Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1979
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 136/1, TBB Mes.Kur. m.3) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; şikâyetçinin 30.10.2013 kayıt tarihli şikâyet dilekçesi üzerine başlatılan ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06.10.2016 günlü “Olur”u ile “Müşteki …’ün … ilçesi … köyündeki malvarlığında terör nedeniyle meydana gelen zararın tazmini için gerekli hukuki işlemlerde bulunmak üzere … 18. Noterliğinin 28.03.2005 tarihli vekâletnamesi ile şikâyetçinin vekilliğini üstlenip, vekâlet ücreti ve masraflara mahsuben de müvekkilinden 1.500 Türk lirası aldığı hâlde …Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığınca 2008/4-3912 sayılı dosyada müştekinin malvarlığındaki terör nedeniyle doğan zararların giderilmesi başvurusunun 16.07.2008 tarihinde kısmen reddine dair kararı 03.07.2009 tarihinde tebellüğ ettiği hâlde, İdarî işlemle ilgili 60 gün içinde açması gereken iptal davasını … 1. İdare Mahkemesinin 2009/2116 esasına kayden 14.09.2009 tarihinde gecikmeli olarak açarak, 12.10.2009 tarihli ve 2009/1849 sayı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın verilmesine sebebiyet verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı ceza mahkemesinde, “Müşteki ile aynı köyde bulunan yaklaşık 60 kişinin terörden kaynaklı tazminat başvurularının takibi için vekaletini aldım. Müşteki …’den vekaleti yüz yüze almadım. Topluca çıkarıp bana getirdiler. İlk zamanlarda büroma bir kez müştekinin gelmişti, ondan sonra irtibat kuramadık. Valilik keşif işlemi yapılacağı günü ve saati bildirmediği için keşfe katılamadık. Sulh yetkimiz vardı. Müşteki ile aynı sülaleden sekiz kişinin aynı konu ile ilgili vekaleti vardı. Dava açma süresini maalesef kaçırdığımız için davamız reddedildi. Ben de daha önce belirlenen tazminat miktarını kabul ettiğimizi bildirerek Valiliğe başvurdum. Onlar İçişleri Bakanlığı ile görüştüler. En sonunda Valiliğin belirlediği tazminatın tarafımıza ödenmesine karar verildi. Müştekinin akrabası … isimli şahısla irtibatımız sürekliydi. Diğerleri adına da genelde o işlemleri takip ediyordu. Para müvekkillere ödenmek üzere hesabıma yattı. Ben … telefonla aradım. Ailesini temsilen kendisini aradım. Durumu izah ettim. Gelip paralarınızı alabilirsiniz dedim. Benzer durumda olan yedi şahıs gelip paralarını aldılar. Sekiz kişi adına … geldi, ben sordum, soruşturdum bizim toplam 400.000,00 TL civarında para almamız gerekiyormuş, biz bu parayı kabul etmiyoruz dedi. Benden sekiz kişi adına 400.000,00 TL talep etti, ben de öyle bir şeyin mümkün olmadığını söyledim. Müşteki … dışındaki diğer altı kişi bana ulaşıp paralarını aldılar. … ile … kaldı. Paralarını alanlar …’e haber verdik, bir haftaya kadar …’den gelecek dediler. Bende …’ün telefon numarası yoktu. Vekaletnamesinde numarasının olup olmadığına dikkat etmedim. Parayı çekmem ile …’a ödemem arasında 2,3 ay kadar zaman geçti. Toplu yatan parayı hesabımdan yattığı tarihten sonra çekiniş olmalıyım. Çekip gelenlere elden ödeme yapmak için büromda tutuyordum. Zira müvekkiller köylüdürler. Hepsinin sağlıklı bir hesap numarası filan yoktu. Ödediklerimden belge aldım. … isimli şahıs davayı geç açtığımı, süreden red olduğunu öğrenince bunu koz olarak kullanıp benden para koparmaya çalıştı. Bunlara ödemem …’ın onları yanıltması nedeniyle biraz gecikti ama diğer altı kişi etraflarına sorup soruşturup gelip paralarını aldılar. Alacak ailesinden paralarını alan altı kişi de zaten yaklaşık parayı çekmemden itibaren 2-2,5 ay sonra paralarını aldılar. Belgelerimi topluyorum. Gelecek celse ibraz edeceğim. Zimmet söz konusu değildir. H… ile yaşanan ihtilaftan kaynaklı bir gecikme vardır” şeklinde savunmada bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından; dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 20.01.2023 günlü kararı ile şikâyetli avukata, Baro Disiplin Kurulu kararının ve …Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinin elektronik tebligat ile usulüne uygun tebliğ edildikten ve karara itiraz edilmesi durumunda şikâyetçiye usulüne uygun itiraz dilekçesi tebliğ edildikten sonra incelenmek üzere Kurulumuza gönderilmesi için dosyanın esastan incelenmeksizin Barosuna iadesine karar verildiği, Baro Disiplin Kurulunca eksikliğin ikmal edildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 01.10.2014 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3.maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan cezalandırılması istemiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/217 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 04.12.2018 gün ve 2018/620 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/2 ve 62. maddesi gereğince neticeten 5 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi üzerine 02.01.2019 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Dosyada toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mağdurun 5233 – sayılı yasa kapsamında başvuruda bulunmak üzere 28.03.2005 tarihinde … Barosu avukatlarından dosyamız sanığı … vekaletname verdiği, sanığın mağdur adına gerekli başvuruyu yaptığı ve yapılan keşif ve incelemeler sonucunda mağdura 11.588,63 TL tazminatın takdir edildiği, bu miktarın mağdur tarafından kabul edilmemesi nedeni ile 16.07.2008 tarihinde uyuşmazlık tutanağının düzenlendiği, akabinde sanık tarafından mağdur adına … 1. İdare Mahkemesinde 2009/2116 esas sayılı dosyası üzerinden iptal davasının açıldığı ancak sanığın davayı süresi içinde açmaması nedeni ile … 1. İdare Mahkemesinin 12.10.2009 tarih, 2009/2116 esas ve 2009/1849 karar sayılı kararı ile süre aşımı yönünden davanın reddine karar verildiği, daha sonra … Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyon Başkanlığınca hazırlanan sulhnamenin imzalandığı, bu sulhname gereğince sanığa mağdura teslim edilmek üzere 11.588,63 TL ödeme yapıldığı şeklinde gelişen olayda avukat olan sanığın tazminat miktarının tespitinden sonra avukatlık mesleğinin gereklerini yerine getirmede ihmal ve gecikme göstererek yasal süresi içerisinde gerekli davayı açmaması sebebi ile …1. İdare Mahkemesinin 12.10.2009 tarih, 2009/2116 esas ve 2009/1849 karar sayılı kararı iptal davasının reddine karar verilmesi nedeniyle mağduru zarara uğratmış olduğu bu suretle ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla sanığın TCK’nın 257/2.maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Şikâyetli avukatın şikâyetçi adına … Valiliği Zarar Tespit Komisyonu’na yaptığı başvuru nedeniyle icra edilen keşfe katılmaması, takdir edilen ve şikâyetçi tarafından kabul edilmeyen zarar takdirine karşı yasal süreyi geçirerek açtığı davanın …1. İdare Mahkemesince süre yönünden reddine sebebiyet vermesi ve tespit edilen tutarın ödenmesi için … Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığına başvurarak 2013 Mayıs ayı içerisinde tahsil ettiği tazminatı şikâyetçinin şikâyette bulunması üzerine iade ederek geçen süre boyunca parayı uhdesinde tuttuğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenler ve kurulumuzca yapılan değerlendirme neticesinde yukarıda değinilen yasa ve meslek kuralları dikkate alındığında şikâyetli avukatın, şikâyet konusu olayda eylem ve davranışları ile isnat edilen disiplin suçunu işlemiş olduğu anlaşıldığından hakkında disiplin cezası uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (25.10.2013) tekerrüre esas ceza olmadığı,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.09.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Avukatlık Kanunu’nun 136/2 maddesinde yer alan 5 yıllık bir dönem içerisinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suç için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır hükmü uyarınca, 13.02.2019 tarihinde kesinleşen kınama cezası alan avukat hakkında bir üst cezanın tayini gerekirken verilen kınama cezasının usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bahisle kararın kaldırılmasının kamu adına talep edildiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Dosya kapsamı incelendiğinde;
Uyuşmazlık şikâyetli avukatın eyleminin kınama cezasından daha ağır bir cezayı gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır.
Şikâyetli avukat hakkında, şikâyetçinin 30.10.2013 tarihli başvurusu üzerine başlatılan disiplin soruşturmasında; … Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu’nca verilen kararın tebliğinden itibaren yasal süre içerisinde iptal davası açılmaması, bu suretle davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesine ve şikâyetçinin zarara uğramasına neden olunması, ayrıca müvekkiline ait tazminat bedelinin tahsil edilmesine rağmen, uzun süre ödeme yapılmaması ve ancak şikâyet sonrası iade edilmesi şeklindeki eylemlerin sabit olduğu anlaşılmıştır.
Şikâyetli, disiplin yargılamasında ve ceza mahkemesindeki savunmasında, müvekkilin vekâletini yüz yüze almadığını, irtibat kuramadığını, keşif günü tarafına bildirilmediğini, dava süresini kaçırdığını kabul etmiş; ilgili meblağı hesabında beklettiğini, ancak bu sürede bazı müvekkillere ödeme yaptığını, kalan kısmın gecikmesinin ise taraflar arası ihtilaftan kaynaklandığını belirtmiştir.
… 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2018 tarihli, 2017/217 esas, 2018/620 karar sayılı ilamı ile sanık avukat hakkında TCK madde 257/2 uyarınca “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği ve kararın 02.01.2019 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan değerlendirme sonucunda, şikâyetli avukatın; mesleki yükümlülüklerini ve müvekkiline karşı vekalet görevinden doğan sorumluluklarını yerine getirmediği, gerekli özeni göstermediği ve bu suretle Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle hakkında kınama cezası verilmiştir.
Kurulumuzca yapılan inceleme sonucunda; disiplin cezasına konu eylemin sabit olduğu, şikâyetlinin davayı süresinde açmadığı, bu sebeple müvekkilin yargı yolunun kapandığı, hak kaybına uğratıldığı, tahsil edilen paranın uzun süre iade edilmemesi nedeniyle mesleki güvene zarar verildiği,
şikâyetlinin disiplin sicilinde eylem tarihi itibariyle tekerrüre esas cezası bulunmadığı anlaşıldığından,
kınama cezasının ölçülü olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden ve cezayı ağırlaşarak bir neden dosya kapsamında bulunmadığından itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1- … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazını reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin19.03.2022 gün ve 2014/18 Esas, 2022/4 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe