, … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2019/744 esasına kayden takip ettiği ‘Tazminat’ davasının 10.03.2020 tarihli duruşmasına herhangi bir mazeret bildirmeksizin katılmayarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/1. maddesi gereğince dosyanın, bizzat davacı müşteki tarafından yenilendiği 26.06.2020 tarihine kadar işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği,
6-Davacı müşteki vekili sıfatıyla … 1. İdare Mahkemesinin 2018/430 esasına kayden takip ettiği ‘iptal’ davasının yargılaması neticesinde 26.11.2018 tarih ve 2018/1316 sayı ile davanın reddine dair verilen aleyhe kararı 28.01.2019 tarihinde tebellüğ ettiği hâlde, söz konusu hükme karşı yasal süresinden sonra, 28.02.2019 tarihinde ve gecikmeli olarak istinaf kanun yoluna başvurarak, … Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince 06.09.2019 tarih ve 2019/385 esas, 2019/812 sayı ile istinaf başvurusunun süre yönünden reddine sebebiyet verdi” iddiaları bakımından başlatılan disiplin davasında, şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat 27.01.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, disiplin soruşturmasının duruşmalı yapılmasını talep etmiş olmasına rağmen bu talebinin Disiplin Kurulu tarafından kabul görmediğini, … 5.Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sadece istinaf süresini kaçırma eyleminin kusurlu bulunduğunu ve mahkemenin adli sicil kaydının bulunmamasını, olayda giderilmesi gereken somut bir zararın olmamasını ve kendisinin iyi halini göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaati ile ceza tesis ederken, Baro Disiplin Kurulunun uyarma cezası yerine hangi saikle kınama cezası verdiğinin anlaşılamadığını, eylemine uyan cezanın uyarma cezası olduğunu, sözde menfaat temini iddiasının somut delil olmadan kabul edilerek kınama cezasına gerekçe yapılmasının hakkaniyete uygun olmayan bir yaklaşım olduğunu, eşit ve hukuka uygun olmayan bir yargılamaya ve sonucu ile karşı karşıya kaldığını beyan ederek, kınama cezasının bozularak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun yapılan tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
İncelenen dosya kapsamından şikâyetli avukatın, soruşturma aşamasında verdiği 25.09.2020 tarihli dilekçesi ile incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını talep ettiği ancak Baro Disiplin Kurulunca duruşma açılmaksızın yargılama yapıldığı ve karar verildiği anlaşılmıştır.
Ceza muhakemesi hukukunda olduğu gibi disiplin yargılamasının da amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Maddi gerçeğe ulaşabilmenin temel gereklerinden biri de yargılama faaliyetinin etkin bir şekilde yürütülmesidir. Disiplin yargılamasının evrelerinden biri olan duruşma da yargılamanın aydınlanmasına ve Anayasa’nın 36.maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının gerçekleşmesine hizmet etmektedir.
Avukatlık Kanunu 144.maddesinin 1.fıkrası “Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde, yönetim kurulunun iletmesi üzerine, disiplin kurulu, incelemesini evrak üzerinde yapar. Disiplin kuruluna gönderilen dosya içinde avukatın sicili de bulunur. Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, disiplin yargılamasında taraflardan birinin talebi halinde duruşma yapılması zorunlu kılınmıştır. Duruşma talebine rağmen duruşma yapılmamış olması savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geleceğinden, verilen karar hukuka uygun bulunmamış ve şikâyetli avukatın itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü
Şikâyetli avukatın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 07.11.2024 gün ve 2023/128 Esas, 2024/137 Karar sayılı kararının
BOZULMASINA,
oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe