Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1609
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 159 ) [KARAR METNİ] Ankara 7. İdare Mahkemesinin 25.05.2023 gün 2022/2000 esas ve 2023/1046 karar sayılı kararının Kurulumuza intikali üzerine dava dosyası yeniden incelendi:
Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına ilişkin 03.07.2022 gün ve 2022/520 esas, 2022/598 karar sayılı Kurulumuz kararının iptali istemiyle açılan davada; “Uyuşmazlıkta, şikayetçi tarafından İ.M. isimli avukata vekalet verildiği, davacının ise adı geçen avukat tarafından yetki belgesi ile vekil tayin edildiği, davacı tarafından, alacaklı vekili sıfatıyla … 5. İcra Müdürlüğünün E:2013/8651 sayılı dosyasında 22.01.2014, 17.09.2014, 17.10.2014 ve 22.03.2016 tarihlerinde harçlar düşüldükten sonra toplam 6.463,26 TL tahsilat yaptığı ve bu tahsilatlara ilişkin olarak müvekkiline bilgilendirme yapmadığı iddiası ile S.E.F. isimli şahıs tarafından 12.07.2019 tarihinde şikayette bulunulduğu, 11.09.2019 tarihinde davacı hakkında disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, … Barosu tarafından 29.11.2021 tarihinde davacının kınama cezası ile cezalandırıldığı, davacı tarafından icra dosyasından yapılan son tahsilat tarihinin 22.03.2016 olduğu görülmektedir. Bu durumda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemeyeceği düzenlenmiş olup, davacı tarafından icra dosyasından yapılan son tahsilat tarihinin 22.03.2016 olduğu, bu tarihten itibaren dört buçuk yıllık zamanaşımı süresinin 22.09.2020 tarihinde dolmasına rağmen davacıya 29.11.2021 tarihinde disiplin cezası verildiği görüldüğünden, davacının kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın onanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.” gerekçesiyle “dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği anlaşıldı.
Ankara 7. İdare Mahkemesinin 25.05.2023 gün 2022/2000 esas ve 2023/1046 karar sayılı iptal kararı üzerine dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında, “Şikâyetçi vekili sıfatıyla takip ettiği icra dosyasında 17.09.2014, 17.10.2014 ve 22.03.2016 tarihli reddiyat makbuzlarıyla tahsil ettiği 6.463,26 TL’yi müvekkili müştekiye vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat vekilinin 13.01.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmalarını tekrarla, verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, Baro Disiplin Kurulu’nca ödeme yapılan hesabın müvekkiline ait olup olmadığı araştırılmaksızın karar verildiğini, paraların müvekkilinin hesabına yatırılmadığı için uhdesinde bir para olduğundan da bahsedilemeyeceğini, avukatlık ücreti mahsubu söz konusu olmakla olayda herhangi bir hapis hakkı kullanımının söz konusu olmadığını, şikâyetçiye 1.000 TL’lik ödeme yapıldığını, bu nedenle de kararın yerinde olmadığını, tanığının dinlenmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili hakkında uyarma cezası yerine kınama cezası verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mezkur kararın kaldırılmasını, zamanaşımı nedeniyle disiplin davasının düşürülmesini aksi kanaat hasıl ise müvekkili hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği,
Usulüne uygun tebligatlara rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.” hükmü amirdir.
İYUK madde 28 gereği, şikâyetli avukatın eylem tarihi 22.03.2016 olarak alınarak, Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasına ve disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Ankara 7. İdare Mahkemesinin 25.05.2023 gün 2022/2000 esas ve 2023/1046 karar sayılı kararına
UYULMASINA,
2-Kurulumuzun, 03.07.2022 gün ve 2022/520 esas, 2022/598 karar sayılı kararının tesis edildiği tarihten itibaren
KALDIRILMASINA,
3-Şikayetli vekilinin itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 29.11.2021 gün, 2021/20 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli Avukat hakkında yürütülen
DİSİPLİN DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE,
4-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
5-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe