Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1945
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4, CMK 223/2-e ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 05.10.2018 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, borçlu A.Y.hakkında faiziyle birlikte 19.094,66 Türk lirasının tahsili için … 4. İcra Müdürlüğünün 2015/78342 (kapatılan … 2. İcra Müdürlüğünün 2011/3090) sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde, toplam 25.039,00 Türk lirasını tahsil ettiği hâlde, müştekiye vermeyerek uhdesinde tuttuğu gibi, müvekkillerine tahsilat yapmadıklarını söyleyip gerçeğe aykırı şekilde bilgilendirdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; 2011/3090 esas sayılı icra dosyasına ait tahsilatların tamamının tarafınca alındığını, iş bu paralar teslim alındıktan sonra icra vekalet ücreti olan 2.290,00 için şikâyetçi adına 3 serbest meslek makbuzu kesildiğini, iş bu makbuzların kesilmesinin şikâyetçinin tahsilatlardan haberdar olmadığı savını çürüttüğünü, şikâyetçi ile vekalet ilişkisinin iş bu dosya ile sınırlı olmadığını, aralarında aile şirketi, babası ve kendisinin vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacak borç ilişkilerinin bulunduğunu, vekalet ilişkisinden kaynaklanan 22 ayrı dosya olduğunu, icra dosyasında yapılan tahsilatların bir kısmının iş bu dosyalardan kaynaklanan vekalet ücretlerine mahsubu hususunda şikâyetçi ile haricen anlaştıklarını, fakat güven ilişkisinden dolayı anlaşmanın yazıya dökülmediğini, şikâyetin yapılma nedeninin şikâyetçi aleyhine sonuçlanan dava dosyaları olduğunu, icra dosyasından yapılan tahsilattan icra vekalet ücretleri düşüldüğünde geriye kalan miktarın diğer dosyalardaki vekalet ücretlerinin bir kısmına sayılmasına rağmen halen şikâyetçiden vekalet ücreti alacağı bulunduğunu, şikâyetçinin haksız azle rağmen kendisini zor durumda bırakmak için icra dosyasını koz olarak kullandığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 03.01.2017 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Zimmet” suçundan cezalandırılması istemiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/458 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 26.01.2021 gün ve 2021/57 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde onanarak 29.04.2021 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Sanığın … Barosu’na kayıtlı Serbest Avukat olarak görev yaptığı, katılanın… 2. Noterliğinin 04.09.2019 tarih 12449 Yevmiye Numaralı Vekaletnamesi ile sanığın kendisine ait dosyalarda vekili olarak yer alması amacıyla vekil olarak tayin ettiği, bu şekilde taraflar arasında vekalet ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık hakkında … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2015/78342 Esas (Kapatılan … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3090 Esas) sayılı dosyasında borçludan faizi ile birlikte 19.094,64 TL asıl alacağa ilişkin icra takibi sonrası borçludan 28.11.2011 ila 03.04.2012 tarihleri arasında tahsil edilen 25.039,00 TL parayı uhdesinde tutarak zimmetine geçirdiği iddiası ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de;
Mahkememizce sanığın gerek katılan gerekse katılanın babası ve katılana ait Şti.’nin vekili olarak yer aldığı icra ve dava dosyalarının Mahkememizce temin edildiği, temin edilen dosyalar kapsamında dava dosyasının bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaların dönemlerine ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden yapılan hesaplamada 03.04.2012 tarihine kadar sanığın bu dosyalar sebebiyle 15.598,60 TL vekalet ücretinin tuttuğu, yine bu tarihten sonra da sanığın azledildiği 08.04.2015 tarihine kadar 53.833,41 TL’lik vekalet ücretinin tuttuğunun belirtildiği, gerek sanık savunması, gerek duruşmalarda dinlenen tanık beyanları, gerekse sanığın savunması kapsamında dosyalan katılan ve Denizbank’tan temin edilen Kredi Sözleşmeleri birlikte dikkate alındığında sanığın tespit edilen dosyalar dışında katılan ve şirketine ait başkaca iş ve işlemlerde de hukuki yardımda bulunduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden yapıldığı, taraflar arasında vekalet ücretinin AAÜT’nden yüksek şekilde belirlenme imkanının bulunması, sanığın aşamalarda bu hususları dile getirmesi, icra dosyasına konu alacağın en son 03.04.2012 tarihinde tahsil edilmesine karşın şikâyetin aradan 3,5 yıl sonra 28.10.2015 tarihinde yapılması, hayatın olağan akışına göre bir kimsenin icra takibine konu alacağın tahsil edilip edilmediğini 3,5 yıl boyunca vekil olarak tuttuğu avukata sormamasının mümkün olmaması, şikâyetin sanığın avukatlık görevinden katılan tarafından azledildikten sonra yapılması, sanığın isnat edilen zimmet eylemi sonrası da 3 yıl boyunca katılanın vekilliğini üstlenmeye devam etmesi birlikte dikkate alındığında sanığın İcra Müdürlüğü’nden tahsil ettiği parayı avukatlık ücreti alacağına mahsuben uhdesinde tuttuğuna dair savunmasına Mahkememizce itibar edilmiş, Avukatlık Kanunu’nun 166. Maddesine göre avukatın vekalet ücretine ilişkin alacağıyla ilgili asili adına tahsil ettiği mal ve parayı uhdesinde tutma hakkının bulunması birlikte dikkate alınarak sanığın isnat edilen zimmet suçunu işlediğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın müsnet suçtan CMK 223/2-e Maddesi uyarınca beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 140. maddesinde ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına etkisi düzenlenmiş olup şikâyetli Avukatın sonucu beklenilen kamu davası sebebiyle kendisine isnat olunan ve aynı zamanda disiplin kovuşturmasının konusunu teşkil eden suçu işlemediğinin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 Tarih, 2019/458 Esas, 2021/57 Karar sayılı kararı ile sabit olduğu, bu hususun 1136 sayılı yasanın 140/3 maddesinde müstesna tutulan hallere girdiği, ayrıca şikâyetli Avukat hakkında başlı başına bir disiplin kovuşturmasını gerektirecek mahiyette somut, inandırıcı, şüpheden uzak ve kesin deliller bulunmadığı anlaşılmakla şikâyete konu fiilin 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34 ve 134 maddeleri ile Avukatlık Meslek Kurallarının 3 ve 4. Maddeleri kapsamında disiplin suçu oluşturmadığı ve şikâyetli Avukat hakkında Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığı kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde son eylem tarihi itibariyle (03.04.2012) tekerrüre esas ceza olmadığı,
… Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetli hakkında verilen kararın kaldırılarak uygun görülecek cezanın verilmesi talebiyle mezkûr karara itiraz edildiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 140/3 maddesi, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmüne haizdir.
Disiplin kovuşturmasına konu eylemle ilgili olarak şikâyetli avukat hakkında, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu’nun 140/3. madde bildirilen “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali” haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
Nitekim, Danıştay 8. Dairesinin 28.09.2021 gün 2019/322 esas, 2021/4151 karar sayılı ilamının “Buna göre, Anayasa Mahkemesinin bahsi geçen ihlal kararı sonrasında davacı hakkında mahkumiyet kararını veren Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi karşısında, ilgilinin avukatlık mesleğini icra etmesine engel bir mahkumiyet hükmünün varlığından söz etme olanağı kalmamış, dava konusu işlem sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale gelmiştir.” şeklindeki gerekçesi de bu yöndedir.
Anılan nedenlerle, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1- … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 28.06.2024 gün ve 2017/2 Esas, 2024/12 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe