Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1707
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
Her ne kadar şikâyetli avukat tarafından, Baro Disiplin Kurulu başkanı ile aralarında husumet bulunduğundan bahisle Başkanın reddinin talep edildiği görülmüşse de şikâyetlinin iddialarının soyut nitelikte kaldığı, Baro Disiplin Kurulu başkanının tarafsızlığına gölge düşürecek somut bir durumun dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetlinin itirazının reddine karar vermek gerecektir.
(Av. Yas. m. 34, 151, 171 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi vekili olarak takip ettiği, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/891 esas sayılı dosyasında, dava dilekçesindeki eksikliklerin ve talebin netleştirilmesi konusunda Mahkemece kendisine kesin süre verilmesine rağmen, ilgili dilekçeyi kesin süre geçtikten sonra vererek davanın açılmamış sayılmasına neden olduğu” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli sözlü savunmasında, “Usulden ret kararı sonrasında davanın yenilenmesi için müvekkille görüştüğümde bana beklemem söylendi, bu yüzden şimdilik açmayalım dendiği için ben de yenilemedim, bu konuda aradaki güven ve eşinin de davasının devam etmesi sebebiyle diyalogumuz zaten sürdüğünden yazılı talimat alma gereği duymadım.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 10.03.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 151.maddesindeki emredici hüküm gereğince; reddi istenen disiplin kurulu başkanının katılımı verilen Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararımız gibi Baro Disiplin Kurulunca, Başkanın katılımı olmaksızın ret talebinin değerlendirildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 30.06.2021 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 171, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Somut olayda şikâyetli avukatın, vekil sıfatı ile takip ettiği dosyada taleplerini somutlaştırması için verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen taleplerini somutlaştırmadığı için davanın usulden reddine karar verildiği sabittir. HMK’na göre, usulden ret kararı kesin hüküm teşkil etmez, davanın yenilenmesi mümkündür.
Bu hususta, duruşma sırasında şikâyetliye özellikle davanın yenilenmesi yenilenmemesi konusunda şikâyetçiye bilgi verip vermediği sorulmuş; şikâyetli, şikâyetçiye davanın yenilenebileceği konusunda bilgi verdiğini ve fakat şikâyetçinin beklenmesini istediğini; aradaki güven ilişkisi nedeniyle de yazılı beyan almadığını ileri sürmüştür. Ancak, karar aşamasına dek, şikâyetçinin bu yönde bir beyanı olmadığı ve bu konuda şikâyetli tarafından şikâyetçiden alınmış yazılı bir beyan sunulmadığı gibi, şikâyetlinin bozma öncesi aşamada karara itiraz ederken verdiği dilekçede yer alan ‘Müvekkilimle görüşüp davasını mı yenileyeyim?’ ifadesi karşısında, şikâyetlinin savunmasının sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve itibar edilmemiştir. Kaldı ki, bir haktan vazgeçme neticesi meydana getirecek taleplerin yazılı alınması gerektiği açıktır.
Bu kapsamda, şikâyetlinin eyleminin Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı ve disiplin cezasını gerektirir nitelikte bir eylem olduğu dikkate alınarak, görevin gereklerine ve mesleği özenle yerine getirme yükümlülüğüne aykırı eylemde bulunan, mesleğini yerine getirmede ve davranışında kusurlu bulunan şikâyetlinin Avukatlık Kanunu’nun 135/1 maddesi kapsamında UYARI cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Şikâyetlinin sabit olan eylemi nedeniyle geçmiş sicili de gözetilerek daha önce verilen karara aleyhe itiraz olmadığından ve bu kapsamda şikâyetlinin müktesep hakkı da gözetilerek takdiren UYARI cezası ile cezalandırılmasına” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 24.11.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, öneki savunmasını tekrarla, Baro Disiplin Kurulu Başkanı ile aralarında husumet bulunduğunu, tarafsız olmasının mümkün olamayacağını, Başkanın katılımı ile karar alınmasının hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararın özensiz bir şekilde ve hatalı olarak tesis edildiğini, somut olayda, ilgili dava bakamından tek kuruş kazancı olmadığını aksine bir sürü zararı olduğunu, müvekkilinin kendisine beklemek istediğini iletmesi üzerine davayı yenilemediğini, iddia olunan eylemde kusuru bulunmadığını ayrıca disiplin sicil özetinde hiç ceza da olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamında işin esasına girilmeksizin, reddi istenen Disiplin Kurulu başkanına ilişkin talep bakımından yapılan incelemede;
Her ne kadar şikâyetli avukat tarafından, Baro Disiplin Kurulu başkanı ile aralarında husumet bulunduğundan bahisle Başkanın reddinin talep edildiği görülmüşse de şikâyetlinin iddialarının soyut nitelikte kaldığı, Baro Disiplin Kurulu başkanının tarafsızlığına gölge düşürecek somut bir durumun dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetlinin itirazının reddine karar vermek gerecektir.
Somut olay bakımından ise; şikâyetli avukat, şikâyetçi vekili olarak görev aldığı dava dosyasında, görevin gerektirdiği özene aykırı hareket etmiş, kesin süre içerisinde, gerekli belgeleri Mahkemeye sunmayarak davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine neden olmuştur.
Şikâyetlinin eylemi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4.maddesinde tanımı yapılan özen, meslek güveni, meslek itibarı ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır.
Bu durumda, Baro Disiplin Kurulu tarafından şikâyetli avukatlın mesleki çalışmada görevini yapamaması ve mesleğinde gerekli özeni göstermemesi nedeniyle disiplin cezası tayini hukuken isabetli ise de Avukatlık Kanunu’nun 136/1. maddesinde, avukatların hak ve ödevleriyle ilgili altıncı kısımda yer alan esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama cezası verileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre şikâyetlinin eylemi en az kınama cezasını gerektirmekteyse de aleyhe itiraz olmadığından itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Baro Disiplin Kurulu Başkanının Reddi Talebinin Reddine”
ve Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 09.10.2023 gün ve 2023/40 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararının, aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA,
1512-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe