Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1886
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 48 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukatlar hakkında; “T. İş takip ve Hasar Yönetim Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. yetkilisi H. T.’dan çıkar karşılığı iş edindikleri” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat Ahmet Coşkun sözlü savunmasında, “Yazılı savunmalarımı tekrar ediyorum. H. T. bizim 2014 yılından bu yana müvekkilimizdir. Buna ilişkin … 10. Noterliğinin 10.02.20214 tarih, 4471 yevmiye numaralı vekâletname suretini sunuyorum. Kendisinin Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak davası nedeniyle vekâletnamesinin eski olması ve arabuluculuk yetkisi bulunmaması nedeniyle vekaletinin yenilemesini talep ettim, bu vekaletname … 7. Noterliğini 06.01.2021 tarihli ve 332 yevmiye numaralı vekaletidir. Bu vekaletnameyi de sunuyoruz. Bizim T. hasar danışmalık şirketi ile herhangi bir bağımız bulunmamaktadır. Haricen araştırdığımıza göre bu şirket 2019 yılında kurulmuştur. Bizim H. hanımla tanışıklığımız ve vekil müvekkil ilişkimiz 2014 yılına dayanmaktadır. Sigorta tahkime bizden önce başvuru yapılmıştı biz yapılan başvuruya vekaletimizi sunarak işlemlerimizi yürüttük, tahkim yargılaması sonucu çıkan kararları icraya koyduk, B.Ç. yönünden tahsilatı 12.04.2021 tarihinde sağladık, İ.Ç. yönünden ise işlemler devam ettiği sırada yaklaşık B.Ç.’in dosyasını tahsil ettikten 1 hafta sonra azledildik, şikâyetteki temel amaç şikâyetçilerin tarafımıza akdi vekalet ücretinin ve kanunen kazandığımız vekalet ücretlerini ödememek istememesinden kaynaklanmaktadır. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, hakkımda açılan disiplin dosyasının ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek kapatılmasını talep ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Şikâyetli avukat G.D. sözlü savunmasında, “Yazılı savunmalarımı tekrar ederim. Olaylar A. Beyin anlattığı şekilde olmuştur. Ben kendisinin yanında sigortalı çalışanım, herhangi bir hasar danışmanlık şirketiyle alakamız bulunmamaktadır. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, hakkımda açılan disiplin dosyasının ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek kapatılmasını talep ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 11.10.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4 ve 8. maddesi uyarınca şikâyetli avukatlar hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya kapsamına bakıldığında, şikâyetli avukatlar hakkında ‘Görevi Kötüye Kullanma’ suçundan şikâyette bulunulmuş ve kovuşturma yapılmış ise de … Cumhuriyet Başsavcılığı Avukat Suçları Soruşturma Bürosuna şikâyetli avukat hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup, gelen cevabi yazıda herhangi bir şikâyet olmadığı görülmüş. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde şikâyetçinin iddialarına dair dosyada somut bir veri ve delilin olmadığı, şikâyetli avukatlarında süreç içerisinde kabul etmeme noktasındaki ısrarlı savunmaları, savunmalarının aksine dair bir delile ulaşılamaması sebebiyle disiplin suçunu gerektirir herhangi bir unsura rastlanılmadığından şikâyetli avukat hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlilerin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçilerin 14.06.2024 kayıt tarihli ortak itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetlilerin savunmasının gerçek dışı olduğunu, H. T. ile bir akrabalıklarının bulunmadığını, aksine aralarında karakola yansıyan husumet bulunduğunu, H. T.’yi ve şikâyetli avukatları tanımadıklarını, H. T.’nin kendilerini eşinin hastane kayıtlarından ulaşıp ofisine çağırdığını, kendilerini hasar danışmanlığının sayesinde sonradan en son şikâyetli avukatların ofisine gidince gördüğünü, bilirkişi raporunda da görüleceği üzere hasar danışmanlıkla sürekli irtibat halinde olduklarının açık olduğunu, şikâyetli avukatın kendi ücreti dışında hasar danışmanlık firmanın ödemesini de kendilerinden almaya çalıştıklarını, yasada yapılan değişiklik nedeniyle T. danışmanlık yetkilisinin kendilerini arayıp avukata vekaletname verilmesi gerektiğini söylediklerini, kendilerinin de hasar danışmanlık ile zaten bir anlaşması olduğunu avukat istemediklerini söylemeleri üzerine, avukatın sigorta tahkimde daha etkili olacağını söylediklerini bunun üzerine şikâyetlilere vekâletname verdiklerini belirterek şikâyetlilerin cezalandırılmasını talep ettikleri,
Şikâyetli avukatların aynı içerikli 22.07.2024 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, önceki savunmalarını tekrarla, hasar danışmanlığı şirketi arasında herhangi bir bağları bulunmadığını, iddiaların soyut nitelikte olduğunu, H. T.’nin müvekkilleri olmasından öte bir durum olmadığını belirterek itirazın reddi ile kararın onanmasını talep ettikleri görülmektedir.
Şikâyetçilerin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatın kendisine iş sağlaması ile ilgili hükümlerin, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğine iş temini konusunda, meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileşmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikesine karşı korumak için getirilen düzenlemelerden olduğu açıktır. Avukat iş peşinde koşmaz, iş onun peşinden koşar.
Dosya kapsamından; şikâyetli avukatların, dava dışı H. T.’den ücret ve çıkar karşılığında iş getirmeye aracı olarak kullanmak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi hükmüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle eylem, Avukat Kanunu’nun 34, 48, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 8. maddelerine aykırı olup, kınama cezasını gerektirdiğinden, şikayetçilerin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikâyetlilerin ayrı ayrı kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetçilerin itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun ayrı ayrı
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 27.03.2024 gün ve 2023/84 Esas, 2024/16 Karar sayılı kararının ayrı ayrı
KALDIRILMASINA,
şikâyetli avukatların ayrı ayrı
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe