AVK Madde 147 Baro disiplin kurulu: Tanık ve bilirkişi dinlenmesi

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

AVK m.147, disiplin kurulunda tanık ve bilirkişinin nasıl dinleneceğini kurulun takdirine bırakır: duruşmaya çağırma, üyelerden biri tarafından yahut istinabe yoluyla dinleme veya yazılı ifadesinin okunmasıyla yetinme seçenekleri arasında kurul karar verir. Buna karşılık bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise, bu tanık her hâlde dinlenir.

Resmi Metin

Tanık ve bilirkişi dinlenmesi

Madde 147 – (1) Tanık ve bilirkişinin duruşmaya çağrılması veya üyelerden biri tarafından yahut istinabe yoliyle dinlenmesi veya yazılı ifadesinin okunmasiyle yetinilmesi, disiplin kurulunun takdirine bağlıdır.

(2) Ancak, bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise, bu tanık her halde dinlenir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

AVK m.147‘nin birinci fıkrası, tanık ve bilirkişi deliline ilişkin usul seçimini disiplin kuruluna bırakır. Kurul; tanığın veya bilirkişinin duruşmaya çağrılması, üyelerden biri tarafından yahut istinabe yoluyla dinlenmesi ya da yazılı ifadesinin okunmasıyla yetinilmesi arasında tercih yapabilir. Bu, AVK m.146‘daki genel takdir yetkisinin tanık ve bilirkişi bakımından somutlaştırılmış hâlidir. İstinabe seçildiğinde talimatın nasıl yerine getirileceği AVK m.149‘da; tanığın ve bilirkişinin çağrılması ile gelmeme hâlinde uygulanacak hükümler AVK m.150‘de gösterilmiştir.

İkinci fıkra bu geniş takdirin açık sınırını koyar: bir olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret ise, bu tanık her hâlde dinlenir. Burada kurulun yazılı ifadeyle yetinme seçeneği kapanır. Sınırın dayanağı ispat mantığıdır; olayın tek doğrudan kaynağı konumundaki tanığın dinlenmemesi, delil değerlendirmesini dayanaksız bırakır. Fıkranın uygulanabilmesi için tanığın bilgisinin şahsi olması, yani başkasından aktarılan bir bilgiye değil kendi algısına dayanması gerekir. Tanık ve bilirkişinin dinlenmesi dolayısıyla doğan giderler ise AVK m.161‘de ayrıca düzenlenmiştir.

İlgili TBB Disiplin Kurulu Kararları

Bu maddeye atıf yapan TBB Disiplin Kurulu kararları. Disiplin kararları idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeleri bağlamaz.

TBB Disiplin Kurulu E. 2023/811 K. 2023/907

Disiplin kovuşturmasının bir diğer amacı da maddi gerçeğin saptanmasıdır. Baro Disiplin Kurulu bildirilen hiçbir delili toplamadan karar veremez. Bu husus AİHS'nin 6. maddesine bildirilen "silahların eşitliği" ve 13. maddesinde bildirilen "etkili başvuru hakkı'nın gereği olup, şikâyetçinin de kovuşturmaya etkin bir şekilde katılımının sağlanması gerekir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, meslektaşını beklemeden duruşma aldırdığı ve mesleki dayanışma göstermediği iddiasıyla açılan davada Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Şikâyetçi, bildirdiği tanıklar dinlenmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. İncelemede duruşma açılmadığı, tanıkların duruşmaya çağrılmadığı ve yazılı ifadelerinin de alınmadığı, salt iddia ve savunmaya itibar edildiği anlaşılmıştır. Bildirilen deliller toplanmadan karar verilemeyeceğinden, Avukatlık Kanunu'nun 144 ve 147. maddeleri uyarınca eksik incelemeye dayalı karar bozulmuştur.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 147

TBB Disiplin Kurulu E. 2022/470 K. 2022/546

Bozma kararımız sonrasında her ne kadar icra memuru M.G.'nin tanık olarak dinlenmesi için ... Barosu Disiplin Kurulu'na talimat yazıldığı ancak belirlenen gün ve saatte hazır bulunmaması nedeniyle ifadesinin alınamadığı belirtilmiş ise de usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanık M.G.'nin zorla getirilmesi için ... Sulh Ceza Hakimliğine müzekkere yazılmadan talimatın bila ikmal iade edildiği görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Baro disiplin kurulu, bozma sonrası tanık icra memurunun dinlenmesine ilişkin talimat ikmal edilemeyince kovuşturmanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir. Kurul, zamanaşımı süresi içinde ceza tayin edildiğinden davanın zamanaşımına uğramadığını; usulüne uygun çağrılıp gelmeyen tanığın zorla getirilmesi için sulh ceza hâkimliğine müzekkere yazılmadığını saptamış, şikâyetli lehine ve aleyhine tüm delillerin toplanması gerektiğinden Avukatlık Kanunu'nun 147 ve CMK'nın 44. maddeleri uyarınca işlem yapılmadan karar verilmesini yerinde görmeyerek kararı bozmuştur.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 147, 150

TBB Disiplin Kurulu E. 2021/1029 K. 2022/7
Disiplin kovuşturmasının amacı maddi gerçeğin saptanmasıdır. Baro Disiplin Kurulları delilleri toplamadan karar veremez. Baro Disiplin Kurulu'nca; Şikâyetçi tanığına tebligat çıkarılmadan yahut tanık dinletme talebi reddedilmeden ve şikâyete konu iddialar şüpheye yer bırakmayacak şekilde incelenmeden karar verilmesi yerinde görülmemiştir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatlar hakkında, azledildikleri hâlde vekillik yürütüp şikâyetçi şirket aleyhine düzenlenen senetleri icra takibine koydukları iddiasıyla açılan disiplin davasında ayrı ayrı disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı tanık dinlenmeden eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek itiraz etmiştir. Kurul, kovuşturmanın amacının maddi gerçeğin saptanması olduğunu, delilleri toplamadan karar verilemeyeceğini, tanık talebi hakkında karar verilmediğini ve ceza soruşturmasının akıbetinin araştırılmadığını belirterek kararı bozmuştur.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 147

TBB Disiplin Kurulu E. 2013/213 K. 2014/101

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde, "Hakkaniyete uygun yargılama" , "silahların eşitliği" ni zorunlu kılar. Yargı organı önünde sahip oldukları hak ve yükümlülükler açısından taraflar arasında tam bir eşitliğin kurulması ve bu dengenin bütün yargılama aşamasında sürdürülmesi gerekir..... Taraflar arasında "silahların eşitliği" , sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin sağlanması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. ( Del Court / Belçika 1970, Monnel ve Morris /İngiltere 1987, Ekbatani / İsveç 1988) denilmiştir. Bu Nedenle Şikayetçinin de kovuşturmaya eylemli olarak katkıda bulunması gerekir.

Detaylı özeti gör

Baro tarafından müdafi olarak görevlendirilen şikâyetli avukatın, yaşı küçük sanık hakkındaki mahkûmiyet kararını temyiz etmeyerek kesinleşmesine yol açtığı iddiasıyla açılan kovuşturmada bir yıl süre ile işten çıkarma cezası verilmiştir. Kurul, yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceğini; müvekkilin sözlü muvafakati bulunduğu ve işten yasaklama kararının tebliğ edilmediği yönündeki savunmaların araştırılmadığını belirterek, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle Baro Disiplin Kurulu kararını bozmuştur.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas 147, AİHS 6

TBB Disiplin Kurulu E. 2013/340 K. 2013/824

Satış yapılan kişinin ağabeyi olması karşısında doğal olarak Avukatın kendisi veya yakınlarına yarar sağlayarak müvekkilini zarara uğrattığı gibi bir algılamanın doğması kaçınılmazdır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, alacaklı müvekkili adına takip ettiği dosyalarda, karşılıksız çek keşide etmekten yargılanan borçlu hakkındaki şikâyetten müvekkilin yalnızca sözlü talimatına dayanarak vazgeçmiş; ayrıca haczedilen menkul mallar ikinci satışta avukatın ağabeyine ihale edilmiştir. Kurul, haktan vazgeçme niteliğindeki işlemlerde müvekkilin yazılı muvafakatinin zorunlu olduğunu, satışın avukatın yakınına yapılmasının avukatın kendisine veya yakınlarına yarar sağladığı algısı doğurarak kamunun mesleğe güvenini sarstığını belirtmiş, itirazı reddederek kınama cezasını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas 3, 147,134 TBB Mes. Kur 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2007/339 K. 2007/397
Adli yardımla görevli avukatın; adli yardımda bulunulan kişinin durumunun düzelerek, avukatlık ücreti ödeyebilecek duruma geldiğini baroya bildirmesi gerektiği
Detaylı özeti gör

Şikayetli avukat, adli yardım görevini üstlendikten sonra, yararlanan kişinin mali durumunun düzelmesinin ardından adli yardım konusu dışındaki işleri için onunla ücret sözleşmesi yapıp ücretini almış, ancak durumu adli yardım bürosuna zamanında bildirmemiş; aynı dönemde tarife değişikliğinden doğan adli yardım ücretlerini de tahsil etmiştir. Kurul, tanık dinlenmemesinde Avukatlık Yasası'nın 147. maddesi yönünden isabetsizlik görmemiş, Adli Yardım Yönetmeliği'nin 19/f maddesindeki bildirimin yapılmadığını saptayarak kınama cezasını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. K. m. 147; İzmir Barosu Adli Yardım Yönetmeliği m. 19/f

TBB Disiplin Kurulu E. 2006/210 K. 2006/286
Reklam yasağına aykırılık
Detaylı özeti gör

Şikayetli avukat hakkında bir gazetede yayımlanan haber ve röportaj nedeniyle Baro Yönetim Kurulunca re'sen reklam yasağı kovuşturması açılmıştır. Avukat, haberin bilgisi ve izni dışında müvekkilince yaptırıldığını savunmuş ise de, sunduğu icra ve istihkak belgeleri bu savunmayı doğrulamamış; haberde kullanılan, hukuk kitaplarını kucaklar biçimdeki fotoğrafın avukatın bilgisi dışında hazırlanamayacağı kabul edilmiştir. Tanık dinlenmemesi m.147/2'ye aykırı görülmemiş, eylem Avukatlık Kanunu m.34 ve 55 ile TBB Meslek Kuralları m.7 ve 8'e aykırı bulunarak kınama cezası onanmıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. K. 55, 134, 135/2, 147/2; TBB Meslek Kuralları m. 7, 8; TBB Reklam Yasağı Yön. m. 11

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 7, 8

Karar metinleri Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan kaynaklardan aktarılmıştır; her kararın kaynak adresi kartında verilmiştir. Güncel metin için TBB'deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Kurul kararları yargı denetimine açık idari kararlardır ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!