Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1491
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 157/7, 159/1) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.11.2022 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 12.08.2022 gün ve 2022/659 Esas, 2022/737 Karar sayılı kararı,
“Müşteki tarafından Baro Başkanlığına sunulan 02.09.2020 havale tarihli şikâyet dilekçesinde, şikâyet edilen Avukatın 06.02.2012 tarihinde yaptığı tahsilatı yeni öğrendiğini, nitekim bunun üzerine … İcra Müdürlüğünün 2020/412 sayısına kayden vekili aleyhine 06.01.2020 tarihinde icra takibi başlattığını belirttiği, söz konusu beyanın aksine öğrenme tarihinin daha önceki bir tarih olduğuna ilişkin dosya içerisinde delil bulunmadığı nazara alındığında, anılan tarihten itibaren Avukatlık Kanununun 159. maddesinde öngörülen disiplin ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu gözetilerek esastan inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Türkiye Barolar Disiplin Kurulunca eylem tarihinin 2012 yılı olduğu, Kanunun 159/1. maddesinde belirtilen 3 yıllık kovuşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle adı geçen Avukat hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında, “… Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2010 tarih 2010/393 esas, 2010/523 karar sayılı ilamına bağlı alacağın tahsili amacıyla, … İcra Müdürlüğünün 2011/2163 esas sayılı dosyası kapsamında başlattığı icra takibinde, 06.02.2012 tarihinde 31.704,60 TL ödeme aldığı halde, tahsil ettiği parayı müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, disiplin soruşturmasının Avukatlık Kanunu’nun 159/1.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 09.11.2020 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Kurulumuzca, Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ışığında, şikâyetli Avukatın … İcra Müdürlüğü 2011/2163 esas ile ilamlı icra takibi başlatmıştır.
06.02.2012 tarihinde icra müdürlüğü tarafından şikâyetli Avukata 31,704,60TL reddiyat ile ödeme yapılmış olmasına rağmen şikâyet tarihinde ukdesinde bulunan parayı şikâyetçi alacaklıya ödememiştir. Fakat 1136 sayılı Avukatlık Yasası 159.maddesi gereği:
‘Disiplin cezası gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim Kurulunca işe el konulmuşsa bu süre işlemez.
Disiplin cezası gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.’ hükmü gereğince olay tarihi 06.02.2012 olup, şikâyetli Avukat hakkında yapılan soruşturmanın 1136 sayılı Yasanın 159/1 maddesi gereğince düşürülmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetçi vekili 30.06.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki iddialarını tekrar ederek şikâyetlinin eyleminin TCK kapsamında suç teşkil ettiğini bu nedenle TCK’da belirlenen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmemiştir.
İncelenen dosya kapsamından;
Her ne kadar, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, “
şikâyet edilen Avukatın 06.02.2012 tarihinde yaptığı tahsilatı yeni öğrendiğini, nitekim bunun üzerine … İcra Müdürlüğünün 2020/412 sayısına kayden vekili aleyhine 06.01.2020 tarihinde icra takibi başlattığını belirttiği, söz konusu beyanın aksine öğrenme tarihinin daha önceki bir tarih olduğuna ilişkin dosya içerisinde delil bulunmadığı nazara alındığında
” gerekçesiyle dosyayı Kurulumuza geri göndermişse de;
Şikâyetli Avukatın, eylem tarihinin 06.02.2012 olduğu, öğrenme tarihi olduğu iddia edilen 06.01.2020 tarihinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, aksi yorumun, Danıştay’ın emsal kararlarında da yer alan ilgilinin sürekli ceza tehdidi altında bırakılmasını önleme fonksiyonunu zedeleyeceği anlaşılmakla hukuka uygun gerekçelerle verilen önceki kararımızda ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde olmadığından; Kurulumuzun 12.08.2022 gün ve 2022/659 Esas, 2022/737 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE
, sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine, Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, katılanların oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe