TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/1115 K. 2023/75

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1534

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 136
[ÖZET] * Şikâyetli avukatın, özen ve üstlendiği işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından Baro Disiplin Kurulu’nun, şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ilişkin hukuksal değerlendirmesi yerinde bulunmuş ancak; özen yükümlülüğüne aykırı davranan şikâyetlinin eylemi, sicilinde tekerrüre esas 11.08.2017 kesinleşme tarihli işten çıkarma cezası bulunduğundan, Avukatlık Kanunu’nun 136/3 maddesine göre meslekten çıkarma cezasını gerektirmekte ise de aleyhe itiraz olmadığından itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 136/3, TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçinin mahkûmiyetine dair 20.10.2017 tarih ve 2017/292 sayılı aleyhe karara yönelik yaptığı başvurunun reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.12.2018 gün ve 2018/1539 esas, 2018/3481 sayılı kararının verilmesinin ardından, bahsi geçen kararı 07.01.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebellüğ ettiği hâlde, süresi içerisinde temyiz kanun yoluna müracaat etmeyerek kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamada savunma vermemiştir. Disiplin davasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “Ben iddianamede üzerime atılı suçlama konusunda bir diyeceğim yoktur. Benim suç işleme kastım yoktur. Çünkü şikâyet konusunda müşteki haklıdır. Söz konusu dosya kapsamında zamanında istinaflar ve temyizler yapılamadığından müşteki hak kaybına uğramıştır. Ancak ben 17.09.2017 ya da 27.09.2017 tarihinde trafik kazası geçirdim. Bu kaza sonucunda da beyin kanaması geçirdim. Bu kaza sonrasında da ağır ilaçlar kullandım. Ancak ben yine de normal şartlarda dinlenmem gerekirken dosyaya girdim. Geç de olsa istinaf dilekçelerimi sundum. Gelen tebligatlardan haberim yoktu. Haberim olsaydı kasıtlı olarak zaten bu suçu işlemem mümkün değildir. Müşteki benim çalışkanlığımı ve dürüstlüğümü bilerek beni avukatı olarak tayin etmiştir. Hukuk davaları bakmıyorum ve yılda en az 20’ye yakın cinayet dosyasını yürütüyorum ve bu başarılarımda basında yer almıştır. Müştekide beni bu başarılarımdan dolayı avukatı olarak tayin etmiştir. Herhangi bir suç işleme kastım yoktur. Kasıtlı olarak da dosyayı istinaf etmediğim veya temyiz etmediğim hususu yoktur. Bu kapsamda beraatimi talep ediyorum. Eğer mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ederim. Hatta adli sicil kaydımda gözüken 2 ay 15 gün alkollü mekanlardan uzak durmaya ilişkin seçenek yaptırıma dair ceza ise bu kazaya ilişkin olarak verilmiştir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 08.06.2020 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın, disiplin davasına konu eylemi nedeniyle “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan cezalandırılması istemiyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/35 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 08.04.2022 gün ve 2022/179 sayılı kararı ile sanık şikâyetli avukatın, eylemine uyan TCK’nın 257/2 ve 62. maddesi gereğince neticeten 2 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5.maddesi gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 16.04.2022 tarihinde kesinleştiği,
Mahkemenin; “…her ne kadar sanık o dönemlerde trafik kazası geçirdiğinden bahisle kullandığı ağır ilaçların etkisi altında kastı olmadan kararı temyiz kanun yoluna götürmediğini beyan etmiş ise de söz konusu hususun kanun yollarını kullanmaya engel teşkil etmediği, katılan için yüklenmiş olduğu müdafilik görevlerini yerine getirmeyerek üzerine atılı bulunan görevi kötüye kullanma suçunu işlediği yapılan yargılama kapsamından anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Şikâyetlinin kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olan eylemi Avukatlık Kanunu’nun 34. ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesine aykırı olup disiplin suçunu oluşturur. Mahkeme kararında suç tarihi 25.03.2019 olarak belirtilmiştir. Şikâyetlinin sicilinde 09.06.2017 tarihinde kesinleşmiş eylem tarihi itibariyle tekerrüre esas 3 ay süre ile işten çıkarma cezası vardır. Avukatlık Kanunu’nun 136/3. maddesine göre; ‘Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.’  Şikâyetlinin eylemi işten çıkarma cezasının kesinleştiği tarihten sonraki beş yıllık dönem içinde gerçekleşmiş olup Avukatlık Kanunu’nun Altıncı Kısmında yer alan 34. maddeye aykırıdır. Bu durumda şikâyetli hakkında Avukatlık Kanunu’nun 136/3. maddesine göre meslekten çıkarma cezası verilmesi gerekir. Ancak ceza mahkemesi kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması ve Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun (Ankara 14. İdare Mahkemesi ve Ankara Bölge İdare Mahkemesince onanmış olan) 28.06.2013 tarihli, 2013/ 329 E. ve 2013/464 K. sayılı ve (Ankara 7. İdare Mahkemesi ve Ankara Bölge İdare Mahkemesince onanmış olan) 22.08.2013 tarihli, 2013/146 E. ve 2013/604 K. sayılı kararlarında ve benzeri yerleşik kararlarında, ayrıca Danıştay 8. Dairesi’nin 08.05.2013 tarihli, 2012/6690 E, 2013/3715 K. sayılı kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen bu durumlarda bir alt ceza verilmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nedeniyle şikâyetli hakkında takdiren 3 (üç) ay süre ile işten çıkarma cezası verilmesi gerektiği hususunda Kurulumuzda tam bir kanaat oluşmuştur.” gerekçesiyle ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde, eylem tarihi (25.03.2019) itibariyle, Avukatlık Kanunu’nun 136/3.maddesi gereğince, tekerrüre esas 11.08.2017 kesinleşme tarihli işten çıkarma cezasının olduğu,
Şikâyetli vekilinin 29.11.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, müvekkilinin suç işleme kastının olmadığını, olayda mücbir sebebin bulunduğunu, HAGB kararının belli süre sonra hukuk aleminden kaybolacağını belirterek mezkûr kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Şikâyetli Avukat vekilinin itirazı ile birlikte tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; Şikâyetli Avukatın şikâyetçinin mahkûmiyetine dair 20.10.2017 tarih ve 2017/292 sayılı aleyhe karara yönelik yaptığı başvurunun reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.12.2018 gün ve 2018/1539 esas, 2018/3481 sayılı kararının verilmesinin ardından, bahsi geçen kararı 07.01.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebellüğ ettiği hâlde, süresi içerisinde temyiz kanun yoluna müracaat etmeyerek kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiği dosya kapsamı ile tartışmasızdır.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.” hükümlerini amirdir.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemekte her avukatın yükümlülüğüdür.
Şikâyetli avukatın, özen ve üstlendiği işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından Baro Disiplin Kurulu’nun, şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ilişkin hukuksal değerlendirmesi yerinde bulunmuş ancak; özen yükümlülüğüne aykırı davranan şikâyetlinin eylemi, sicilinde tekerrüre esas 11.08.2017 kesinleşme tarihli işten çıkarma cezası bulunduğundan, Avukatlık Kanunu’nun 136/3 maddesine göre meslekten çıkarma cezasını gerektirmekte ise de aleyhe itiraz olmadığından itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukat vekilinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 05.09.2022 gün ve 2020/22 Esas, 2022/22 Karar sayılı kararının, aleyhe değiştirme yasağı gereğince
ONANMASINA,
2-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 21 Ocak 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!