Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1529
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.159/3) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.06.2015 günlü “Olur”u ile; “… Noterliğince düzenlenen 17.08.2009 tarih ve 13847 yevmiye sayılı vekâletname ile, taraf oldukları bir kısım dava ve icra dosyalarını takip etmek üzere şikâyetçilerin vekilliğini üstlendiği ve masraflara mahsuben muhtelif tarihlerde toplam 950,00 Türk lirası aldığı hâlde, gereğine tevessül etmediği,
Bu cümleden olarak;
Davacı müştekiler vekili sıfatıyla E.K. aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/153 esasına kayden görülen menfi tespit davasının 21.01.2010 tarihli duruşmasına mazeretsiz olarak katılmayarak mahkemece 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409/1. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yasal süresi içinde yenilemeyerek 04.05.2010 tarihinde de aynı kanunun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve 1.000,00 Türk lirası vekâlet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine dair müvekkilleri aleyhine karar verilmesine sebebiyet verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli vekili 01.11.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, inceleme konu dava dosyasının, müvekkiline vekalet verilmeden önce iki kez müracaata bırakıldığını, bu durumdan dahi şikâyetçi tarafından dosyanın takip edilmesinin istenmediğinin anlaşıldığını, müvekkilinin sözlü talimatla hareket ettiğini zira şikâyetçilerin yurtdışında olması nedeniyle başka türlü bir talimat imkânı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Şikâyetçilerin 10.02.2023 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, şikâyetlinin güveninin boşa çıkardığını, vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediğini belirterek kararın yerinde fakat yetersiz olduğunu beyan etmişlerdir.
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi İhmal” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/400 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 02.05.2016 gün ve 2016/128 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/2, 62/1 ve 52/2. maddesi gereğince neticeten 1.500 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak 31.03.2021 günü kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 159/son maddesi delaletiyle eylem tarihi (04.05.2010) itibariyle disiplin kovuşturmasına konu suç yönünden 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolduğu, süreyi uzatacak başkaca bir sebebin bulunmadığı, dosyanın Kurulumuza intikal ettiği 16.02.2023 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, itirazın kabulü ile kararın kaldırılması, disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli vekilinin itirazının kabulüne; Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli hakkında yürütülen
DİSİPLİN DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Kararın, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği onay için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe