Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1338
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 136/1, TBB Mes. Kur. m. 4, 27/1) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.06.2020 günlü yazısı ile Şikâyetli avukat hakkında; “Tehdit, Sesli Yazılı veya Görüntülü Bir İleti ile Hakaret” suçundan kamu davası açıldığı hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, aslında olayda mağdur olanın kendisi olduğunu, askerdeyken şikâyetçinin ofisindeki eşyaları boşaltıp kendisini zarara uğrattığını, şikâyetçiyle aynı ofiste ofis ortağı olduklarını, daha sonra şikâyetçinin ofisteki eşyaları alarak ayrıldığını, kendisine yapmış olduğu ortaklıktan dolayı ödemiş olduğum masrafların dosyada delil olarak mevcut olduğunu, aslında üzerine atılı eylemleri işlemediğini, hakkında neden disiplin kovuşturması kararı verildiğini anlayamadığını, ayrıca o dönemde babasını yeni kaybettiğini, babasının kanser tedavisi gördüğünü, meslektaşının o dönemde ağza alınmayacak laflar kullandığını, belki kendisinin de mevcut ruh hali içerisinde ona kötü sözler söylemiş olabileceğini belirterek Baro Disiplin Kurulu’nun vereceği karara saygı duyacağını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 01.10.2020 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın, disiplin davasına konu eylemi nedeniyle “Tehdit, Sesli Yazılı veya Görüntülü Bir İleti ile Hakaret” suçundan cezalandırılması istemiyle … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/189 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 02.07.2020 gün ve 2020/228 sayılı kararı ile eylemine uyan “Tehdit” suçundan TCK’nın 106/1-1.cümle ve 62. maddesi ile CMK 251/3. maddesi uyarınca neticeten 3 Ay 22 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına, CMK 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; yine eylemine uyan “Hakaret” suçundan TCK’nın 125/1-2 ve 62. maddeleri ile CMK 251/3. maddesi uyarınca neticeten 1 Ay 26 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile 02.10.2020 tarihinde kesinleştiği,
Mahkemenin; “Sanık ile müştekinin aynı ofisi paylaşan avukat oldukları, sanığın babasının vefatı ve birtakım iş giderleri konusunda aralarında problem olduğu, telefonda çıkan tartışma sonrasında sanığın müştekiye attığı mesajda ‘karakter yoksunu, ahlaksız’ demek suretiyle hakaret suçunu, ‘seni gelirsem oraya camdan aşağı atarım’ demek suretiyle de tehdit suçunu işlediği, sanığın kısmi ikrarı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
İncelemenin talep gibi duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca; “Şikâyetli avukatın eylemi Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 4.maddesinde düzenlenen; ‘Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum eylemine uyan ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat özel yaşantısında da buna özen göstermekle yükümlüdür.’ ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 27.maddesinde düzenlenen; ‘Meslektaşlar arasında dayanışma
ve ilişkiler’ ilkelerine aykırı davrandığı tespit edildiğinden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 135/1.maddesi gereğince şikâyetli avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına…” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde cezasının olmadığı,
Şikâyetçi Avukatın 08.03.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, verilen karara itiraz ettiğini, şikâyetli avukat hakkında en az kınama cezası verilmesi gerektiğini, karar gerekçesinin doğruluğunu kabul ettiğini ancak eksik bir değerlendirme yapıldığını, şikâyetlinin kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunduğunu zira eylemin Avukatlık Kanunu’nun 6. kısmında yer alan 34. maddeye ve 10. kısımda yer alan 134. maddelere aykırı olduğunu, bu sebeplerle değerlendirmenin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, verilen cezanın kaldırılmasını ve şikâyetlinin en az kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde; her ne kadar şikâyetli avukat hakkında; “Tehdit, Sesli Yazılı veya Görüntülü Bir İleti ile Hakaret” suçundan kamu davası açıldığı hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 4. 27. madde ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 135/1.maddesi gereğince şikâyetli avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Eylemin vasıf ve mahiyeti, Avukatlık mesleğinin önemli, kesinleşmiş mahkeme kararı dikkate alındığında eylemin Avukatlık Kanunu’nun 6. kısmında yer alan 34. maddesindeki “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler” hükmüne ve 134. maddesine aykırı olduğu dikkate alınarak itirazın kabulü ile kararın kınama cezasına çevrilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi Avukatın itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Şikâyetli Avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe