Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1631
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.157/7, 159/2) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20.07.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 19.05.2023 gün ve 2023/375 Esas, 2023/473 Karar sayılı kararı,
“Şikâyetli Avukat hakkında, davacı vekili sıfatıyla takip ettiği ve müştekinin davalısı olduğu … Hukuk Mahkemesinin Esas: 2009/1724 sayısına kayden görülen boşanma davasıyla ilgili dava dilekçesini yazması nedeniyle 14.03.2010 tarihinde kendisini telefonla arayarak ‘Eşim ile ayrılmamızı neden bu kadar istiyorsun’ diye konuşan müştekiye ‘Senin ananı, avradını, sülâleni s..rim.’ şeklinde sözler söylediği gibi, aynı tarihte şoförü H.A. ile birlikte müştekinin evine gidip, dışarıya çağırdığı müştekinin üzerine doğru yürüyerek ‘O…pu çocuğu, seni g…ten s…ceğim.’ şeklinde sözler söylediği iddiasına ilişkin olarak başlatılan disiplin kovuşturması sonunda Baro Disiplin Kurulunca uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nca, disiplin kovuşturmasına konu iddialar yönünden; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 159/son fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e ve 67/4. maddesinde hakaret, tehdit ve basit yaralama suçları bakımından öngörülmüş 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 11.11.2010 tarihinden itibaren dolmuş olduğu gerekçesiyle, itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de;
Disiplin kovuşturmasının yönetim kurulu tarafından verilen bir kararla açılacağını hükme bağlayan Avukatlık Kanunu’nun 141/1. maddesi uyarınca, yönetim kurulunca bu yönde karar verilmeyen hallerde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve Baro Disiplin Kurulunun re’sen inceleme yapma yetkisi bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Baro Yönetim Kurulunun 28.04.2011 tarih ve 2011/615 sayılı kararı ile sevk edilen yukarıda yazılı iddia dışında, disiplin kovuşturmasına konu edilmeyen 11.11.2010 tarihinde adliye koridorunda gerçekleştiği iddia edilen eyleme ilişkin olarak disiplin kovuşturması yürütülmesi ve karar verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca yazılı şekilde değerlendirme yapılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “Davacı vekili sıfatıyla takip ettiği ve müştekinin davalısı olduğu … Hukuk Mahkemesinin Esas: 2009/1724 sayısına kayden görülen boşanma davasıyla ilgili dava dilekçesini yazması nedeniyle 14.03.2010 tarihinde kendisini telefonla arayarak ‘Eşim ile ayrılmamızı neden bu kadar istiyorsun’ diye konuşan müştekiye ‘Senin ananı, avradını, sülâleni s..rim.’ şeklinde sözler söylediği gibi, aynı tarihte şoförü H.A. ile birlikte müştekinin evine gidip, dışarıya çağırdığı müştekinin üzerine doğru yürüyerek ‘O…pu çocuğu, seni g…ten s…ceğim.’ şeklinde sözler söylediği iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, uyarma cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli 27.02.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, kararın hatalı olduğunda, kamu davasında hakkında HAGB kararı verilen kişinin şikâyetçi olduğunu belirterek usul ve esasa aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Şikâyetçi vekili 22.03.2023 kayıt tarihli itiraza cevabında şikâyetlerinin devam ettiğini belirterek haksız ve mesnetsiz itirazın reddini talep etmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.” hükmü amirdir.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın Kurulumuza 26.04.2023 tarihinde intikal ettiği,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 07.06.2012 günlü “Olur”u ile “Davacı vekili sıfatıyla takip ettiği … Hukuk Mahkemesinin 2009/1724 esasına kayden görülen boşanma davasının 11.11.2010 tarihli duruşmasına girmek için adliye koridorunda beklediği sırada, davalı müştekiye yönelik olarak ‘o…pu çocuğu’ diye konuşması nedeniyle kendisine ‘Sen benim kardeşim hakkında nasıl küfür edersin, sen kardeşimi sahipsiz mi zannettin.’ diye karşılık veren ve şikâyetçinin kardeşi olan diğer müşteki K.T. ‘sen konuşma o…pu’ dediği gibi, kardeşinin konuşmalarını duyması üzerine yanlarına gelen şikâyetçi C.T.’ye ise ana avrat küfür de ederek ‘Sen o…pu çocuğusun, senin sonunu getireceğim, seni yaşatmayacağım, seni mahvedeceğim, şerefsiz.” şeklinde sözler söyleyip, duruşma çıkışında da müşteki C.T.’nin karın boşluğuna dirseği ile vurduğu” iddiaları ile
işbu disiplin davasına konu olmayan eylemleri nedeniyle
Şikâyetlinin “Hakaret”, “Tehdit” ve “Basit Yaralama” suçlarından cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/387 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 09.12.2015 gün ve 2015/352 sayılı ilamı ile;
1-Her ne kadar sanık şikâyetli Avukat hakkında müştekilere karşı “Hakaret” suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de müsnet suçun takibi şikâyete bağlı suçlardan olup suç tarihinin 11.11.2010 tarihi olduğu ve müştekilerin sanık hakkındaki şikayetlerinin 07.06.2011 tarihinde gerçekleştiği, bu süre zarfında 6 aylık şikayet süresinin dolmuş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında müştekilere karşı hakaret suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 73/1 ve CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine;
2-Her ne kadar sanık şikâyetli Avukat hakkında müşteki sanık C.T.’ye karşı tehdit ve yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın savunması, olayın oluş şekli, tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın müsnet suçları işlediği sübuta ermediğinden “Tehdit” ve “Yaralama” suçundan ayrı ayrı beraatine;
Karar verildiği, kararın temyizde onanarak 18.05.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 07.06.2012 günlü “Olur” yazısında yer alan
iddiaların disiplin davasının konusunu oluşturmadığı, bu
iddialar yönünden Avukatlık Kanunu’nun 141/1. maddesi uyarınca usulüne uygun açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından,
işbu iddialara yönelik olarak disiplin kovuşturması yürütülmesi ve karar verilmesinin mümkün bulunmadığı dikkate alındığında
Bakanlık geri gönderme gerekçesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Bu nedenle, disiplin davasının konusunu iddialar bakımından şikâyetli Avukat hakkında kamu davası açılmadığı, Avukatlık Kanunu’nun 159/2. maddesinde öngörülmüş
4 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin, suç tarihi (14.03.2010) esas alındığında, Baro Disiplin Kurulu’nun ve Kurulumuzun dosyayı inceleme tarihinden önce dolduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 157/2. maddesine göre; “Birlik Disiplin Kurulu,
disiplin davalarını
dosya üzerinden inceler.” Neticeten, itirazın kabulü ile kararın kaldırılması, disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Bakanlık geri gönderme gerekçesine
UYULMASINA,
Şikâyetli Avukatın itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli hakkında yürütülen
DİSİPLİN DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sonucun, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe