TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/853 K. 2023/949

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1665

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 164
[ÖZET] Somut olayda, şikâyetli avukatın, şikâyetçinin annesi ile düzenlediği sözleşmede; aldığı ücreti işin gerçekleşmemesi durumunda iade edeceğini kararlaştırması; mesleki dayanışmayı ihlal eder niteliktedir.
(Av. Yas. m. 34, 164, TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçinin annesi ile akdedilen vekalet sözleşmesine, ‘Avukat tarafından yukarıda bahsedilen işin gerçekleştirilememesi durumunda iş sahibi tarafından avukata ödenen 150.000 TL ödeme günündeki yasal faiziyle birlikte iş sahibine iade edilecektir’ şeklinde hüküm ekleyerek rekabet yasağına aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, hükümlünün annesinin ofisine gelerek … 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından uyuşturucu ticaretine ilişkin verilen 18 yıl 9 ay cezayı beklemediklerini, avukatları olduğunu ancak avukatlarının yeterince ilgilenmediğini, işbu dosyayla ilgilenip kendilerine bilgi verilmesini talep ettiklerini, cezanın kaldırılması yahut azaltılmasına yönelik hukuki her türlü yardımı yapabileceğini söylediğini ancak nüfuslu tanıdığı olduğunu veya Yargıtay Savcısını tanıdığını söylemediğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 26-27’nci maddelerine uygun olarak düzenlenen sözleşme ile sonuca göre ücret ödemesi yapılacak sözleşme yaptıklarını, hukuki yardıma rağmen dosyanın Yargıtay tarafından onaylanması üzerine alınan parayı faiziyle hükümlünün ailesine iade ettiğini, işlemlerin Ankara’da daha hızlı gerçekleşmesi için hukuki yardım talep ettiğini, ailesinin de kabul ederek kendisine vekâletname çıkardığını, sözleşme serbestisi çerçevesinde akdedilen ücret sözleşmesinin gereğinin yapıldığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 28.11.2022 günlü toplantısında şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiği, vaki itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 25.03.2023 günlü kararı ile kabul edilmesi üzerine; Baro Yönetim Kurulu’nun 03.04.2023 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 34, 164 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemeye konu eyleme ilişkin avukatlık ücret sözleşmesi örneğinin dosya münderecatında yer aldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında, şikâyetçinin mahkumiyetine ilişkin dosyanın Yargıtay’da takibi için yapılan yazılı sözleşmede ‘işin ceza miktarını azaltmak veya beraat olarak, vekalet ücretinin de peşin 150.000 TL olarak belirlendiği, işin gerçekleşmemesi halinde bu ücretin yasal faiziyle birlikte iş sahibine iade edileceği’ nin belirtildiği, şikâyetliye 150.000 TL ödendiği, kararın Yargıtay’ca onandığı, şikâyetlinin aldığı parayı 152.441 TL olarak iade ettiği, olayla ilgili yürütülen savcılık soruşturması olmadığı, şikâyetlinin disiplin cezasının olmadığı anlaşılmaktadır. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun yerleşik diğer kararlarında da belirtildiği üzere haksız rekabete yol açacağı ve yasaya aykırı olduğu için başarıya endeksli ücret sözleşmesi düzenlenemez. Bu nedenle şikâyetlinin böyle bir sözleşme düzenlemesi Avukatlık Kanunu’nun 55. ve 163. maddesine aykırı olup disiplin suçu oluşturur. Bu nedenle şikâyetli hakkında Avukatlık Kanunu 136/1. ve 135/2. maddesi gereğince kınama cezası verilmesi gerektiği hususunda kurulumuzda tam bir kanaat oluşmuştur.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 06.10.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasını aynen tekrarla, Avukatlık Kanunu’na aykırı bir eylemi bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu’na uygun olarak sözleşme tanzim ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 26.10.2023 tarihli itiraza cevap dilekçesine özetle, şikâyetlinin kendisinin haberi olmadan annesiyle sözleşme yaptığını, annesinin kendisini kurtarmak adına şikâyetliye 150.000 TL gönderdiğini, şikâyetlinin eyleminin yasal dolandırıcılık niteliğinde olduğunu belirterek şikâyetlinin cezalandırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Kurulumuzun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere; Avukatlık mesleği, diğer mesleklerden farklı olarak kolektif inancı gerektiren mesleklerdendir. Avukatın yaptığı tüm işlemlerde yasaya ve adalete uygun hareket ettiği, doğruluk ve dürüstlük ilkelerine sadık davrandığı kabul edilir. Bu cümleden olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesi sırasında bu güveni sağlamak ve meslek itibarını sarsabilecek her türlü davranıştan kaçınmak avukatın başlıca görevidir.
Somut olayda, şikâyetli avukatın, şikâyetçinin annesi ile düzenlediği sözleşmede; aldığı ücreti işin gerçekleşmemesi durumunda iade edeceğini kararlaştırması; mesleki dayanışmayı ihlal eder niteliktedir.
Avukatlar, üstlendikleri vekillik görevinde, işin sonucundan bağımsız olarak yalnızca işin gereğini yerine getirmekle görevlidir. İşin sonucuna ilişkin hukuki görüşünü açıklarken, bunun bir teminat olmadığını özellikle belirtmeli, ödenen avukatlık ücreti, sonuçtan bağımsız, avukatın, hukuki hizmetinin karşılığı olan avukatlık ücreti olmalıdır. Oysa incelenen dosyada, şikâyetli avukat, avukatın bağımsızlığını zedeleyecek biçimde, sürecin sonunda işin gerçekleşmesi halinde ücrete hak kazanacağını düzenleyen bir sözleşme yaparak Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı davranmıştır.
Bu nedenle eylem, Avukat Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesine aykırı olup rekabet yasağına aykırı davranan şikâyetli hakkında Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince en az kınama cezası verilmesi gerektiği anlaşılmakla; şikâyetlinin sicil durumu da gözetilerek Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 03.07.2023 gün ve 2023/22 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 04 Kasım 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!