TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/470 K. 2022/546

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1414

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 147, AVK Madde 150
[ÖZET] Bozma kararımız sonrasında her ne kadar icra memuru M.G.’nin tanık olarak dinlenmesi için … Barosu Disiplin Kurulu’na talimat yazıldığı ancak belirlenen gün ve saatte hazır bulunmaması nedeniyle ifadesinin alınamadığı belirtilmiş ise de usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanık M.G.’nin zorla getirilmesi için … Sulh Ceza Hakimliğine müzekkere yazılmadan talimatın bila ikmal iade edildiği görülmüştür.
(Av. Yas. m. 147, 150)

[KARAR METNİ] … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 21.12.2018 gün ve 2017/89 Esas, 2018/71 Karar sayılı kararı kararının onanmasına ilişkin 25.04.2019 gün ve 2019/276 esas, 2019/432 karar sayılı Kurulumuz kararının iptali istemiyle açılan davada; Ankara 17. İdare Mahkemesinin ilamı ile; “Soruşturma kapsamında alınan, dava dışı H.M.Ç’nin beyanları ve adı geçenin 29.01.2016 tarihinde takipten feragatini müteakiben davacının alacaklı ve H.M.Ç’nin borçlu olduğu … 12.İcra Müdürlüğünün E:2014/ 10560 sayılı dosyasında 01.02.2016 tarihinde hacizleri fek etmesi, davacıya isnat edilen eylemi gerçekleştirdiği yönünde güçlü bir karine olsa da; H.M.Ç ile davacı arasında önceye dayalı husumetin bulunduğu ve soruşturma kapsamında H.M.Ç dışında başka bir tanığın dinlenilmediği, davacının kâtibinin, icra müdürlüğünde çalışan personelin de olayın tanığı olduğu, disiplin soruşturmasında hukuki güvenlik ilkesi doğrultusunda soruşturulan lehine ve aleyhine tüm delillerin toplanması gerektiği, bu haliyle soruşturmanın eksik yürütüldüğü anlaşıldığından” gerekçesiyle  “dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği,
Kurulumuzun 11.07.2020 gün ve 2020/492 esas, 2020/506 karar sayılı kararı ile “Bu durumda disiplin kovuşturmasında hukuki güvenlik ilkesi doğrultusunda şikâyetli avukat lehine ve aleyhine tüm delillerin toplanması gerektiği dikkate alındığında İdare Mahkemesi iptal gerekçesine uyularak; disiplin davasına konu olaya şahit olan şikâyetli avukatın kâtibinin, icra müdürlüğünde çalışan personelin de tanık sıfatıyla dinlenip, oluşacak duruma göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle İdare Mahkemesinin 20.03.2020 gün 2019/1731 esas ve 2020/634 karar sayılı iptal kararına UYULMASINA, Kurulumuzun, 25.04.2019 gün ve 2019/276 esas, 2019/432 karar sayılı kararının tesis edildiği tarihten itibaren KALDIRILMASINA, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 21.12.2018 gün ve 2017/89 Esas, 2018/71 Karar sayılı kararının, hukuki güvenlik ilkesi doğrultusunda disiplin davasına konu olaya şahit olan şikâyetli avukatın kâtibinin ve icra müdürlüğünde çalışan personelin de tanık sıfatıyla dinlenip, oluşacak duruma göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği gözetilerek BOZULMASINA karar verildiği,
Bozma kararımız sonrası Avukat Kâtibi M.G.’nin tanık olarak dinlendiği, icra memuru M.G.’nin tanık olarak dinlenmesi için … Barosu Disiplin Kurulu’na talimat yazıldığı, talimatın bila ikmal iade edildiği, Baro Disiplin Kurulu’nca Avukatlık Kanunu’nun 159/2.maddesi gereğince kovuşturmanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesinde; “Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz. Yönetim kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez.
Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.
Disiplin cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine bu zamanaşımı süresi uygulanır.” hükmü amirdir.
Danıştay 8. Dairesi’nin 07.10.1996 tarihli ve E:1996/3070, K:1996/2443 sayılı kararı;
“İdarelerin 657 sayılı Yasayla saptanmış olan zamanaşımı süreleri dışında disiplin cezası vermesi mümkün bulunmamaktadır. Ancak ilgili idarenin süresi içinde disiplin cezası vermesiyle zamanaşımı süresinin kesileceği açık olup böyle bir durumda disiplin cezasının idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine zamanaşımı süresinin yeniden işletilmesi de olanaksız bulunmaktadır.” şeklindedir.
Avukatlık Kanunu’nun 159/2.maddesinde öngörülen süre içerisinde inceleme konusu dosyada zamanaşımı süresi içeresinde şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği, dolayısıyla disiplin davasının zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan İYUK madde 28’deki “Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.” hükmü gereğince idarelerin mahkeme kararlarını yerine getirmeleri yasal zorunluluktur.
Avukatlık Kanunu madde 147 “Tanık ve bilirkişinin duruşmaya çağrılması veya üyelerden biri tarafından yahut istinabe yoluyla dinlenmesi veya yazılı ifadesinin okunmasıyla yetinilmesi, disiplin kurulunun takdirine bağlıdır.
Ancak, bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise, bu tanık her halde dinlenir.”
Avukatlık Kanunu madde 150 “Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılır.
Usulüne göre çağırılıp da hukuken geçerli bir mazereti olmaksızın gelmeyen veya kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye Baronun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza hâkimi bu kararları disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir.”
Ceza Muhakemesi Kanunu madde 44 “(1) Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.
(2) Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur.” hükümlerini amirdir.
Bozma kararımız sonrasında her ne kadar icra memuru M.G.’nin tanık olarak dinlenmesi için … Barosu Disiplin Kurulu’na talimat yazıldığı ancak belirlenen gün ve saatte hazır bulunmaması nedeniyle ifadesinin alınamadığı belirtilmiş ise de usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanık M.G.’nin zorla getirilmesi için … Sulh Ceza Hakimliğine müzekkere yazılmadan talimatın bila ikmal iade edildiği görülmüştür.
Hukuki güvenlik ilkesi doğrultusunda Şikâyetli lehine ve aleyhine tüm delillerin toplanması gerektiği de gözetilerek, Avukatlık Kanunu’nun 147 ve CMK’nın 44.maddeleri uyarınca işlem yapılmaksızın karar verilmesi yerinde görülmediğinden Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Şikâyetçi Avukatın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Kovuşturmasının Zamanaşımı Nedeniyle Düşürülmesine”
ilişkin 10.09.2021 gün ve 2020/56 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararının
BOZULMASINA
, kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine katılanların oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 05 Haziran 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!