Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1834
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 38/b, TBB Mes. Kur. m. 36 ) [KARAR METNİ] Baro Disiplin Kurulu kararının, şikâyetli avukatın elektronik tebligat adresine 21.02.2024 günü ulaştığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi gereğince, kararın, 26.02.2024 günü tebliğ edilmiş sayıldığı, yasal itiraz süresinin son gününün 27.03.2024 günü sona erdiği, süreyi uzatacak herhangi bir neden bulunmadığı, itiraz beyanının, yasal sürenin geçmesinden sonra itiraza cevap dilekçesinde içerisinde 18.04.2024 günü yapıldığı görülmekle, şikâyetli avukatın itirazının süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
Şikâyetçi vekilinin ve … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının ise süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; “… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/506 sayılı soruşturma dosyasında şikâyetçi N.C. müdafi olarak görevlendirildiği olayda; şikâyetçinin soruşturma dosyası devam ederken, şikâyetçinin eski eşi Y.S.Ö. tarafından velayetin değiştirilmesine yönelik açılan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/125 esas sayılı dosyasında şikâyetçi aleyhine dava yürüterek Avukatlık Kanunu’na 38.maddesine aykırı davrandığı ” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, Şikâyetçinin eski eşi tarafından 2016 yılında boşanma davasında vekil olarak görevlendirildiğini, boşanma davasının 2017 yılında bittiğini ve kararın kesinleştiğini, 29.05.2020 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığı CMK sistemi tarafından N.C. müdafi olarak görevlendirildiğini, söz konusu dosyada müdafilik görevini gereği gibi yaptığını, N.C.’nin kendisine mesleki sır niteliği taşıyacak hiçbir bilgi vermediğini, bu dosya ile kendisinin bildiği tüm bilgilerin tüm avukatlar tarafından basit bir inceleme ile öğrenilebileceğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 23.06.2021 günlü toplantısında şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiği, vaki itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 08.11.2021 günlü kararı ile kabul edilmesi üzerine; Baro Yönetim Kurulu’nun 16.11.2021 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 38.maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Şikâyet olunan avukatın disiplin suçu işlediği gerekçesi ile yürütülen Disiplin Kovuşturması bütün olarak değerlendirildiğinde:
Şikâyetli avukatın 29.05.2020 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/506 sayılı soruşturma dosyasında şikâyetçi N.C. müdafi olarak görevlendirildiği, N.C.’nin 29.05.2020 tarihinde tutuklandığı, soruşturma dosyası devam ederken N.C.’ın eski eşi Y.S.Ö. tarafından velayetin değiştirilmesine yönelik dava açıldığı, açılan bu davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/125 Esas sayılı dosyasında şikâyetli avukatın, N.C. müdafilik görevi devam etmekte iken N.C.’ye karşı vekil olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanunun 38/1-b bendinde ‘Aynı İşte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa teklifi reddetmek zorunda olduğu, bu zorunluluğun, avukatların ortaklarım ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsadığı’ hüküm altına alınmıştır.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 36.maddesinde ise ‘Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yaran çatışan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz. Ortak büroda çalışan avukatlar da yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdırlar’ hükmü yer almaktadır.
