TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/1014 K. 2022/1070

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1476

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 159
[ÖZET] * Anılan Kanununun emredici hükmü ile zamanaşımı sürelerinin disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren hesaplanacağı açıkça düzenlenmiştir. Görevi Kötüye Kullanma suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımının kesilmesi veya durması halinde bu süre en fazla 12 yıla kadar uzayacaktır. Eylem tarihinin ceza mahkemesi kararında belirtildiği gibi 08.10.2008 olduğu, yerleşik idari yargı kararlarında ceza mahkemesince tespit edilen suç tarihinin Kurulumuzu bağladığının belirtildiği de dikkate alındığında, Avukatlık Kanunu’nun 159/son fıkrası delaletiyle TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesinde TCK 257/1.maddesindeki suç yönünden öngörülen 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin, son eylem tarihi (04.12.2009) esas alınsa dahi, Kurulumuzun dosyayı inceleme tarihinden önce dolduğu anlaşılmıştır.
(Av. Yas. m.159)

[KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 25.11.2022 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 10.09.2022 gün ve 2022/750 Esas, 2022/822 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, Mahkeme kararında eylem tarihi olarak belirtilen 27.10.2008 tarihinden itibaren Avukatlık Kanunu’nun 159/son maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddesinde görevi kötüye kullanama suçu yönünden öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle, itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de,
Adı geçen Avukat hakkında, görevi kötüye kullanma suçundan … 5. Ağır Ceza Mahkemesine Esas: 2015/65 sayı ile açılan kamu davası sonunda Mahkemece 08.11.2021 tarih ve Karar: 2021/461 sayılı karar ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeden 08.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 159/3. maddesinde ‘Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.’ hükmü yer almaktadır.
Adı geçen Avukata isnat edilen görevi kötüye kullanma suçu bakımından zamanaşımı süresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olup, anılan Kanunun 67/4. maddesinde de zamanaşımını kesen işlemlerle bu sürenin en fazla 12 yıla kadar uzayabileceğinin hükme bağlandığı anlaşılmıştır.
Müşteki tarafından Baro Başkanlığına sunulan 31.12.2013 tarihli şikayet dilekçesinde, gayri menkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı taşınmazın tapu devrine ilişkin olarak ortaya çıkan sorunların hukuksal çözümü amacıyla adı geçen Avukatı vekil tayin ettiğini, 20.12.2013 tarihinde tapu sicil müdürlüğüne gittiğinde taşınmazlarının üzerine haciz konulduğunu öğrendiğini, icra dosyasını incelediğinde şikayet edilen Avukatın 2008 yılında adına bir dava açtığını, ancak davayı takip etmemesi nedeniyle Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, söz konusu davanın açılmasından sonra bir kısım davalıların karşı dava açmak suretiyle ecrimisil talep ettiğini, söz konusu karşı davanın da takip edilmemesi nedeniyle aleyhine sonuçlandığını öğrendiğini, adı geçen Avukatın bu aşamaların hiçbirinden kendisini haberdar etmediğini belirttiği, her ne kadar ceza mahkemesi kararında suç tarihi 27.10.2008 tarihi olarak belirtilmiş ise de, müştekinin şikayet dilekçesindeki beyanının aksine öğrenme tarihinin 20.12.2013’ten daha önceki bir tarih olduğuna ilişkin dosya içerisinde delil bulunmadığı, nitekim müştekinin durumu öğrendikten hemen sonra 31.12.2013 tarihinde Baro Başkanlığına şikayette bulunduğu nazara alındığında, anılan tarihten itibaren Avukatlık Kanununun 159/3. maddesinde öngörülen 12 yıllık disiplin ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca esastan inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 10.11.2014 günlü “Olur”u ile; “Müştekinin satın aldığı taşınmazın tapuya tescilini sağlamak üzere vekilliğini üstlendiği hâlde, vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediği,
Bu cümleden olarak;
1-Tapu iptal ve tescil davası açması gerektiği hâlde, davacı (karşı davalı) müşteki vekili sıfatıyla, davalılar (karşı davacılar) aleyhlerinde … Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2008/214 esas sayısına kayden müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında istirdat davası açtığı gibi, bahse konu dava hakkında şikâyetçiye bilgi vermediği,
2-Davacı (karşı davalı) müşteki vekili sıfatıyla, … Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2008/214 esas sayısına kayden açtığı istirdat davasında, davalı tarafça cevap dilekçesinde, müştekinin dava konusu taşınmazı haksız işgali nedeniyle ecrimisil talebinde bulunmasına rağmen müvekkilini bilgilendirmeyerek gereğine tevessül etmediği ve dava sonucunda, davanın kısmen kabulü ile takdir edilen ecri misil bedelinin davalı (karşı davacı) tarafa ödenmesine dair 04.12.2009 tarihli ve 2009/463 sayılı aleyhe kararın verilmesine neden olduğu,
3-Davacı (karşı davalı) müşteki vekili sıfatıyla, … Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 2008/214 esas sayısına kayden açtığı istirdat davasının 27.10.2008 tarihli celsesine mazeret bildirmeksizin katılmayarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409/1. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç ay içinde yenileme talebinde bulunmayarak da aynı Kanunun 409/5. maddesi gereğince, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair 04.12.2009 tarihli, 2009/463 sayılı karar verilmesine sebebiyet verdiği” iddiaları bakımından kovuşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli 20.04.2022 kayıt tarihli itirazında özetle; disiplin davasına konu eylem nedeniyle yargılandığı ceza davasında beraat ettiğini, şikâyetçinin haberi olmadan dava açtığı iddiasının vekâletname ile çelişkili olduğunu, 12 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, Baro Disiplin Kurulu’nca hatalar zinciri sonrasında hakkında ceza tayin edildiğini belirterek mezkûr cezanın kaldırılmasını talep etmiştir.
Kurulumuzca yapılan incelemede, dosyanın Kurulumuza 23.08.2022 tarihinde intikal ettiği görülmüştür.
Disiplin davasına konu eylem nedeniyle yürütülen ceza davasında, … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 gün ve 2015/65 esas, 2021/461 karar sayılı ilamı ile, sanık şikâyetli Avukatın “Görevi Kötüye Kullanma”suçunun unsurları oluşmadığından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 08.12.2021 günü kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.
Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.
” hükmü amirdir.
Anılan Kanununun emredici hükmü ile
zamanaşımı sürelerinin
disiplin cezasını gerektiren
eylemlerin işlenmesinden itibaren hesaplanacağı açıkça düzenlenmiştir.
Görevi Kötüye Kullanma suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımının kesilmesi veya durması halinde bu süre en fazla 12 yıla kadar uzayacaktır.
Eylem tarihinin ceza mahkemesi kararında belirtildiği gibi 08.10.2008 olduğu, yerleşik idari yargı kararlarında ceza mahkemesince tespit edilen suç tarihinin Kurulumuzu bağladığının belirtildiği de dikkate alındığında,
Avukatlık Kanunu’nun 159/son fıkrası delaletiyle TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesinde TCK 257/1.maddesindeki suç yönünden öngörülen
12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin,
son eylem tarihi (04.12.2009) esas alınsa dahi
, Kurulumuzun dosyayı inceleme tarihinden önce dolduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 157/2. maddesine göre; “Birlik Disiplin Kurulu,
disiplin davalarını
dosya üzerinden inceler.” Bu nedenle, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden itirazın kabulü ile kararın kaldırılması, disiplin davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair Kurulumuzun önceki kararında ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinde, Şikâyetli Avukatın itirazının kabulüne; … Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 22.03.2022 gün ve 2014/127 Esas, 2022/17 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli hakkında yürütülen 2014/127 esas sayılı
DİSİPLİN DAVASININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞÜRÜLMESİNE
dair Kurulumuzun 10.09.2022 gün ve 2022/750 Esas, 2022/822 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 10 Aralık 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!