Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1163
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 166 TBB Mes. Kur. m. 3,4, 43,45) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçilerin bir kısım dava ve icra dosyalarını takip etmek ve gerekli hukuki işlemleri yerine getirmek üzere vekilliklerini üstlendiği hâlde, vekillik görevi ile bağdaşmayan birtakım işlem ve davranışlarda bulunduğu, şikâyetçilerin vekilleri sıfatıyla, … Asliye 24. Hukuk Mahkemesinin 2015/10 (Yargıtay bozma öncesi 2005/352) esasına kayden görülen tazminat davası sonunda verilen 16.02.2015 gün ve 2015/63 sayılı karara istinaden, 678.727,76 TL alacağın tahsili amacıyla, aynı yer 17. İcra Müdürlüğünün 2013/4600 esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibi esnasında, 15.05.2015 günlü reddiyat makbuzu karşılığında 70.808,85 TL tahsil ettiği hâlde, bu meblağı müvekkili şikâyetçilere vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli önceki savunmalarında özetle; Kalıcı iş göremezlikten dolayı yanlış dava açılması ve şikâyetçilerin on yıldan fazla faiz gelirlerinden mahrum edilmesi konusunda, davayı fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere açtığını, adli tıp kurumundan gelecek rapora göre davanın artırılacağını, fazlaya ilişkin kısım için dava açtığını, kabul edildiğini ancak Yargıtay’ın bozduğunu, mahkemenin de bozmaya uyduğunu, bu yüzden meselenin halledilemediğini, şikâyetçilerin belirtilen bu konudan dolayı on yıllık kira gelir kayıplarının yok edildiğini ve mağdur edildikleri konusunda; tazminat davalarında faiz alacağının temerrüde düşürülmesine gerek görülmeden faizin başlangıç tarihinin haksız fiilin işlendiği tarih olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını, dolayısıyla dosya Yargıtay’dan geldikten sonra Yargıtay’ın istediği şekilde açılabileceğini, faizin başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak belirtilebileceğini, faizin dava tarihinde itibaren başlamasının sorumlusunun kendisi olmadığını, dolayısıyla kendisinin sebep olduğu bir faiz gelirinin olmadığını, … 17. İcra Müdürlüğünün 2013/4600 sayılı dosyalarından çektikleri 70.808,00 TL karşı tarafın ödediği mahkeme vekâlet ücreti konusunda dokuz davacının vekili olduğunu, bunlardan üçünün kendisini azlettikten sonra altısı ile vekâlet ilişkisinin devam ettiğini, ilgili icra müdürlüğüne yatan paranın kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden dolayı hükmedilen vekâlet ücreti olduğunu, bu paranın şikâyetçilerin hesabına denk gelen 33.500,00 TL’sinin vekâlet ücretine mahsuben hapis hakkı kullanıldığını, diğer 6 müvekkilinin parasının belge karşılığı ödendiği, hala 70.808,00 TL üzerinde hapis hakkının kullanıldığının iddia edildiğini, sigorta şirketlerine dava açılması ile ilgili kusurlu davrandığı iddiasına yönelik olarak; bir kazadan sonra sigorta gibi zamanaşımına tabi konularda dava açılması gerektiği görüşünde olduğunu, kusurun davanın devam aşamasında netlik kazandığını, uyguladığı hareketin tedbirden başka maksat taşımadığını şikâyetçilerin sözleşme gereği vekâlet ücreti ödemek istemedikleri, emeğini sömürmek istemeleri üzerine bu şikâyette bulunduklarını beyan ederek hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında Baro Yönetim Kurulu’nun 22.06.2016 günlü kararı ile şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Yasası’nın 34, 166, TBB Meslek Kuralları’nın 3, 4, 43 ve 45. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.03.2016 günlü “Olur”u ile şikâyetli avukat hakkında soruşturma izni verilmesinin gerekli olmadığına karar verildiği,
… 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/10 esas ve … 17. İcra Müdürlüğünün 2013/4600 esas sayılı dosyalarının örneğinin dosyamız içerisinde yer aldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nun “…… 17. İcra Müdürlüğünün 2013/4600 sayılı icra dosyası ile ilamın icrasına ilişkin dosyaya yatırılan ve şikâyet edilen avukata azil tarihinden sonra hataen ödenen 70.808,00 TL’nin iade edilmemesi ve hapis hakkının kullanıldığına ilişkin işbu dosya içerisinde de bulunan şikâyetli avukat tarafından şikâyetçilere gönderilen … 25. Noterliğinin 18.05.2015 gün ve 12088 sayılı ihtarnamesinde, şikâyetçiler aleyhine … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı maddi ve manevi tazminat davasındaki alacakları için hapis hakkı kullandığını belirtmesi, hapis hakkının yalnızca avukatlık ücreti ve varsa giderler için kullanılabileceği karşısında usulüne uygun ve yasal bir hapis hakkı kullanılmasından söz edilemeyeceği, trafik kazası sonucu şikâyetçilerin kalıcı iş göremezlik hallerinin sabit olmasına rağmen dava açarken bu hususta talepte bulunmaması ve yerel mahkeme kararının bu sebeple bozulması şikâyetlinin özen yükümlüğüne aykırı davrandığının bir göstergesidir…” gerekçesiyle şikâyetli hakkında kınama cezası verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetlinin 15.05.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrarla baro disiplin kurulunun aleyhine tesis ettiği disiplin cezasının kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Avukatlık Yasası’nın 34.maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.
Avukatlık Yasası’nın 166. maddesi, “Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.
Avukat, sözleşme ile kararlaştırılan ve hâkim tarafından takdir olunan ücretinden dolayı, kendi çalışması sonucunda müvekkilin muhafaza ettiği veya kazandığı mallar ve davadaki diğer taraftan ilam gereğince tahsil edilecek para yahut alınacak mallar üzerinde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkını haizdir.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın:
3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”
4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”
43. maddesi, “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.”
45.maddesi, “Avukat ‘hapis hakkı’nı alacağı ile oranlı olarak kullanabilir.” hükümlerini amirdir.
Dosyanın incelenmesi ile, şikâyetli avukatın şikâyetçilerin trafik kazası sonucu kalıcı iş görmezlik durumlarının bulunduğu halde dava açılırken bu tazminatları talep etmediği ve şikayetçilerin on yıllık geçen sürede haklarını elde edememeleri ve yeniden dava açmak zorunda kalmalarına sebebiyet verdiği, yargılama devam ederken bozmadan sonra yeni bir dava açmayıp ilk davada usulden reddedilen tazminat kısmını tahsil etmeye çalışmadığı,
Azilnameden sonra icra dosyasından hataen şikâyetli avukata ödenen 70.808,00 TL meblağ üzerinde hapis hakkını kullandığını bildirmesine rağmen hapis hakkının usulüne uygun ve yasal biçimde kullanılmadığı, şikâyetli avukatın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabit olmakla; eylem Avukatlık Yasası ve TBB Meslek Kuralları çerçevesinde disiplin suçu oluşturduğundan Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetlinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Kınama Cezası Verilmesine”
ilişkin 19.01.2017 gün ve 2016/179 Esas, 2017/25 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe