Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1596
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 157, 159) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.08.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 17.06.2023 gün ve 2023/475 Esas, 2023/572 Karar sayılı kararı,
“Adı geçen Avukata isnat edilen görevi kötüye kullanma suçu bakımından zamanaşımı süresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1 -e maddesi uyarınca 8 yıl olup, anılan Kanunun 67/4. maddesinde de zamanaşımını kesen işlemlerle bu sürenin en fazla 12 yıla kadar uzayabileceğinin hükme bağlandığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, ceza mahkemesi kararında eylem tarihi olarak belirtilen 27.06.2013 tarihinden itibaren Avukatlık Kanununun 159/son maddesi uyarınca belirlenen 12 yıllık uzun zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı nazara alındığında, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca dosya içerisindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda esastan inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi yönde yapılan değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, borçlu F.A. hakkında toplam 7.200 Türk lirası alacağın tahsili için … İcra Müdürlüğünün 2012/2462 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında, söz konusu takibe istinaden 8. İcra Müdürlüğünün 2012/335 talimat sayılı dosyasında haczedilen menkullerin, 27.06.2013 tarihinde yapılan ihalede düzenlediği yetki belgesi doğrultusunda Avukat Ö.T. tarafından alacağa mahsuben alınmasından dolayı katma değer vergisi olarak yatırılması gereken 1.350 Türk lirasını müvekkili müştekiden aldığı hâlde, belirtilen parayı uhdesinde tutup icra dosyasına yatırmayarak satış kararının kaldırılmasına sebebiyet verdiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat 02.05.2023 kayıt tarihli ve duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle, eksik inceleme ile karar verildiğini, hakkındaki ceza yargılamasının yasal olmayan dinlemelere dayanıldığını belirterek karara itiraz etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmemiştir.
Kurulumuzca yapılan incelemede, dosyanın Kurulumuza 02.06.2023 tarihinde intikal ettiği görülmektedir.
Disiplin davasına konu eylem nedeniyle yürütülen ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/141 ve 2015/80 karar sayılı ilamı ile, sanık şikâyetli Avukatın eylemine uyan “Görevi Kötüye Kullanma”suçundan TCK’nın 257/2 ve 62.maddesi gereğince neticeten 2 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına ve TCK’nın 51/1.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın temyizde onanarak 07.11.2022 günü kesinleştiği görülmektedir.
Görevi Kötüye Kullanma suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımının kesilmesi veya durması halinde bu süre
en fazla
12 yıla kadar uzayacaktır.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.” hükmü amirdir.
Somut olayımızda dava zamanaşımını kesen son işlem 06.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararıdır.
Fiilin işlenmesinden zamanaşımını kesen son işleme kadar geçen süre 1 Yıl 9 Ay 10 gündür. Bu süre, 8 yıllık olağan zamanaşımına eklenerek uzamış zamanaşımı süresi hesaplanacaktır. (8 Yıl + 1 Yıl 9 Ay 10 Gün)
Eylem tarihinin 27.06.2013 olduğu dikkate alındığında,
Avukatlık Kanunu’nun 159/son fıkrası delaletiyle TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesinde TCK 257/1.maddesindeki suç yönünden öngörülen
9 yıl 9 ay 10 günlük UZAMIŞ DAVA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN Kurulumuzun dosyayı inceleme tarihinden önce 07.04.2023’te dolduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 157/2. maddesine göre; “Birlik Disiplin Kurulu,
disiplin davalarını
dosya üzerinden inceler.” İncelenen dosya kapsamında hesaplanan
uzamış zamanaşımı süresinin 12 yıl
olmadığı
anlaşılmakla, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden itirazın kabulü ile kararın kaldırılması, disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair Kurulumuzun önceki kararında ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden, Şikâyetli avukatın itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli hakkında yürütülen
DİSİPLİN
DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE,
dair Kurulumuzun 10.09.2022 gün ve 2022/746 Esas, 2022/818 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine, Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe