Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1560
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 136/2, TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20.11.2020 günlü “Olur”u ile “Müştekinin eşi S.F.’nin geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle, şikâyetçi ve diğerlerinin katılan sıfatıyla yer aldıkları … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/157 esas sayılı kamu davasında, hukukî destek vermek ve şikâyetçinin … AŞ’den olan tazminat alacaklarını tahsil etmek amacıyla, müştekinin ve diğer alacaklıların vekilliğini üstlendiği hâlde, bir kısım usulsüz işlemler yaptığı,
Bu cümleden olarak;
1-22.04.2019 tarihinde sigorta şirketinden 267.728 Türk lirasını tahsil ettiği hâlde, bahse konu tutarı 31.10.2019 tarihine kadar müvekkillerine ödemeyip, uhdesinde tuttuğu,
2-Şikâyetçiye ödenmesi gereken tazminat bedelinin tahsili amacıyla toplam 116.048,93 Türk lirası üzerinden, müştekinin diğer vekili tarafından, aynı yer 2. İcra Müdürlüğünün 2019/11845 sayılı dosyası üzerinden, kendisi hakkında borçlu asıl sıfatıyla icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilen disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 15.12.2021 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukat Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/352 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 15.02.2022 gün ve 2022/156 karar sayılı ilamı ile; tarafların uzlaştığı anlaşıldığından CMK’nın 254/2 ve 223/8.maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 26.04.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Her ne kadar sanık E.Y.D. hakkında … 2 Ağır Ceza Mahkemesi 2021/211 Esas 2021284 Karar sayılı kararıyla zimmet suçundan son soruşturmanın açılmasına dair karar verilerek atılı suçtan mahkememize kamu davası açılmış ise de sanığın … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/157 esas sayılı dosyasında müştekinin vekili sıfatıyla yer aldıktan sonra yargılama konusu olayla ilgili olarak sigorta şirketinden tahsil ettiği 267.728.00 TL’yi müvekkillerine ödemeyip uhdesinde tuttuğu iddia edilen olayda atılı eylemin bu haliyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2021/5-43 esas ve 2021/287 karar sayılı kararında belirtilen şekilde TCK 155/2 fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve bu suçun da CMK 253 maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmış sanık ve müşteki arasında uzlaşma işlemlerinin olumlu şekilde sonuçlandığının bildirildiği görülmekle CMK 254/2 ve CMK 223/8 madde gereğince sanık hakkındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davasının düşmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetçinin 07.06.2022 günlü dilekçesi ile uyuşmazlık sebebi olan tüm alacağı tahsil ettiğini ve şikâyetli ile uzlaştığını belirterek şikâyetten vazgeçtiği,
Şikâyetli tarafından, … 11. Noterliğinin 01.11.2015 gün ve 32994 yevmiye numarası ile şikâyetçiye gönderilen, tazminat bedelinin tahsil edildiğini ve banka bilgilerinin istendiğini gösterir ihtarname örneğinin dosya münderecatında yer aldığı,
Baro Disiplin Kurulunca, “Dosya kapsamı ve içindeki belgeler incelendiğinde şikâyetli avukatın tahsil ederek müvekkiline ödemediği iddia edilen 116.048,93 TL paraya ilişkin olarak şikâyetçi tarafın … 2. İcra Müdürlüğünün 2019/11845 esas sayılı dosyası ile şikâyetli avukat aleyhine icra takibi yaptığı, ödeme emrinin şikâyetli avukata tebliğ edildiği, şikâyetli avukatın sadece borcun 13.500 TL’lik kısmına itiraz ettiği, icra dosyasındaki alacaklı vekilinin de 18.11.2019 tarihinde şikâyetli avukattan haricen 65.000-TL tahsil ettiğine dair bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. Şikâyetli avukatın icra takibine kısmi olarak borcun sadece 13.500TL’sine itiraz etmiş olması bakiye kalan miktar yönünden borcu kabul ettiği anlamına gelmektedir. Böylece itiraz edilen kısım yönünden şikâyetli avukatın sigortadan müvekkili adına tahsil ettiği parayı uhdesinde tutarak müvekkile bilgi vermediği gibi ödeme de yapmadığı ve paranın tahsili için icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiği göz önüne alındığında görevinin gereğini yerine getirmediği isnat edilen eylemi gerçekleştirdiği kanaatine varılmaktadır… sayılı dosyalarında tekerrüre esas disiplin cezaları bulunduğu, uhdesinde tuttuğu miktarın yüksekliği göz önüne alınarak takdiren 1136 Sayılı Yasanın 136/2. Maddesi uyarınca verilen cezanın artırılarak netice olarak, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 135/4. maddesine göre 3 AY MESLEKİ FAALİYETLERİNİN YASAKLANMASINA…”gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (05.02.2020), Avukatlık Kanunu’nun 136/2.maddesi gereğince, 14.07.2016, 09.03.2016, 03.09.2017 kesinleşme tarihli üç ayrı kınama ve 05.07.2015 kesinleşme tarihli para cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 06.11.2022 kayıt tarihli ve duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetçinin vekilliğini üstlenerek birçok davada görev aldığını, tazminat alacağı bakımından sigortaya başvurduğu gibi, manevi tazminat bakımından da dava açtığını, açılan davanın masraflarını kendisinin üstlendiğini, yine ceza yargılamasında da şikâyetçinin vekili olduğunu, şikâyetçi ile doğan uyuşmazlığın esasen kazaya karışan sürücülerin kusur durumunun değişmesinden kaynaklandığını, kusur durumunun değişmesi sebebiyle mirasçılar aleyhine durum oluştuğunu, ödenecek tazminat miktarının değiştiğini, şikâyetçinin sigorta şirketinden tahsilat yapıldığından bilgisi olduğunu, tahsil edilen paranın uhdesinde tutulmasından şikâyetçinin haberdar olduğunu, paranın talep edilmesinden önce kendisine ihtarname gönderildiğini ve parayı iade etmeye çalıştığını ancak ihtarnameye cevap verilmediğini, ihtarnamenin 1 Kasım 2019 tarihinde gönderildiğini, şikâyetin ise 05.02.2020 tarihinde yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği,
Kurulumuzca talep gibi önceden belirlenen gün ve saatte incelemenin duruşmalı yapıldığı, şikâyetli vekilinin ve şikayetçinin duruşmada beyanlarını sunduğu görülmektedir.
Şikayetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar, Ceza Mahkemesince, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan, sanık ve katılanın uzlaşması nedeni ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmişse de ceza yargılamasından bağımsız olarak, yargılamaya konu eylem konusunda disiplin kovuşturması yapılmasına ve yapılacak kovuşturma sonucunda disiplin cezası verilmesine engel bulunmamaktadır.
Şikâyetli avukat, müvekkili adına tahsil ettiği paraları, şikâyetçi müvekkiline vermeyerek uhdesinde tutmuştur.
Şikâyetli avukat, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43.maddesinin, “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.” hükmü gereğince, müvekkiline derhal bilgi vermeli ve ödeme yapmalıdır.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Yargı kararlarında da işaret edildiği gibi; hapis hakkı, belli başlı usullere dayanılarak kullanılabilir. “Hemen belirtmek gerekir ki, Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesinde tanımlanan hapis hakkı, sadece vekâlet ücreti alacakları ve yapılan giderler oranında kullanılabilir. Avukatın, müvekkili nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu alacak ve değerlerden, ücret ve masraf alacağından fazla bir miktarını ‘hapis hakkı’ adı altında elinde tutması, bu hakkın yasaya konuluş amacına aykırı olduğu gibi, avukatlık meslek kurallarına da aykırıdır. Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur. Nitekim Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde, ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanlının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.’ hükmü, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesinde de, ‘Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.’ hükmü bulunmaktadır.” (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 24.05.2017 gün, 2015/19231 esas, 2017/6255 karar)
Şikâyetli avukatın bu eylemi aynı zamanda, Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesinin, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmünde yer alan özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, “mesleğinde ve davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirse de şikâyetlinin sicil özetinde, Avukatlık Kanunu’nun 136/2. maddesi gereğince tekerrüre esas cezalarının bulunduğu görülmekle, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetlinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 27.09.2022 gün ve 2022/38 Esas, 2022/88 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe