TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/551 K. 2025/492

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1981

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 140
[ÖZET] * Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
(Av. Yas. m. 140/3)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Tehdit” suçu bakımından kamu davası açıldığı hususunun bildirilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; olay tarihinde S… birlikte … sahiline gittiklerini, sonra evlerine dağıldıklarını, kendisinin evde istirahate çekilip uyuduğunu, ertesi sabah … Avukatları WhatsApp grubunda şikâyetçinin S… ile ilgili yazısını gördüğünü, hemen S…’ı arayıp durumu sorduğunu, S…’ın A… ağabeyi aradığını, ama ne dediğini hatırlamadığını, söylediğini, mesajın içeriğinden S…’ın yaptığı hatadan dolayı kendisine kızdığını ve iş akdine son verdiğini, S…’ın büroda yaşanan olayla ilgili olarak bürodaki konuşmaları duyması, müvekkiliyle ilgili dosyaya A… beyin kendilerinden habersiz vekaletname sunması ve kendilerinin de buna içerlemesi nedeni ile bu davranışta bulunmuş olabileceğini, kendisinin A… beyi araması konusunda bir talimat vermediği gibi telefon numarasını da vermediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 14.04.2025 günlü kararı ile şikâyetçi avukatın itiraz dilekçesinin şikâyetliye tebliğ edilmesi gerektiğinden dosyanın iadesine karar verildiği, Baro Disiplin Kurulunca eksikliğin ikmal edildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 17.05.2023 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Tehdit” suçundan cezalandırılması istemiyle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/811 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 15.05.2023 gün ve 2023/497 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 02.06.2023 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Sanık … hakkında her ne kadar atılı tehdit suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama toplanan deliller kapsamında Cumhuriyet Savcısı tarafından usulüne uygun yemini yaptırılıp alınan tanık beyanında sanık S…’ın müştekiyi tehdit ettiği sırada sanık O..’nun yanında olup olmadığı veyahut sesini duyduğuna ilişkin bir beyanının olmayışı ile sanığın aksi ispatlanamayan ve tüm aşamalarda alınan tutarlı beyanları dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, Ceza yargılamasının evrensel ilkelerinden biri olan ‘şüpheden sanık yararlanır’ kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartının, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat edilmesine bağlı olduğu, olayın oluş şekli itibariyle tam olarak aydınlatılamamış olayların ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, mahkumiyet hükmünün kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin kanaate varılmamış olup, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Disiplin Kurulumuzca yapılan soruşturmada, şikâyetli Avukat hakkında … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde tehdit suçundan 2022/811 Esas, 2023/497 Karar sayılı dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ‘…toplanan deliller kapsamında sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak ve kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından…’ saptaması yapılarak şikâyetli avukatın beraatına karar verildiği, kararın 02.06.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Disiplin Kurulumuzca yapılan soruşturmada da dosyada mevcut şikâyet, Savcılık ve Mahkeme Kararları, savunma dikkate alındığında, şikâyetli avukatın Avukatlık Yasası ve Meslek Kurallarına aykırı bir davranışının bulunmadığı, iddianın soyut bir iddiadan ibaret kaldığı kanaatine varıldığından ceza verilmesine gerek görülmemiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçi avukatın 19.09.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, 29.05.2022 günü dava dışı … tarafından arandığını, …’nun kendisine, “ben son kabadayı …, yarın … dosyasından vekaletini derhal çekiyorsun’ dediğini, alkollü olduğunu düşünmedi nedeniyle konuşmayı ciddiye almadığını, bu sırada vekaleten işlerini yürüttüğünü bildiği şikâyetli avukatın telefonda sesini duyduğunu, duyduğu kadarıyla Süleyman’a kendisini kastederek “ne diyor sana” dediğini, bu şekilde birlikte hareket ettiklerini anladığını, kendisine “çekmezsem ne olur” diye sorunca, S..’ın, “seni mermi manyağı yaparım, mermiyi yersin” diyerek tehdit ettiğini, bu görüşmeye meslektaşı olan eşinin şahit olduğunu, şikâyetli avukat ve … iletişim tespitleri ve HTS kayıtlarının araştırılmasını talep ettiğini, kendisini tehdit eden S… ve S…’ın işvereni olan ve bu olayda S…’ı azmettiren şikâyetli avukattan şikâyetçi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetçi avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 140/3 maddesi, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmüne haizdir.
Disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak şikâyetli avukat hakkında, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
Nitekim, Danıştay 8. Dairesinin 28.09.2021 gün 2019/322 esas, 2021/4151 karar sayılı ilamının “
Buna göre, Anayasa Mahkemesinin bahsi geçen ihlal kararı sonrasında davacı hakkında mahkumiyet kararını veren Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi karşısında, ilgilinin avukatlık mesleğini icra etmesine engel bir mahkumiyet hükmünün varlığından söz etme olanağı kalmamış, dava konusu işlem sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale gelmiştir.
” şeklindeki gerekçesi de bu yöndedir.
Anılan nedenlerle, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi avukatın itirazının reddine, …Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 07.08.2024 gün ve 2023/06 Esas, 2024/17 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Temmuz 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!