Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1405
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 166, TBB Mes. Kur. m. 43, 45) [KARAR METNİ] 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ile Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) geliştirilmiş olup, 01.01.2019 tarihi itibariyle elektronik tebligat (e-Tebligat) sistemine geçilmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrası ile: tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, tüm özel hukuk tüzel kişileri, noterler,
baro levhasına yazılı avukatlar
, sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler ile idarelerin hukuk birimleri için elektronik tebligat zorunlu hale getirilmiştir. Baro Disiplin Kurulu kararının şikâyetli Avukatın e-Tebligat adresine gönderilmediği ve tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla itiraz süresinde kabul edilerek dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “Karşı taraf vekili şikâyetçi meslektaşıyla yazışmalarında ve telefon konuşmalarında laubali ve lakayt ifadeler kullandığı, dosya borcunu banka hesabına ‘Haram Para’ açıklamasıyla gönderdiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; meslek hayatı boyunca, meslektaşının usul hatası nedeniyle reddedilen davasından dolayı vekâlet ücreti talep etmediğini, meslektaşından maddi kazanç sağlamayı düşünmediğini, şikâyetçiden de bu hususta talepte bulunduğunu ve vekâlet ücreti talep etmemesini rica ettiğini ancak çok çirkin bir üslup ile karşı karşıya kaldığını, ilettiği parayı da ‘Haram Para’ açıklaması ile gönderdiğini, Baro tarafından hakaret ya da küfür olarak algılanmasını anlayamadığını, herkesin birbirine dilediği şeyi helal edebileceği gibi haram da edebileceğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 18.06.2020 günlü toplantısında Şikâyetli Avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4, 5, 26 ve 27. maddeleri gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemenin talep gibi duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca; “Dosya incelendiğinde, şikâyetli avukatın dosya borcunu şikâyetçi avukatın hesabına EFT ile gönderirken açıklama kısmına ‘Haram Para’ ibaresi kullanarak gönderdiği bu kelimenin her ne kadar ‘Kaba söz’ olarak kabulü gerekir ise de meslektaşlar arası dayanışmayı düzenleyen Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 26. ve 27/1. maddesine aykırı olduğu” gerekçesiyle oyçokluğu ile ceza tayin edildiği,
Karşı oy yazısının, “Şikâyetli avukat hakkındaki iddia olunan söylemin, kelimenin anlamına yönelik olmadığı, karşı taraftan süreye ilişkin bir mesleki dayanışma beklentisi içerisinde beklentisini karşılayan bir dayanışma göremeyince buna yönelik yaşadığı olayın etkisi ile ve kızgınlıkla kullanıldığı, duruşmadaki beyanları ve dosyaya sunduğu dilekçesinden de anlaşıldığı üzere vekâlet ücretini ödememe gibi bir amacının olmadığı anlaşılmakla, şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde disiplin cezasını gerektirecek bir hususu bulunmadığından, disiplin cezası verilmesine yer olmadığına düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.” şeklinde olduğu,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 10.03.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, konuşmalarının lakayt ve laubali olarak değerlendirilmesinin kendisine hakaret olduğunu, şikâyetçinin sert üslubuna uymayarak iletişimi rica ile sürdürmeye çalıştığını, buna rağmen devam edince telefonu kapattığını, sonraki görüşmelerinde çocuk gibi azarlandığını, verilen cezanın gerekçe maddeleri ile şikâyet konusunun ilgisinin bulunmadığını, kamuoyuna açıkladığı düşüncelerinin ne olduğunun izahının gerektiğini, bu hususun ciddiyetle incelenmesini talep ettiğini beyan ederek hakkında verilen cezanın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Şikâyetlinin itirazı ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde;
“Avukatlık Türkçenin kullanılması bakımından sanatçı duyarlılığı gerektirir. Bir avukatın kullandığı dilin zenginliğinin farkında olması, ifade gücüne hâkim olması, gramer inceliklerini bilmesi, kendisini bu alanda yetiştirmesi gerekir. Avukattan, tartışmaya yol açmayacak ifadeler kullanılmasını beklemek düzeyli ve olgun kişiliğin doğal sonucudur.” (Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu 13.03.2009 gün ve 2008/534 esas, 2009/138 karar)
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 5.maddesinin; “Avukat, yazarken de konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.” ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 27/1 maddesinin“Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım vekili meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüşlerini açıkça belirtemez.” hükmü ve tüm dosya kapsamına göre, şikâyetli avukatın meslektaşına karşı kullandığı ifadelerinin ve dosya borcuna binaen gönderilen ödemede, açıklama kısmına ‘Haram Para’ yazılmış olmasının, meslektaşlar arasındaki dayanışmayı düzenleyen maddelere aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Bu sebeple itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe