Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1429
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 166 TBB Mes. Kur. m. 3, 4, 43 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi vekil sıfatıyla, … 3.İcra Müdürlüğünün 2017/6451 sayılı takip dosyasından, 06.02.2019 tarihinde 53.829,71 TL tahsilat yaptığı ve şikâyetçinin banka hesabına 07.02.2017 tarihinde toplam 34.395,51 TL havale ettiği halde, müvekkilinin taleplerine rağmen aradaki 19.434,20 TL farkı izah etmediği ve müvekkiline hesap vermediği” iddiasıyla başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, davanın bitmesi akabinde icra takibini başlattığını, kıdem tazminatını mevduata uygulanan en yüksek faiz ile talep ettiğini, icra takibinden sonra şikâyetçiye ödemeleri yaptığını ve hatta fazla ödeme yaptığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 20.06.2019 günlü toplantısında şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiği, vaki itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 08.11.2019 günlü kararı ile kabul edilmesi üzerine; Baro Yönetim Kurulu’nun 22.11.2019 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 43. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetçinin, şikâyetli avukatı, İzmir 22. Noterliğinin 11.02.2019 gün ve 1878 yevmiye sayılı azilnamesi ile azlettiği,
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 07.07.2020 günlü “Olur”u ile şikâyetli avukat hakkında soruşturma izni verilmediği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosyadaki beyanlar ve deliller kül halinde incelendiğinde; Şikâyetli avukatın icra takibi aşamasında faiz uygulamasında ve hesapta hataya düşmediği, icra takibi sonrasında tahsilatı uhdesinde tutmadan şikâyetçiye ödemesini yaptığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nca şikâyetli avukatın müvekkilinin talebine rağmen rakamlar arasındaki farkı izah etmediğini ve müvekkiline hesap vermediğini ileri sürerek kovuşturma başlatılması gerektiğinden bahisle Disiplin Kovuşturması Açılmasına Yer Olmadığı kararını kaldırmış olsa da şikâyetçinin, şikâyetli avukatı tarihinde azlettiği, azlettikten sonra 15.02.2019 tarihinde bilgi isteyen mesajlar attığı, 22.02.2019 tarihinde ise ihtarname çekerek bilgi istediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla azilname ile vekil-müvekkil ilişkisi son bulacağından ‘bilgi isteme’ veya ‘hesap sorma’ konularında şikâyetçinin bunu azilnameden sonra yapmaya çalışması karşısında şikâyetli avukatın bir ihlalinin bulunmadığının kabulü gerekecektir. Bu sebeple şikâyetli avukata atfedilen eylemlerin Avukatlık Kanunu, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve İlgili Mevzuat açısından bir ihlal oluşturmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçinin 24.05.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetlinin yatan paradan %21’in üzerinde kesinti yaparak kendisine ödeme yaptığını, bu kesintinin özel bir nedeninin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetçinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dosyamızda mübrez ödeme ve tahsilat dekontları incelendiğinde, şikâyetli avukatın icra dosyası kapsamında, kendisine ödenen paradan, Avukatlık Kanunu’na aykırı bir kesinti yapmadığı, şikayetçiye gönderdiği ödemenin hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan detaylı inceleme neticesinde verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekle, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetçinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 25.03.2022 gün ve 2019/39 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe