TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/127 K. 2025/209

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1992

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134
[ÖZET] Şikâyetli avukat gerek mesleğini icra ederken gerek de özel hayatında mesleğin itibarını zedeleyecek davranışlardan uzak durmalıdır. Şikâyetli avukatın şikâyetçi ile alacak-borç ilişki içerisinde olması ve neticeten bu durumun icra dosyasına konu edilmesi ve şikâyetlinin icra dosyanın borçlusu konumunda bulunması mesleğin itibarını zedeleyecek türden bir davranıştır. Bu yüzden şikâyetli avukat eylemlerinde daha dikkatli olmalı ve kolektif itibarı gözeterek hareket etmelidir.
(Av. Yas. m. 34, 134  TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 17.06.2019 günlü “Olur”u ile; “Müşteki … Ltd. Şti. vekili sıfatıyla takip ettiği dava ve icra takiplerini lehe sonuçlandıracağı vaadi ile şikâyetçi şirketten 1.500.000,00 Türk lirası borç para aldığı ve bu paranın karşılığı olarak adına kayıtlı taşınmazı müşteki firmaya devredip, teminat olarak da 2 adet 750.000,00 Türk lirası miktarlı karşılığı bulunmayan çekleri ciro ederek, alacaklı müşteki şirket tarafından, kendisi hakkında, … 5. İcra Müdürlüğünün 2018/2383 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi ve 13.03.2018 kayıt tarihli şikâyet dilekçesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “ben müştekiye yada şirkete davanızı çözerek diyerek borç istemiş değilim, hakkımda dava açılmasını sağlamak için böyle dediğim iddia edilmiştir, ayrıca o sırada bende de müştekinin yada şirketinin böyle bir davası yoktu, şirketin vekaletnamesi bende vardı, halende vardır, bana 1 milyon TL borç verdiler, bende 2 adet her biri 750. 000 TL olan çekler verdim, daha sonra çekler karşılıksız çıktı, bir borç karşılığı önceden müştekiye bir ev vermiştim, ayrıca 5-6 otobüsümden biri vermeyi de teklif ettim, ben müştekiye başka hacizlerde olacağını söyleyerek otobüsü vermeyi doğrudan teklif ettim, haczi kaldırdığı anda ben otobüsün noterde devir edecektim, ancak müşteki binde birlik aksilik ihtimalini düşünerek benim bu teklifimi kabul etmedi. Az önce bahsettiğim evi çeklerden önce müştekiye noterden devir etmiştim, müşteki benim otobüslerimden birini icra yoluyla sattırdı, ayrıca ben otobüsün icrada satılması için de yardımcı oldum, 2 adet çeki ben kendim tanzim edip imzaladım, bu konuda bir çekişme yoktur, olay bir alacak verecek ilişkisidir, hukuki uyuşmazlıktır, görevi kötüye kullanma suçu oluşmaz, TCK’da herhangi bir suç da oluşmaz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 28.12.2018 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/106 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 01.12.2020 gün ve 2020/321 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın temyizde onanarak 08.06.2023 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, ve katılan beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanık, Katılan … Limited Şirketi arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, sanığın vekalet ilişkisi çerçevesinde görevinin gereklerine aykırı hareket ettiğine dair katılanın beyanlarının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı anlaşılmış bu nedenle sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçun unsurları oluşmadığından beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Avukatlık Kanunu 140. Maddesi uyarınca Ceza yargılamasının kesinleşmesi beklenmiştir. Eldeki dosya kapsamında, yargılamaya muhtaç bir şikâyet hakkında … 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2020/106 esas, 2020/321 sayılı maddi olay ile ilgili kesinleşen karan, gözetilerek, şikâyetli avukat hakkında kurulumuzda da ceza tayinine yer olmadığına karar vermek yönünde kanaat hasıl olmuştur.”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 13.01.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetlinin müvekkilinin avukatı olmasını kullanarak ve bir kısım güven oluşturacak eylemlerde bulunarak hukuka aykırılıklar yaptığını bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, şikâyetlinin, keşideci olan …Tekstil San. Ve Tic. A.Ş.’nin  şirket yetkilisi olan A.M.’nin ve çekte diğer ciranta olan A. Ç.’nin de avukatlığını yaptığını, kötü niyetli olarak kendisi gibi dosya borçlusu olan A.M. adlı kişinin mal kaçırmasını sağladığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetli vekilinin 24.01.2025 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin üzerine atılı suçtan beraat ettiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu, masumiyet karinesi de dikkate alınarak itirazın reddini talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetçi vekilinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar şikâyetli avukat hakkında, disiplin davasına konu eylem nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmişse de Avukatlık Kanunu’nun “Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri” başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır” denmektedir.
Şikâyetlinin, disipline konu eylem nedeniyle yargılandığı ceza dosyasında, Sayın Mahkeme, şikâyetli hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı vermiştir. CMK’nın 223/2-a maddesi “Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” halinde beraat kararı verilmesini düzenlemektedir.
Bu madde kapsamında verilen beraat kararı “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat” hükmünde olmadığından, Avukatlık Kanunu’nun 140/3. maddesi gereği yargılamaya konu eylem konusunda disiplin kovuşturması yapılmasına ve yapılacak kovuşturma sonucunda disiplin cezası verilmesine engel bulunmamaktadır.
Somut olayın incelenmesinde;
Şikâyetli avukat hakkında, “dava ve icra takiplerini lehe sonuçlandıracağı vaadi ile şikâyetçi şirketten 1.500.000,00 Türk lirası borç para aldığı” iddia edilmişse de şikâyetlinin borç aldığında ve aldığı borcu ödeyememesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığında tereddüt olmadığı ancak aldığı paranın “dava ve icra takiplerini lehe sonuçlandıracağı vaadi” ile aldığı hususunun ispata muhtaç olduğu görülmüştür.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. Maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Şikâyetli avukat gerek mesleğini icra ederken gerek de özel hayatında mesleğin itibarını zedeleyecek davranışlardan uzak durmalıdır. Şikâyetli avukatın şikâyetçi ile alacak-borç ilişki içerisinde olması ve neticeten bu durumun icra dosyasına konu edilmesi ve şikâyetlinin icra dosyanın borçlusu konumunda bulunması mesleğin itibarını zedeleyecek türden bir davranıştır. Bu yüzden şikâyetli avukat eylemlerinde daha dikkatli olmalı ve kolektif itibarı gözeterek hareket etmelidir.
Açıklanan nedenlerle, şikâyetlinin dosya kapsamında sabit olan eyleminin meslek kurallarına aykırılık teşkil ettiği ve eylemin karşılığı olan cezanın Avukatlık Kanunu’nun 135/1.maddesi gereğince uyarma cezası olduğu anlaşılmakla, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikâyetli avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi vekilinin itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 03.07.2024 gün ve 2019/16 Esas, 2024/91 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
Şikâyetli avukatın
UYARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Nisan 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!