Şikâyet; avukatın vekâlet ilişkisine bağlı olarak avukatlık görevini yerine getirmesiyle ilgili olup, Avukatlık Kanunu’nun 38. ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 36. Maddesine hükmüne aykırı olarak ‘özen’ yükümlülüğü ihlal edildiği için şikâyet olunan avukat hakkında disiplin cezası verilmesine karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle Disiplin Kurulumuzca Avukat E.A. hakkında Avukatlık Kanunu 135. maddesine göre mesleğinde ve davranışlarında kusurlu davrandığından UYARMA CEZASI verilmesi uygun görülmüştür.” gerekçesiyle şikâyetlinin uyarma cezası ile cezalandırıldığı,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, eylemin Yönetim Kurulu kararında da belirtildiği üzere Avukatlık Kanunu’nun 38. maddesinde yer alan işin reddi zorunluluğu ödevi niteliğinde olduğu, Avukatlık Kanunu’nun cezaların uygulanma şekli başlıklı 136. maddesine göre avukatların hak ve ödevleri ile ilgili 6. kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama cezası uygulanacağının düzenlendiği, işin reddi zorunluluğu ödevinin düzenlendiği kanunun 38. maddesinin de 6. kısım içerisinde bulunduğu, bu halde şikâyetli avukata en az kınama cezası uygulanması gerekirken uyarma cezası verilmesinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilerek kararın kaldırılmasının kamu adına talep olunduğu,
Şikâyetçi vekilinin 25.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, eylemin sabit olduğunu, şikâyetlinin, CMK sisteminden atandığı dosyadan edinmiş olduğu delilleri, müvekkilin menfaatinin zıt olduğu eski esi Y.S.Ö. lehine kullanarak ve onu yargılamada temsil ederek Avukatlık Kanunu’nu ihlal ettiğini, şikâyetli avukatın eylemlerinin en azından mesleğinde ve davranışlarında kusurlu davranması olarak kabul edilmesi ve asgari olarak Avukatlık Kanunu’nun 135 maddenin 2. veya diğer fıkraları yönünde karar verilmesi gerektiğini belirterek mezkur karara itiraz ettiği,
Şikâyetli avukatın 18.04.2024 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, önceki savunmalarını aynen tekrarla, CMK Baronet asistan tarafından soruşturma için görevlendirilmesinin isim bildirilmeksizin resen yapıldığını, bahsi geçen görevi kabul ettiğinde şikâyetçiyi temsil edeceğini bilmesinin mümkün olmadığını, şikâyetçi hakkında dava dosyasına sunmuş olduğu belgeyi bahsi geçen soruşturmada görevli olduğu için öğrenmediğini, belgenin, tüm avukatlar tarafından basit bir araştırma ile kolayca ulaşabilecek bir belge olduğunu belirterek kararın kaldırılmasının talep etmiştir.
Tarafların itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın, şikayetçinin vekili olarak hali hazırda devam eden görevi bulunurken bu kez, şikayetçi aleyhine açtığı, velayetin değiştirilmesine yönelik davada şikayetçinin eski eşinin vekilliğini üstlenerek Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı görülmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesinin olduğu gibi, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 36. maddesi; “Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz. Ortak büroda çalışan avukatlar da, yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdır.” hükmünü amirdir.
Avukatlık ilişkisinin temelinde güven duygusu vardır. Avukata güvenerek davasını veren veya danışmada bulunan kimse, bir şekilde onu karşısında görmemelidir.
Bern Kuralları madde 15, “Avukatlar menfaatleri zıt tarafa yardımda bulunamaz.”Alman Avukatlık Kanunu madde 45, “Avukatın…hukuki meselede— karşı taraf ile istişare etmiş ise…diğer tarafın vekaletini alması yasaktır.”Vod Kantonu Meslek Kuralları madde 24, “Aynı avukatlık bürosu menfaatleri zıt veya ilerde çatışabilecek tarafların davasını alamaz.”
Avrupa Birliği Meslek Kuralları madde 3.2.3, “Bir avukat yeni müvekkilin vekâletini üstlendiğinde eski müvekkilinin güvenini kaybetme ihtimali doğacaksa veya avukatın, eski müvekkillerinin işleri hakkında sahip olduğu bilgiler yeni müvekkile haksız bir avantaj sağlayacaksa, avukat yeni müvekkilin vekâletini üstlenmekten kaçınmalıdır.” denmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesine göre, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalâa vermiş olan avukat kendisine teklif edilen işi ret etmek zorundadır. Bu fıkrada düzenlenen işin reddi zorunluluğu meslek kurallarıyla genişletilmiş, ayrı işlerde de olsa, avukatın aynı zaman dilimi içerisinde bir kişinin hem yararına hem de aleyhine avukatlık yapması yasaklanmıştır. Avukatın, müvekkili ile vekâlet ilişkisi devam ederken, aleyhine dava açması, Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesine de aykırıdır. Aksi düşünüş meslek etiğine ve avukatın bağımsızlığına aykırılık sonucunu doğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden, itirazların kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına, şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetli avukatın itirazının
SÜREDEN REDDİNE,
2-… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve şikayetçi vekilinin itirazının kabulü ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 05.01.2024 gün ve 2021/14 Esas, 2024/4 Karar sayılı kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
şikâyetli avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe